Emek

Adana’da EMBA Özel Eğitim Kurumu İddiaları: Öğretmenler ve Sendikalardan Ücret, Sigorta ve Emek Sömürüsü Tepkisi

Adana’da EMBA Özel Eğitim Kurumu’na Ağır İddialar: Öğretmenler ve Sendikalardan Ücret, Sigorta ve Emek Sömürüsü Açıklaması.

Abone Ol

Adana’da faaliyet gösteren EMBA Özel Eğitim Kurumu’nda çalışan öğretmenler; ücretlerin ödenmemesi, sigortasız çalıştırma, tehdit ve sistematik özlük hakkı ihlalleri iddialarını Yüreğir Yeni Adliye Binası önünde yaptıkları basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. Öğretmenler, vekilleri ve eğitim sendikaları, etkin denetim ve ağır yaptırım talep etti.

Av. Mustafa Onur Kutlay: “Eğitimde Sömürü Değil, Açık Bir Emek Hırsızlığıyla Karşı Karşıyayız”

Adana’da EMBA Özel Eğitim Kurumu’nda çalıştıklarını belirten öğretmenler, 23 Ocak 2026 Cuma günü Yüreğir’de bulunan Yeni Adliye Binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya mağdur öğretmenlerin yanı sıra vekilleri Av. Mustafa Onur Kutlay, Eğitim Sen Adana Şubesi ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası temsilcileri katıldı.

Mağdur öğretmenler adına basın açıklamasını okuyan Av. Mustafa Onur Kutlay, yaşananları yalnızca bir iş hukuku ihlali olarak değil, “örgütlü ve süreklilik arz eden bir emek hırsızlığı” olarak nitelendirdi. Kutlay, öğretmenlerin aylarca sigortasız çalıştırıldığını, ücretlerinin ya hiç ödenmediğini ya da parça parça ve çok düşük miktarlarda verildiğini ifade etti.

Kutlay, kurumların resmi kayıtlarda farklı kişilerin üzerine açıldığını, öğretmenlerin SGK girişlerinin ya yapılmadığını ya da gerçeğe aykırı şekilde başka işyerleri üzerinden gösterildiğini belirterek, “Bu durum yalnızca iş hukuku değil, ceza ve idare hukuku bakımından da son derece ağır sonuçlar doğurabilecek niteliktedir” dedi.

“Bu Kurum Kimin?”: Kurumlar Akrabalar Üzerine Açılıyor, Öğretmenler Ortada Kalıyor

Basın açıklamasında, kamuoyuna “Bu kurum kimin?” sorusu yöneltildi. Öğretmenlerin beyanlarına göre; söz konusu kişi, Yüreğir ve Sarıçam ilçelerinde 9–10 aylık periyotlarla kurum açıp kapatıyor, kurumları resmiyette akrabaları ve yakınları üzerine göstererek faaliyet yürütüyor.

Kutlay, velilerden kurs ve kayıt parası adı altında toplu ücretler alındığını, buna rağmen öğretmenlerin maaşlarının ödenmediğini vurgulayarak, “Öğretmen emeği üzerinden haksız kazanç sağlanmaktadır. Kurum kapatıldıktan sonra aynı faaliyetler başka bir adreste sürdürülmektedir” dedi.

“Hak Arayana Tehdit”: Siyasi ve Sosyal Nüfuz İddiaları

Açıklamada, öğretmenlerin haklarını talep etmeleri üzerine baskı, yıldırma ve tehditlerle karşı karşıya kaldıkları iddia edildi. Bazı başvurularda, kişisel nüfuz, siyasi bağlantılar ve aşiret vurgularının kullanıldığı, “benden bir şey alamazsınız” yönünde beyanlarda bulunulduğu ifade edildi.

Bu beyanların öğretmenler üzerinde ciddi bir korku ve caydırıcılık yarattığını söyleyen Kutlay, “Bugün burada olamayan pek çok öğretmen, yalnızca alacağını istemekten bile çekinir hâle getirilmiştir” dedi.

Av. Mustafa Onur Kutlay: “Kurumlar Akraba ve Tanıdıklar Üzerine Açılıyor, Öğretmenlerin Emeği Ortada Kalıyor”

Av. Mustafa Onur Kutlay, yaptığı değerlendirmede söz konusu kişinin EMBA ismiyle faaliyet yürüttüğünü bildiklerini belirterek, geçmiş yıllarda da benzer biçimde farklı isimler altında kurumlar açıldığına dair öğretmenlerden gelen bilgiler bulunduğunu ifade etti. Kutlay, 2023 ve 2024 yıllarında da aynı yöntemlerin uygulandığı yönünde ciddi iddialar olduğunu söyledi.

Kutlay, kurumların resmi kayıtlarda tanıdıklar, arkadaşlar ve akrabalar üzerine açıldığını belirterek, işe alım sürecinde öğretmenlere yüksek maaş vaatlerinde bulunulduğunu, ancak bu vaatlerin yerine getirilmediğini dile getirdi. Öğretmenlere “30 bin TL maaş” ya da “asgari ücretin üzerinde ödeme” sözü verildiğini aktaran Kutlay, fiiliyatta ise ücretlerin ya hiç ödenmediğini ya da çok düşük ve parça parça şekilde verildiğini söyledi.

Sigorta işlemlerine de değinen Kutlay, bazı öğretmenlerin SGK girişlerinin yapıldığını ancak bu kayıtların kurum adına değil, başka kişi ya da işyerleri üzerinden gösterildiğini belirtti. Öğretmenlerin ücretlerini ve haklarını talep etmeleri üzerine ise “yeni kuruldu”, “battık”, “para yetiştiremiyoruz” gibi gerekçeler öne sürülerek kurumların kapatıldığını, ardından başka bir adreste yeniden faaliyete geçildiğini ifade etti.

Kutlay, “Bir kişi bunu defalarca yapabiliyorsa ve yeniden kurum açabiliyorsa, burada bir kazanç vardır. Bu kazanç öğretmenlerle paylaşılmalıdır. Ancak paylaşılmıyor” diyerek, durumun açık bir emek gaspı olduğunu vurguladı. Konuyla ilgili adli mercilere suç duyurularında bulunulduğunu belirten Kutlay, eğitim gibi kamusal ve kutsal bir alanda yaşanan bu iddiaların kamuoyunun bilgilendirilmesini zorunlu kıldığını söyledi.

Siyasi parti iddialarına da değinen Kutlay, öğretmenlerin beyanlarına göre söz konusu kişinin kendisini iktidar partisinin üyesi olarak tanıttığını ve bu durumu bir baskı unsuru olarak kullandığını aktardı. Kutlay, “Bu kişinin herhangi bir siyasi partinin üyesi olup olmadığını bilmiyoruz. Böyle bir araştırma yapmamız da mümkün değil. Ancak kendi beyanı bu yöndedir” dedi.

Herhangi bir siyasi partiyi hedef almak gibi bir amaçlarının olmadığını vurgulayan Kutlay, “Eğer bu kişi gerçekten herhangi bir siyasi partinin üyesiyse, yetkili organların böyle kişileri bünyelerinde barındırmamasını şiddetle öneririz. Öğretmen emeğini sömüren, ücretini ödemeyen, emek hırsızlığı yapan kişilerin hiçbir siyasi partide yeri olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Kutlay ayrıca, bazı eğitim kurumlarında iş akdi sona eren öğretmenlerin WhatsApp ve Telegram gruplarında ifşa edildiğine dair yaygın bir uygulama bulunduğunu belirterek, bunun çalışma barışına, anayasal çalışma hakkına ve eğitim hakkına açıkça aykırı olduğunu söyledi. Bu durumu yalnızca bu kurum özelinde değil, özel eğitim alanında yaygın bir sorun olarak kamuoyuna duyurduklarını ifade etti.

Eğitim Sen Başkanı Cudi İmrek: “Atanmayan Öğretmenler Bilinçli Olarak Özel Sektör Sömürüsüne İtiliyor”

Basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, yaşananların münferit olmadığını vurgulayarak, atanmayan öğretmenler sorununun yıllardır çözümsüz bırakıldığını söyledi.

İmrek, “Kamuda öğretmen açığı ortadayken, on binlerce öğretmen adayı mülakatlar ve kontenjan sınırlamalarıyla dışarıda bırakılıyor. Bu tablo, öğretmenleri özel sektörde güvencesiz, düşük ücretli ve sigortasız çalışmaya mahkûm ediyor” dedi.

Eğitim Sen olarak güvenceli, kadrolu ve kamusal istihdam mücadelesini büyüteceklerini belirten İmrek, özel sektörde sömürüye maruz kalan tüm öğretmenlerle dayanışmayı sürdüreceklerini vurguladı.

Mağdur Öğretmenler: “56 Öğretmen Mağdur, Çoğu Korktuğu İçin Burada Değil”

Basın açıklamasında söz alan mağdur öğretmenler, yaşadıkları süreci birebir anlattı. Öğretmenler, kurumların başkaları üzerine kayıtlı olması nedeniyle hukuki yolların tıkandığını, iş mahkemelerine başvurduklarında muhatap bulamadıklarını ifade etti.

Bir öğretmen, 2023’ten bu yana mağdur olduğunu ve toplamda en az 56 öğretmenin benzer durumda bulunduğunu belirterek, “Birçoğu baskı ve fişlenme korkusu nedeniyle burada değil. Ama haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Hamile bir öğretmen ise sigorta çıkışının dahi verilmediğini, eksik gün bildirimi yapıldığını ve SGK kayıtlarıyla fiili çalışma sürelerinin örtüşmediğini anlattı.

Denetimsizlik Vurgusu: “Vergi Kaçakçılığına Göz Yumuluyor”

Öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve CİMER’e yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını belirterek, özel eğitim kurumlarının yeterince denetlenmediğini dile getirdi.

Konuşmalarda, velilerden kredi kartı ve taksit sistemi üzerinden toplu para çekildiği, vergi ve eğitim mevzuatının dolanıldığı iddiaları da gündeme getirildi.

Yetkililere Çağrı: “Eğitim Kurumlarının Yanından Bile Geçmemeliler”

Basın açıklamasının sonunda yetkili kurumlara çağrı yapıldı. Katılımcılar, söz konusu iddiaların ciddiyetle ele alınmasını, etkin denetimlerin yapılmasını ve sorumlular hakkında adli, idari ve mali yaptırımların uygulanmasını talep etti.

Mağdur öğretmenler ve sendikalar, eğitim alanında daha fazla emek hırsızlığı yaşanmaması için sürecin takipçisi olacaklarını belirterek açıklamayı sonlandırdı.