Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Kobani Sorumlusu Mahmud Berxwedan, Şam yönetimiyle askeri entegrasyon görüşmelerinde sorunların yüzde 99’unun aşıldığını belirterek, “Birkaç gün içerisinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız” dedi. Berxwedan, özerk yönetim yapısının da sona ereceğini ve SDG bünyesindeki savaşçıların Suriye ordusuna entegre edileceğini söyledi.
Suriye’de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yürütülen askeri ve idari entegrasyon sürecinde dikkat çeken bir açıklama geldi. SDG’nin Kobani Sorumlusu Mahmud Berxwedan, taraflar arasındaki görüşmelerde sorunların büyük ölçüde çözüldüğünü belirterek, YPG-SDG’nin birkaç gün içerisinde feshedileceğini ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki mevcut özerk yönetim yapısının sona ereceğini söyledi.
Berxwedan’ın açıklamaları, Şam yönetimi ile SDG arasında aylar süren çatışma, ateşkes ve entegrasyon görüşmelerinin geldiği aşamaya ilişkin önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
“Sorunların yüzde 99’u aşıldı”
Türkiye gazetesine konuşan Mahmud Berxwedan, Suriye ordusu ve hükümetiyle yürütülen entegrasyon görüşmelerinde taraflar arasındaki sorunların yüzde 99 oranında çözüldüğünü ifade etti.
Berxwedan, sürecin kısa süre içerisinde yeni bir aşamaya taşınacağını belirterek, “Önümüzdeki birkaç gün içerisinde YPG-SDG’nin feshini duyuracağız. Özerk yönetim yapısı da ortadan kalkacak. Tek ordu, tek devlet, tek bir bayrak, ortak vatan çerçevesinde el ele yeni Suriye’yi inşa edeceğiz” dedi.
Bu açıklama, SDG’nin ayrı bir askeri yapı olarak varlığını sürdürmesi yerine Suriye devletinin askeri ve idari kurumları içerisinde yeniden yapılandırılması yönündeki sürecin son aşamaya geldiğine işaret ediyor.
Entegrasyon süreci aylar önce başlamıştı
Şam yönetimi ile SDG arasındaki entegrasyon süreci, 2025 yılında imzalanan 10 Mart Mutabakatı'yla siyasi bir çerçeveye kavuşmuştu. Mutabakat, SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunu ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasını öngörüyordu.
Ocak 2026’da yaşanan çatışmaların ardından taraflar arasında yeni bir ateşkes ve entegrasyon anlaşmasına varıldı. 18 Ocak tarihli anlaşmada SDG’nin askeri yapısının Suriye devletine entegre edilmesi, Rakka ve Deyrizor’un Şam yönetimine devredilmesi, sınır kapıları ile petrol ve doğal gaz sahalarının devlet kontrolüne geçmesi gibi düzenlemeler yer aldı.
30 Ocak’ta açıklanan yeni yol haritasında ise SDG’ye bağlı güçlerin Suriye ordusu bünyesinde üç tugaydan oluşan bir askeri tümen halinde yapılandırılması, Kobani’deki güçlerin ise Halep vilayetine bağlı bir tümen içerisinde tugay düzeyinde örgütlenmesi öngörüldü.
Dolayısıyla Berxwedan’ın son açıklaması, daha önce duyurulan entegrasyon planlarının yalnızca askeri birliklerin yeniden yapılandırılmasını değil, SDG’nin mevcut örgütsel kimliğinin sona ermesini de kapsayabileceğini ortaya koyuyor.
“Ayrı bir Kürt devleti talebimiz yok”
Berxwedan açıklamasında, SDG’nin Suriye’de bağımsız bir Kürt devleti kurma hedefinin bulunmadığını da söyledi.
“Bizim ayrı bir devlet talebimiz yok. Aslında hiçbir zaman Suriye’de ayrı devlet kuracağız demedik” diyen Berxwedan, yeni dönemin Suriye’nin bütünlüğü içerisinde şekilleneceğini savundu.
Bu ifade, SDG’nin geleceğine ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından biri olan federalizm, özerklik ve merkezi yönetim tartışmaları açısından da dikkat çekiyor. Şam yönetiminin temel yaklaşımı, ülkenin askeri ve idari bütünlüğünün merkezi devlet çatısı altında yeniden kurulması yönünde.
SDG savaşçıları Suriye ordusuna katılıyor
Entegrasyonun en önemli başlıklarından biri de SDG bünyesindeki silahlı güçlerin Suriye ordusuna dahil edilmesi.
Berxwedan, şu ana kadar 10 bin SDG savaşçısının Suriye ordusuna entegre olduğunu, bu sayının ilerleyen süreçte 12 bine ulaşabileceğini söyledi.
“Şu ana dek Suriye ordusuna 10 bin savaşçımız entegre oldu. Belki bu rakam 12 bini bulabilir” diyen Berxwedan, böylece SDG güçlerinin ayrı bir komuta ve örgütlenme yapısı yerine Suriye devletinin askeri sistemi içerisinde yer alacağı mesajını verdi.
Ocak ayında açıklanan entegrasyon planında da SDG unsurlarının Suriye ordusu içerisinde yeniden yapılandırılması kararlaştırılmıştı. Bu kapsamda SDG’den gelecek üç tugaydan bir askeri tümen oluşturulması ve Kobani güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içerisinde yer alması planlanmıştı.
Kobani'nin konumu özel önem taşıyor
Berxwedan’ın açıklamasında özellikle Kobani’nin öne çıkması da dikkat çekiyor. Kobani, SDG açısından hem askeri hem de siyasi açıdan sembolik bir merkez niteliğinde.
2014-2015 döneminde IŞİD’e karşı yaşanan Kobani kuşatması sırasında YPG güçlerinin başındaki isimlerden biri Mahmud Berxwedan’dı. Dönemin haberlerinde Berxwedan, Kobani’deki YPG’nin üst düzey komutanı olarak yer aldı.
2026 yılındaki entegrasyon planında da Kobani için özel bir askeri düzenleme öngörülmesi, kentin sürecin kritik noktalarından biri olduğunu gösteriyor.
Özerk yönetimin geleceği de gündemde
Berxwedan’ın açıklamasındaki en önemli ifadelerden biri ise “Özerk yönetim yapısı da ortadan kalkacak” sözleri oldu.
Şam ile SDG arasında yapılan anlaşmalarda Kuzey ve Doğu Suriye’deki sivil kurumların Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi öngörülüyor. Ocak ayındaki anlaşmada Haseke’deki sivil kurumların Suriye devletinin kurumları ve idari yapılarıyla bütünleştirilmesi kararlaştırılmıştı.
Bu nedenle Berxwedan’ın sözleri, yalnızca SDG’nin askeri yapısının değil, bölgede yıllardır faaliyet gösteren özerk idari mekanizmaların da merkezi devlet yapısına dahil edilmesinin gündeme geldiğini gösteriyor.
“Tek ordu, tek devlet” vurgusu
Berxwedan’ın “tek ordu, tek devlet, tek bir bayrak” vurgusu, Şam yönetiminin merkeziyetçi devlet anlayışıyla büyük ölçüde örtüşüyor.
Suriye’de 2011’de başlayan savaşın ardından ülkenin farklı bölgelerinde birbirinden ayrı askeri ve siyasi yapılar ortaya çıkmıştı. SDG de ülkenin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol eden en önemli silahlı aktörlerden biri haline gelmişti.
Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen son görüşmelerin temel hedeflerinden biri ise bu parçalı askeri ve idari yapının Suriye devleti çatısı altında yeniden birleştirilmesi.
Reuters'ın Ocak 2026 tarihli haberine göre varılan anlaşma, SDG’nin kontrolündeki bölgelerdeki sivil ve askeri kurumların merkezi hükümete entegre edilmesini ve SDG savaşçılarının Suriye güvenlik güçleri içerisinde yeniden yapılandırılmasını öngörüyor.
Şimdi gözler resmi fesih açıklamasında
Mahmud Berxwedan’ın “birkaç gün içerisinde” yapılacağını söylediği fesih açıklaması gerçekleşirse, bu gelişme SDG’nin 2015’ten bu yana Suriye savaşındaki konumu açısından önemli bir dönüm noktası olacak.
Ancak açıklamanın ardından asıl belirleyici başlıklar; fesih kararının nasıl uygulanacağı, SDG savaşçılarının hangi komuta yapısı altında görev yapacağı, Kobani ve Haseke’deki güvenlik düzenlemelerinin nasıl şekilleneceği ve özerk yönetimin yetkilerinin hangi kurumlara devredileceği olacak.
Dolayısıyla süreç yalnızca bir örgütün feshiyle sınırlı değil. Aynı zamanda Suriye’nin kuzeydoğusunda yıllardır oluşan askeri, siyasi ve idari yapının Şam yönetimiyle nasıl bütünleştirileceğini de belirleyecek.