Gündem

Tüm Emekliler Sendikası Denizli Şube Başkanı Yüksel: Emekliye açlık, yandaşa saltanat; bu yağma düzeni yıkılacak

Abone Ol

Tüm Emekliler Sendikası Denizli Şube Başkanı Suna Yüksel, emeklilerin yaşadığı ekonomik koşullara ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Yüksel, emekliliğin iktidarın bilinçli tercihleriyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarıldığını belirterek, “Bu ülkede emeklilik artık huzur değil, açlıkla ölmemek mücadelesidir” dedi.

Yüksel, milyonlarca emeklinin yoksulluk, borç ve barınma kriziyle karşı karşıya bırakılmasının ekonomik zorunluluklardan değil, tek adam rejimi ve neoliberal politikaların sonucu olduğunu ifade etti. Emeklilerin sistematik biçimde yoksullaştırıldığını vurgulayan Yüksel, bunun bir yönetim hatası değil, bilinçli bir sınıf politikası olduğunu söyledi.

“Derin yoksulluk dayatılıyor”

Mart 2025 itibarıyla emekli ve hak sahiplerinden oluşan 16,8 milyonu aşkın nüfusun yaklaşık 4,5 milyonunun 16 bin 881 TL gibi bir aylığa mahkûm edildiğini hatırlatan Yüksel, dul ve yetimlerin ise bunun çok daha altında gelirle yaşamak zorunda bırakıldığını belirtti. Bu rakamların açlık sınırının altında olduğuna dikkat çeken Yüksel, “Bunun adı derin yoksulluktur. Emeklilere fiilen ‘aç kal’, sendikal hakları gasp edilerek ‘sus’ denmektedir” diye konuştu.

Asgari ücret eleştirisi

2026 yılı için açıklanan net asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğunu anımsatan Yüksel, bu tutarın daha açıklandığı anda açlık sınırının altına düştüğünü söyledi. Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenme giderinin asgari ücreti aştığını, barınma ve diğer temel ihtiyaçlarla birlikte yoksulluk sınırının 100 bin TL bandına dayandığını ifade eden Yüksel, “Asgari ücret geçim ücreti olmaktan çıkarılmış, yoksulluğun taban ücreti haline getirilmiştir” dedi.

“Enflasyona ezdirmedik” söylemine tepki

İktidarın “asgari ücreti enflasyona ezdirmedik” iddiasını da eleştiren Yüksel, 2024’te resmi enflasyonun yüzde 44,4 olmasına karşın asgari ücret artışının yüzde 30’da kaldığını, 2025’te ise beklenen enflasyona göre artışın yine düşük tutulduğunu vurguladı. Yüksel, asgari ücretin yalnızca resmi enflasyon kadar artırılması halinde bugün 32 bin TL’nin üzerinde olması gerektiğini söyledi.

Zam oranları ve barınma krizi

TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin hayat pahalılığını yansıtmadığını belirten Yüksel, Ocak 2026’da işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12–13, memur emeklilerine ise yüzde 18 civarında zam yapılmasının bir artış değil, yoksulluğun kalıcılaştırılması anlamına geldiğini ifade etti.

Barınma krizinin emekliler açısından ağırlaştığını da dile getiren Yüksel, büyük şehirlerde çok sayıda emeklinin pansiyonlarda, sağlıksız yapılarda ya da kamusal alanlarda yaşamak zorunda bırakıldığını belirtti.

“Emekliye sefalet, yandaşa kıyak”

Üst düzey bürokratlar için gündeme gelen seyyanen zamları da eleştiren Yüksel, “Emekliye gelince bütçe disiplini, sermayeye ve bürokrasiye gelince ayrıcalık devreye sokuluyor. Bu rejimin sınıfsal karakteridir” dedi.

Talepler

Tüm Emekliler Sendikası’nın taleplerini sıralayan Yüksel, şunları kaydetti:

  • Tüm emeklilere derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılsın.

  • Bu artış, kök aylık oyunlarına kurban edilmeden tüm emekli maaşlarına eşit biçimde yansıtılsın.

  • En düşük emekli aylığı, yeni işe başlayan memur maaşına eşitlensin.

  • Enflasyon kayıpları tam olarak telafi edilsin, refah payı eklensin.

  • Sağlıkta katkı payları, muayene ücretleri ve ilaç farkları kaldırılsın.

  • Emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlansın, kamusal sosyal konutlar hayata geçirilsin.

  • Emeklilerin ve emekçilerin örgütlenme, ifade ve demokratik hakları üzerindeki tüm baskılar sona erdirilsin.

“Çare örgütlü güç”

Açıklamasını “Emekliler sadaka değil, gasbedilen haklarını istiyor” sözleriyle tamamlayan Yüksel, “Bu düzen değişecek. Bu yağma rejimi yıkılacak. Çare biziz, çare örgütlü gücümüzdür” dedi.