- “Kamu yararı, şeffaflık ve enerji güvenliği esas alınmalıdır”
- “Enerji tesisleri günü kurtarmak için elden çıkarılacak varlıklar değildir”
- “Seyhan-2, Yüreğir HES ve taşınmazları neden kamunun elinden çıkarıldı?”
ANKARA - CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Adana'daki Seyhan-2 ve Yüreğir Hidroelektrik Santralleri ile bu santraller tarafından kullanılan taşınmazların işletme hakkının özel bir şirkete devredilmesine tepki gösterdi. Enerjinin bir ülkenin bağımsızlığı ve kalkınmasının temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Dr. Şevkin, mecliste yaptığı konuşmada stratejik öneme sahip enerji yatırımlarının kamu yararı gözetilerek yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
“ENERJİ STRATEJİK BİR ALANDIR”
Dünyanın birçok ülkesinde stratejik enerji yatırımlarının kamu güvencesi altında tutulduğunu belirten Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye'de ise kamuya ait üretim tesislerinin peş peşe özelleştirilmesinin ciddi kaygılar yarattığını ifade etti.
Enerji sektöründe alınan kararların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal refah açısından da değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Dr. Şevkin, kamuya ait enerji varlıklarının kısa vadeli gelir elde etme anlayışıyla elden çıkarılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.
KAMU ADINA SORULAR YANIT BEKLİYOR
Seyhan-2 ve Yüreğir Hidroelektrik Santrallerinin Adana'nın ve Türkiye'nin ortak değeri olduğunu kaydeden Dr. Şevkin, kamu adına şu soruların yanıtlanmasını istedi:
"Bu devirden kamu ne kazanmıştır? Adana'nın ve milletimizin ortak varlığı olan bu tesislerin geleceği nasıl güvence altına alınacaktır? İşletmeyi devralan şirketin yatırım, bakım ve çevresel yükümlülükleri hangi mekanizmalarla ve ne şekilde denetlenecektir?"
KAMU YARARI VURGUSU
Kamu varlıklarının günü kurtarmak amacıyla elden çıkarılacak değerler olmadığını vurgulayan CHP'li Dr. Müzeyyen Şevkin, enerji politikalarında temel ölçütün kamu yararı, şeffaflık ve ülkenin enerji güvenliği olması gerektiğinin altını çizdi.
Dr. Şevkin, "Adana'nın da Türkiye'nin de ortak değerlerinin özelleştirme politikalarıyla zayıflatılmasına karşı çıkmaya, kamu yararını, şeffaflığı ve ülkemizin enerji güvenliğini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.