Çocuk

Adana’da çocuk işçiliğine karşı çağrı: “Yoksul çocukların kaderi ömür boyu ucuz işçilik olmasın”

Çocuk hakları savunucularından (TÖP Çocuk Hakları Meclisi ve Her Yer Çocuk) çağrı: “Sermayeden değil çocuklardan yana olun”

Abone Ol

12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında TÖP Çocuk Hakları Meclisi ve Her Yer Çocuk tarafından Adana Atatürk Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasında, çocuk işçiliğinin giderek yaygınlaştığına dikkat çekildi. Açıklamada, derinleşen ekonomik kriz ve yoksulluk politikalarının çocukları eğitimden koparıp ucuz iş gücüne dönüştürdüğü vurgulanarak, “Yoksul çocukların kaderi ömür boyu ucuz işçilik olsun isteniyor” denildi.

“Çocuk işçiliği tarihin en yüksek seviyelerinde”

Basın açıklamasını okuyan Ece İdil Ceylan, 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde çocukların karşı karşıya olduğu tabloya dikkat çekerek, ekonomik krizin her geçen gün daha fazla çocuğu çalışma yaşamına ittiğini söyledi.

Açıklamada, “Çocuk işçiliğine sıfır tolerans” söylemine rağmen bugün çocuk işçiliğinin tarihsel olarak en yüksek seviyelerden birine ulaştığı belirtilerek, neredeyse her hafta bir çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği ifade edildi.

“Yoksulluk çocukları çalışmaya zorluyor”

Çocukların çalışmak zorunda kalmasının temel nedeninin yoksulluk olduğuna işaret edilen açıklamada, hane gelirleri düştükçe yalnızca yetişkinlerin değil çocuklar ve yaşlıların da çalışma hayatına yöneldiği kaydedildi.

İktidarın ekonomi politikalarının yoksulluğu daha da derinleştirdiği savunulan açıklamada, bunun sermaye için ucuz emek yaratmayı hedeflediği ileri sürülerek, çocukların en düşük ücretlerle ve en uzun çalışma saatlerinde istihdam edilen kesim haline getirildiği belirtildi.

“Eğitim hakkı yerine işçileştirme politikaları uygulanıyor”

Açıklamada, eğitimin giderek daha maliyetli hale gelmesinin de çocukların okuldan kopmasına neden olduğu ifade edildi. Parasız olması gereken eğitimin birçok aile için ulaşılmaz hale geldiği belirtilirken, özel okulların yaygınlaşmasının ve kamu eğitimindeki nitelik kaybının çocukları erken yaşta çalışma hayatına ittiği dile getirildi.

Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) ve mesleki ortaokulların yaygınlaştırılmasına da tepki gösterilen açıklamada, “Çocuklar erkenden meslek öğrenecek” söylemiyle sunulan uygulamaların gerçekte çocuk işçiliğini kurumsallaştırdığı savunuldu.

“Şiddet, uyuşturucu ve çeteler arasında sıkışan çocuklar”

Basın açıklamasında yalnızca ekonomik sorunların değil, toplumdaki şiddet ortamının da çocukları tehdit ettiği belirtildi.

Uyuşturucu, mafya yapılanmaları, çeteler, işsizlik ve geleceksizlik arasında sıkışan çocukların çok yönlü hak ihlallerine maruz kaldığı ifade edilirken, çocukların yaşamlarını sürdürebilmek için ağır koşullar altında büyümeye çalıştıkları kaydedildi.

İSİG verileri: 3 milyon çocuk çalışıyor, yüzlercesi yaşamını yitirdi

Açıklamada İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin verilerine de yer verildi.

Buna göre Türkiye’de tarım, sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinde yaklaşık 3 milyon çocuk işçi bulunduğu, bunların yaklaşık 2 milyonunun ise MESEM ve meslek liseleri kapsamında olduğu aktarıldı.

2013 yılından bu yana en az 852 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiği belirtilen açıklamada, 2024 yılında 71, 2025 yılında ise 94 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği ifade edildi. Ayrıca bugüne kadar en az 20 MESEM öğrencisinin çalışırken yaşamını yitirdiği, 2025 yılı sonuna kadar ise MESEM kapsamında en az 2 bin iş kazasının meydana geldiği kaydedildi.

“1,5 milyona yakın çocuk örgün eğitimin dışında”

Açıklamada yaklaşık 1,5 milyon çocuğun örgün eğitim dışında kaldığı belirtilerek, son bir yılda okul terklerinin arttığı ve çocukların eğitim yerine çalışma yaşamına yönlendirildiği ifade edildi.

Çocuk işçiliğinin yalnızca yasaklarla çözülemeyeceği vurgulanan açıklamada, çocuk hakları örgütleri, sendikalar ve sosyalist yapıların ortak mücadele yürütmesi gerektiği savunuldu.

“Sermaye değil çocuk hakları kazanana kadar mücadele sürecek”

TÖP Çocuk Hakları Meclisi ve Her Yer Çocuk, açıklamanın sonunda çocuk işçiliğiyle mücadelenin aynı zamanda çocuk yoksulluğuna ve eğitim hakkı ihlallerine karşı mücadele anlamına geldiğini belirtti.

“Çocuk hakları için mücadele etmek aynı zamanda sermayeye karşı mücadele etmektir” denilen açıklamada, çocukların sermayenin ucuz iş gücü haline getirilmesine karşı ortak mücadele çağrısı yapılarak, “Sermaye değil çocuk hakları kazanana kadar mücadeleye devam edeceğiz” mesajı verildi.