Şırnak’ta Eğitim Sen ve SES yöneticisi dört kamu emekçisinin açığa alınmasına karşı başlatılan Adalet Nöbeti, beşinci haftasında da sürdü. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen nöbette sendikalar, demokratik ve sendikal faaliyetlerin soruşturma konusu yapılmasına tepki göstererek açığa alınan kamu emekçilerinin derhal görevlerine iade edilmesini istedi. Nöbete katılan Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez ise Şırnak’ta uzun süredir sendikal mücadeleye yönelik baskıların sürdüğünü belirterek, “Bu soruşturmalar bizi korkutamaz. Arkadaşlarımızın yanındayız. Bu haksız uygulamadan vazgeçin” dedi.
Cumhuriyet Meydanı'nda Dayanışma Mesajı
Şırnak merkezde her cuma düzenlenen Adalet Nöbeti'ne sendika temsilcileri, demokratik kitle örgütleri ve hak savunucularının yanı sıra İHD Şırnak Şubesi ile Şırnak KESK Şubeler Platformu da destek verdi.
Nöbette, "Sendikal faaliyetler suç değildir", "Adalet olmadan barış olmaz" ve "Emek, barış, demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" sloganları öne çıktı.
Katılımcılar, açığa alınan kamu emekçilerinin taziye ziyaretlerine katıldıkları ve Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırılara karşı yapılan açıklamalarda yer aldıkları gerekçesiyle hedef alındığını belirterek, bu gerekçelerin sendikal ve demokratik hakların cezalandırılması anlamına geldiğini ifade etti.
Adalet Sağlanıncaya Kadar Nöbetteyiz
Yapılan açıklamada, Adalet Nöbeti'nin beşinci, Barış Nöbeti'nin ise sekizinci haftasına ulaştığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Haksız ve hukuksuz bir şekilde görevlerinden uzaklaştırılan Eğitim Sen ve SES üyesi emekçi arkadaşlarımızın derhal görevlerine iade edilmesini talep ediyoruz. Adalet sağlanana kadar dayanışmayı büyütmeye ve haklı, meşru taleplerimizi dile getirmeye devam edeceğiz."
Açıklamada ayrıca nöbete katılarak destek veren Eğitim Sen MYK üyesi Evrim Gülez'e, Van ve Hakkari KESK Şubeler Platformu temsilcilerine, Hakkari İHD Şubesi'ne, DEM Parti milletvekilleri Nevroz Uysal Aslan ve Mehmet Zeki İrmez'e, Şırnak Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerine, Cizre Belediye eşbaşkanları ile meclis üyelerine, İl Genel Meclisi üyelerine, DEM Parti ve DBP il ve ilçe örgütlerine teşekkür edildi.
"Emek, demokrasi ve adalet mücadelemizi birlikte büyütmeye devam edeceğiz" mesajı verildi.
"Sendikal Mücadele Hedef Alınıyor"
Nöbette yapılan konuşmalarda açığa alma kararlarının yalnızca dört kamu emekçisini değil, Şırnak'taki tüm emek ve demokrasi güçlerini ilgilendirdiği vurgulandı.
Temsilciler, yürütülen soruşturmaların geri çekilmesini ve kamu emekçilerinin görevlerine dönmesini isteyerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Arkadaşlarımız halkın katledilmesine karşı ses çıkardıkları, savaşa karşı barışı savundukları için açığa alındı. Yaşamını yitirenlerin ailelerine taziye ziyaretinde bulunmaları da suçlama gerekçesi haline getirildi. Bu karar geri çekilmeli. Arkadaşlarımız görevlerinin başına dönmeli, çocuklara eğitim vermeye ve halka sağlık hizmeti sunmaya devam etmelidir."
Evrim Gülez: "Bu Soruşturmalar Bizi Korkutamaz"
Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez de yaptığı konuşmada, Şırnak'ta sendikal haklara yönelik baskıların uzun süredir devam ettiğini söyledi.
Açığa alınan kamu emekçilerinin yalnız bırakılmayacağını vurgulayan Gülez, soruşturmaların sendikal mücadeleyi geriletmeye dönük olduğunu belirterek, "Bu soruşturmalar bizi korkutamaz. Arkadaşlarımızın yanındayız. Bu haksız uygulamadan vazgeçin." ifadelerini kullandı.
Süreç TBMM Gündemine Taşındı
Şırnak'ta yaşanan süreç daha önce DEM Parti Şırnak milletvekilleri Ayşegül Doğan, Nevroz Uysal Aslan ve Mehmet Zeki İrmez tarafından da Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınmıştı.
Milletvekilleri, 11 Mayıs 2026 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle verdikleri soru önergelerinde, üçü Eğitim Sen, biri SES üyesi olmak üzere dört kamu emekçisi hakkında yürütülen ihraç süreçlerine dikkat çekmişti.
Önergelerde; sendikal faaliyetlerin, barışçıl protestolara katılımın ve taziye ziyaretlerinin ihraç gerekçesi yapılmasının ağır hak ihlallerine yol açtığı belirtilerek, anayasal haklarını kullanan kamu emekçilerinin disiplin soruşturması ve ihraç tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının demokratik siyaset alanına yönelik baskının bir göstergesi olduğu ifade edildi.
Milletvekillerinin Dikkat Çektiği Başlıklar
Milletvekilleri açıklamalarında, 2016 sonrası KHK süreciyle birlikte kamu emekçilerine yönelik baskıların derinleştiğini savunarak, Şırnak'taki uygulamanın olağan bir disiplin soruşturmasının ötesine geçtiğini ve yerel idarenin yönlendirmesiyle yürütüldüğüne ilişkin ciddi iddialar bulunduğunu dile getirdi.
Açıklamada şu başlıklara dikkat çekildi:
- Barışçıl protestolara katılım ihraç gerekçesi yapılamaz.
- Taziye ziyareti insani bir sorumluluktur.
- Sendikal faaliyetler disiplin suçu olarak değerlendirilemez.
- Kamu görevlisi olmak yurttaşlık haklarından vazgeçmek anlamına gelmez.
- Sağlık ve eğitim emekçilerinin demokratik hakları güvence altına alınmalıdır.
Milletvekilleri, "Taziyeye gitmek, sendikal çağrıya uymak, barışçıl yürüyüşe katılmak ve sivil ölümlere karşı ses çıkarmak ihraç tehdidiyle karşılanamaz." değerlendirmesinde bulundu.
Bakanlıklara Yöneltilen Sorular
Milli Eğitim Bakanlığı'na sunulan önergede, Eğitim Sen üyesi eğitim emekçileri hakkındaki sürecin hangi mevzuata dayandırıldığı sorulurken, sendikal faaliyetlerin ve demokratik hak kullanımının ihraç gerekçesi sayılmasının örgütlenme özgürlüğüne müdahale anlamına gelip gelmediğinin açıklanması istendi.
Sağlık Bakanlığı'na verilen önergede ise SES üyesi sağlık emekçisinin durumu ayrıca ele alındı. Sağlık emekçilerinin yalnızca kamu çalışanı değil, toplumun sağlık hakkını koruyan meslek grubu olduğuna dikkat çekilerek, ihraç sürecinin durdurulup durdurulmayacağı ve yerel idare kaynaklı baskı iddialarına ilişkin herhangi bir idari inceleme yürütülüp yürütülmeyeceği soruldu.
"Toplumsal Barışa Zarar Verir"
DEM Parti milletvekilleri, Rojava/Kuzey ve Doğu Suriye'de yaşanan sivil can kayıplarına karşı barış çağrısı yapan kamu emekçilerinin ihraç tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının toplumsal barışa zarar vereceğini belirtti.
Şırnak'taki sendikalar ve demokratik kitle örgütleri ise Adalet Nöbeti'nin, açığa alınan kamu emekçileri görevlerine dönünceye kadar dayanışma ve adalet talebiyle sürdürüleceğini vurguladı.