KESK Merkez Yürütme Kurulu, son günlerde sendikalara yönelik ortaya atılan mali iddialar ve tartışmalar üzerine kapsamlı bir açıklama yaparak, sendikal mücadelenin kişisel ikbal ve bireysel kazanç alanına dönüştürülmesine karşı sert bir tutum aldı. Açıklamada, bu tür iddiaların varlığının dahi sendikal hareket açısından ciddi bir güven sorunu yarattığı vurgulandı.
“İddiaların kendisi bile güveni zedeliyor”
KESK, ulusal basına yansıyan ve bir konfederasyon başkanını hedef alan mali iddiaların, yalnızca ilgili kişi ya da kurumla sınırlı kalmadığını; tüm emek örgütlerine yönelik güveni sarstığını belirtti. Açıklamada, sendikaların mali süreçlerinin şeffaf yürütülmemesi ve kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmamasının, emekçilerin sendikalara olan inancını zayıflattığı ifade edildi.
Sendikal yapıların, siyasal iktidardan talep ettikleri şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini kendi iç işleyişlerinde de eksiksiz uygulamak zorunda olduğu vurgulandı. Bu sorumluluğun özellikle emekten yana örgütlü sendikalara düştüğü kaydedildi.
“Sendikal hareket zayıflıyor”
KESK açıklamasında, sendikaların mali tartışmalarla gündeme gelmesinin, emek mücadelesini güçlendirmek yerine geriye götürdüğüne dikkat çekildi.
Bu durumun:
- Sendikal birlikteliği zedelediği
- Mücadelenin toplumsal meşruiyetine zarar verdiği
- Emekçilerin örgütlenme motivasyonunu düşürdüğü
vurgulandı.
Tüm sendikalara çağrı: Şeffaflık, denetlenebilirlik, hesap verebilirlik
KESK, tüm emek örgütlerine açık bir çağrıda bulunarak mali işleyişlerin:
- Şeffaf
- Denetlenebilir
- Hesap verebilir
olması gerektiğini belirtti. Aksi tutumların hem tarih önünde hem de emekçilerin vicdanında karşılık bulacağı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, söz konusu iddiaların özgür basın ve kamuoyu tarafından tüm yönleriyle açığa kavuşturulmasının önemine dikkat çekildi.
KESK kendi modelini örnek gösterdi
Konfederasyon, kendi mali işleyişine ilişkin de bilgi vererek, tüm süreçlerin:
- Üyelerin bilgisi dahilinde yürütüldüğünü
- Bağımsız denetleme kurulu tarafından denetlendiğini
- Üyelere açık ve erişilebilir olduğunu
duyurdu.
Bu yaklaşımın, sendikal mücadelenin bir ayrıcalık ya da kazanç alanı değil, kolektif hak mücadelesi olduğu anlayışına dayandığı vurgulandı.
Tüzük vurgusu: “Sendikacılık meslek değildir”
KESK, açıklamasında tüzüğünün 27. maddesine de yer vererek sendikal görevlerin kişisel kazanç aracı olamayacağını açık şekilde ortaya koydu. İlgili maddede şu ilke hatırlatıldı:
Sendika yöneticilerinin mali ve sosyal hakları, çalıştıkları işyerlerinde elde ettikleri hakları aşamaz. Sendikacılık bir meslek değildir; kimseye ayrıcalık sağlamaz.
Güven olmadan mücadele olmaz
KESK’in açıklaması, sendikal hareket içinde büyüyen tartışmaların yalnızca bireysel iddialarla sınırlı kalmadığını; daha geniş bir yapısal güven krizine işaret ettiğini ortaya koyuyor.
Konfederasyon, sendikal mücadelenin güçlenmesinin ancak:
- Güven
- Şeffaflık
- Ortak denetim
ilkeleriyle mümkün olabileceğini vurgulayarak, tüm emek örgütlerini bu çerçevede sorumluluk almaya çağırdı.






