Gündem

Uzman Oğuz Şahin’den Kritik Uyarı:" KÜRESEL SU İFLASI DÖNEMİ BAŞLADI"

Abone Ol

Birleşmiş Milletler Üniversitesi (UNU) tarafından yayımlanan 2026 yılı kuraklık verileri, dünyanın artık bir "kriz" aşamasını geçerek "su iflası" dönemine girdiğini tescilledi. Gazetemize özel değerlendirmelerde bulunan Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin, bu iflasın yıllık faturasının trilyon dolarları bulduğunu ve sosyal bir patlamanın eşiğinde olduğumuzu söyledi.
BM Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü (UNU-INWEH) raporu, insanlığın doğal su sermayesini tükettiğini ve sistemin artık kendini yenileyemediğini ortaya koyuyor. Araştırmacı Yazar Oğuz Şahin, 2026 verilerinin sadece çevresel bir felaketi değil, küresel finansal sistemin ve toplumsal barışın temelinden sarsıldığını gösterdiğini belirtti.

Ekonomik Fatura: Yıllık 300 Milyar Doları Aşan Kayıp

Oğuz Şahin, raporun ekonomik verilerini şu sözlerle özetledi:

"BM verilerine göre, kuraklığın küresel ekonomiye yıllık doğrudan maliyeti 307 milyar dolara ulaştı. Ancak asıl korkutucu olan, doğanın bize sunduğu ücretsiz hizmetlerin (su arıtma, karbon tutma vb.) kaybı. Sulak alanların yok olmasıyla her yıl 5,1 trilyon dolarlık bir ekosistem değeri buharlaşıyor. Bu, dünya ekonomisinin kaldıramayacağı kadar ağır bir yüktür."

Sosyal Veriler: 4 Milyar İnsan Susuzlukla Yüz Yüze

Şahin, raporun çarpıcı sosyal istatistiklerine dikkat çekerek insani boyutun vahametini vurguladı:

Küresel Nüfusun %75'i Tehdit Altında: Dünya nüfusunun dörtte üçü, su güvenliğinin olmadığı veya kritik seviyede olduğu ülkelerde yaşıyor.

Mevsimsel Kıtlık: Yaklaşık 4 milyar insan, yılın en az bir ayında şiddetli su kıtlığı yaşıyor.

Tarımsal Çöküş: Küresel gıda üretiminin %50'den fazlası, su depolarının hızla tükendiği bölgelerde yapılıyor. Bu durum, gıda fiyatlarında kontrol edilemez bir enflasyona neden oluyor.

"İklim Göçü Sosyal Düzeni Değiştirecek"

Oğuz Şahin, suyun tükenmesinin sadece bir kaynak sorunu değil, bir güvenlik sorunu olduğunu belirtti: "Su iflası beraberinde iklim göçünü getiriyor. 2030 yılına kadar su kıtlığı nedeniyle 700 milyondan fazla insanın yerinden olması bekleniyor. Bu, şehirlerin demografik yapısını, istihdam dengesini ve sosyal hizmet kapasitesini yerle bir edebilir. Kentlerimizi 'sünger şehir' modellerine dönüştürmek artık bir lüks değil, toplumsal bir savunma hattıdır."

Yer Altı Suları "Görünmez Bir İflas" İçinde

Şahin, raporda yer alan yer altı suyu verilerine de değindi: "Dünyadaki büyük akiferlerin (yer altı su depoları) %70'inde kalıcı düşüş var. Yer altı sularını bitirmek, geleceğin banka hesabını boşaltmaktır.v Türkiye'de de her yıl yer altı sularının ortalama 1 metre çekilmesi, tarımsal üretimimizi ve dolayısıyla ekonomik bağımsızlığımızı tehdit ediyor."