DEM Parti'nin Milli Eğitim Bakanlığı'na yönelttiği altı soru önergesi
- Sendikal vesayet, kadrolaşma ve liyakat dışı görevlendirmeler
- Öğretmenevlerinde usulsüzlük ve kamu zararı iddiaları
- Merkezi sınavlardaki başarısızlık, sınava erişim ve sınav güvenliği
- Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu’ndaki mobbing ve can güvenliği iddiaları
- Çocukların cinsel istismarı dosyasında himaye ve idari ihmal iddiaları
- Eğitim Sen yöneticilerine yönelik görevden uzaklaştırma ve sendikal baskılar
DEM Parti Şırnak Milletvekilleri Ayşegül Doğan, Mehmet Zeki İrmez ve Nevroz Uysal Aslan, Şırnak’ta eğitim alanında yaşandığı belirtilen yapısal sorunlar, sendikal baskı iddiaları, liyakat tartışmaları, kamu zararı, sınav güvenliği, mobbing, çocukların korunması ve eğitim emekçilerine yönelik uygulamalarla ilgili Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle altı ayrı yazılı soru önergesi verdi.
Milletvekilleri yaptıkları ortak açıklamada, Şırnak’taki eğitim sistemine ilişkin gündeme gelen iddiaların kapsamlı ve bağımsız biçimde incelenmesi gerektiğini belirterek, “Ortaya çıkan tablo bütünlüklü ve etkili bir denetimi zorunlu kılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Sendikal kadrolaşma ve liyakat iddiaları Meclis gündeminde
Açıklamada ilk olarak Şırnak İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile bağlı eğitim kurumlarında yönetici görevlendirmelerinin liyakat yerine sendikal yakınlık ve kişisel ilişkiler temelinde yapıldığı yönündeki iddialara dikkat çekildi.
Milletvekilleri, okul müdürlükleri, müdür yardımcılıkları ve öğretmenevleri gibi idari görevlerin herhangi bir sendikal yapının kadrolaşma alanına dönüşemeyeceğini belirterek, Bakanlıktan görevlendirmelerde esas alınan kriterlerin açıklanmasını, eğitim emekçilerinin sendikal tercihleri nedeniyle baskıya maruz kalıp kalmadığının araştırılmasını ve kapsamlı bir teftiş başlatılıp başlatılmadığının açıklanmasını istedi.
Öğretmenevlerindeki usulsüzlük iddiaları araştırılsın
İkinci soru önergesinde ise Şırnak merkez ve ilçelerindeki öğretmenevlerinde yönetim kadrolarının belirlenmesi, gelir-gider hesapları, satın alma işlemleri, hizmet alımları, bakım-onarım harcamaları ve personel görevlendirmelerine ilişkin usulsüzlük iddiaları gündeme taşındı.
DEM Parti milletvekilleri, kamu kaynaklarıyla işletilen öğretmenevlerinin dar bir çevrenin kullanım alanı olamayacağını belirterek, son beş yılda gerçekleştirilen mali ve idari denetimlerin sonuçları ile kamu zararı tespit edilip edilmediğinin açıklanmasını talep etti.
LGS ve YKS başarısızlığı ile sınav güvenliği de soruldu
Üçüncü önergede Şırnak’ın yıllardır merkezi sınavlarda düşük başarı göstermesinin yalnızca öğrencilerin bireysel performansıyla açıklanamayacağı vurgulandı.
Öğretmen açığı, derslik yetersizliği, taşımalı eğitim uygulamaları, rehberlik hizmetlerindeki eksiklikler ve sosyoekonomik eşitsizliklerin başarı düzeyini etkilediği ifade edilirken, bazı öğrencilerin okul başarı oranlarını yüksek göstermek amacıyla merkezi sınavlara başvurmaktan caydırıldığı yönündeki iddiaların da araştırılması istendi.
Bakanlıktan son beş yıla ilişkin LGS ve YKS verileri, sınava başvurmayan öğrenci oranları, sınav güvenliği kapsamında yürütülen soruşturmalar ve Şırnak’a yönelik özel bir eğitim eylem planının bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi talep edildi.
Cizre’de mobbing ve can güvenliği iddiaları
Dördüncü soru önergesinde Cizre Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda görev yapan bir kadın eğitim emekçisinin sistematik mobbing, baskı ve dışlanmaya maruz kaldığı, can güvenliği endişesi nedeniyle polis korumasına ihtiyaç duyduğu ve kendi talebiyle başka bir kuruma görevlendirildiği yönündeki iddialar gündeme getirildi.
Milletvekilleri, hakkında ciddi iddialar bulunan yöneticilerin görevlerine devam etmesine karşın mağdur olduğu öne sürülen eğitim emekçisinin kurum değiştirmek zorunda kalmasının etkili bir soruşturma yöntemi olmadığını savunarak, okul yönetimi hakkında soruşturma açılıp açılmadığı ve eğitim kurumlarında mobbingi önlemeye yönelik bağımsız bir denetim mekanizmasının kurulmasının planlanıp planlanmadığını sordu.
Çocuk istismarı dosyasındaki idari sorumlulukların araştırılması istendi
Beşinci önerge kapsamında ise 2019 yılında Cizre’de çok sayıda öğrencinin cinsel istismara maruz bırakıldığı ve Burak Ercan’ın yargılanarak mahkûm edildiği davaya işaret edildi.
Açıklamada yalnızca failin değil, okul yönetiminin ve ilgili idari makamların olası sorumluluklarının da araştırılması gerektiği belirtilirken, failin bazı sendikal veya idari çevreler tarafından korunduğu ya da desteklendiği yönündeki iddiaların kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığı ifade edildi.
Bakanlıktan okul yönetiminin ihmaliyle ilgili inceleme yapılıp yapılmadığı, failin korunmasına yönelik herhangi bir baskı veya yönlendirme tespit edilip edilmediği ve Şırnak’taki eğitim kurumlarında çocukların korunmasına yönelik alınan önlemler hakkında açıklama istendi.
Eğitim Sen yöneticilerine yönelik işlemler de gündemde
Altıncı soru önergesinde ise Eğitim Sen Şırnak Şube Eşbaşkanı Adnan Şenbayram ile sendika yöneticileri Mesut Aslan ve Nizam Kaplan hakkında yürütülen disiplin süreçleri, görevden uzaklaştırmalar ve yargılamalar Meclis gündemine taşındı.
DEM Parti milletvekilleri, çocuk istismarı, cinsel şiddet ve cezasızlık politikalarının eleştirilmesi ile sendikal hakların, barışın ve demokrasinin savunulmasının suç olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, idari kararların ilgililere resmi olarak tebliğ edilmeden önce sosyal medya hesaplarında paylaşılması yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini ifade etti.
“Bakanlık sessiz kalamaz”
Ortak açıklamanın sonunda altı soru önergesinin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek, Şırnak’ta eğitim yönetiminin şeffaflığı, kamu kaynaklarının kullanımı, çocukların güvenliği, öğrencilerin eğitim hakkı ve eğitim emekçilerinin çalışma koşullarına ilişkin ciddi bir denetim ihtiyacının bulunduğu vurgulandı.
Milletvekilleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın iddialar karşısında sessiz kalmaması gerektiğini belirterek, bağımsız ve etkili incelemeler başlatılmasını, gerekli durumlarda müfettiş görevlendirilmesini ve sorumluluğu bulunan kişiler hakkında işlem yapılmasını istedi. Açıklamada ayrıca, “Şırnak’taki eğitim kurumları hiçbir sendikal yapının, siyasi çevrenin veya yerel nüfuz odağının arka bahçesi değildir. Eğitim yönetimi liyakat, eşitlik, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yürütülmelidir” ifadelerine yer verildi.