CHP’Lİ DENİZ YÜCEL’DEN GENEL KURULDA TUTUKLU CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANLARI VURGUSU
YÜCEL; “12. YARGI PAKETİNİ, 26 BELEDİYE BAŞKANIMIZIN TUTUKLU OLDUĞU BİR ORTAMDA GÖRÜŞÜYORUZ”
CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, 12. Yargı paketinin 18. maddesi üzerine yaptığı konuşmada, Cumhuriyet Halk Partili 26 belediye başkanının türlü iftiralarla ceza evinde tutulduğu, gizli tanık beyanlarına dayanan iddianameler karşısında, Türkiye’nin en yetkin Ceza Hukuku profesörlerinin somut delil yok diye bas bas bağırdığı, Baroların her fırsatta ‘hukuk devleti’ vurgusu yaptığı, avukatların ‘savunma hakkı’ diye kendini paraladığı bir ortamda 12. Yargı Paketinin görüşülmesini eleştirdi.
“AKP iktidarında, adına reform dediğiniz 12 adet nur topu gibi yargı paketimiz oldu. Ama bu iktidar ne zaman ‘yargı reformu’ dese, bu ülkede hukuk biraz daha zayıflıyor, adalet biraz daha işlemez hale geliyor” diye konuşan Yücel, sözlerine şöyle devam etti:
CHP’YE KARŞI ‘DÜŞMAN HUKUKU UYGULANMASININ’ KURUMSALLAŞTIRILMASINI KONUŞMAMIZ GEREKMEZ Mİ?
“Adaletten, yargı reformundan bahsedeceksek, her şeyden önce, hakkında 4 bin sayfalık iddianame hazırlanan, binlerce yıl hapis cezası istemiyle yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkının neden kısıtlandığını, ‘duydum, öyleymiş, düşünüyorum’ gibi soyut beyanlar dışında somut bir delil olmaksızın tutuklanan Belediye Başkanlarımızın ‘masumiyet karinesinin’ nasıl yok sayıldığını, Ankara’yı parsel parsel Fetö’ye peşkeş çekenler yargılanmazken, aleyhinde tek bir delil dahi bulunmayan Çankaya Belediye başkanımız Hüseyin Can Güner’in neden tutuklandığını konuşmamız gerekmez mi? Ve yine adalet ve yargı reformu konuşacaksak, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde, muhalif duruşuyla sembol olmuş isimleri yargılarken, verdiği hukuksuz kararlarla -her birinin anayasaya aykırılığı Anayasa Mahkemesi tarafından tespit edilmiş kararlarla- ismini duyuran bir hâkimin, önce bakan yardımcılığına, oradan İstanbul Başsavcılığına, ardından da Adalet Bakanlığına uzanan mesleki ve siyasi kariyerini konuşmamız gerekmez mi? Ve bu mesleki ve siyasi kariyere, Türkiye’nin son seçimlerde 1. partisi olan CHP’ye karşı ‘Düşman hukuku uygulanmasının’ kurumsallaştırılmasının ne kadar katkısı olduğunu konuşmamız gerekmez mi?”
AYM 2 KEZ İPTAL ETTİ, AKP YİNE GETİRDİ
12. Yargı Paketi’nin 18 ‘inci maddesinde yer alan kaçak sanıkların yargılanmasına ilişkin 2 defa iptal edilen düzenlemenin, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaki gerekçeler dikkate alınmaksızın neredeyse aynı şekilde genel kurula getirildiğine değinen Yücel, iktidarın ‘biz bildiğimizi yaparız’ anlayışıyla hareket ettiğini ve yüksek mahkeme kararlarını dikkate almayarak yargıya olan güveni sıfırladığını söyledi.
TÜRKİYE’NİN İHTİYACI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ BİR YARGIDIR
Adaletin ekmek gibi su gibi bir ihtiyaç olduğuna dikkat çeken CHP’li Yücel, “Türkiye’nin ihtiyacı bağımsız ve tarafsız bir yargıdır. Talimatla değil, hukuk ve vicdani kanaatiyle karar veren hâkimler ve mahkemelerdir. Gizli tanıklarla değil, somut delillerle yürüyen soruşturmalardır. Uzun tutukluluk süreleri değil, adil yargılamadır. Çünkü adalet ekmek gibi su gibi bir ihtiyaçtır. Ve bir gün herkese lazım olacaktır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak dün olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğünü, millet iradesini ve adil yargılanma hakkını savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
MİLYONLARIN VİCDANINI HİÇBİR TALİMAT SUSTURAMAZ
Konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde bulunduğu süreci de değerlendiren Yücel, sözlerini şöyle sonlandırdı;
“Bizim mücadelemiz sadece kürsülerde değil; sokaklarda, meydanlarda, halkın arasında... Bu ülkeye yeniden adaleti, hukuku ve demokrasiyi getirecek olan millet iradesinin gücüdür. O güç bugün sokaktadır; yarın sandıkta olacaktır ve bu çürümüş düzeni değiştirerek halkın iktidarını kuracaktır.”