“Suçlular da suç ortakları da yargılansın” çağrısı: Kartal’da kritik duruşma öncesi güçlü dayanışma

İstanbul – Kadın Dayanışma Komiteleri ve Avukatın Sesi İnisiyatifi (ASİ), Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümüyle ilgili görülen dava öncesi Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi önünde bir araya geldi. Kadınlar, “cezasızlık politikalarına karşıyız” diyerek hem faillerin hem de ihmali bulunan kurumların yargılanmasını talep etti.

Whatsapp Image 2026 05 01 At 12.01.50

Adliye önünde yoğun katılım, güçlü mesajlar

5 Mayıs sabahı saat 09.30’da yapılan çağrı sonrası kadınlar, 10.00’da görülecek duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya EMEP Milletvekili Sevda Karaca, TİP Milletvekili Sera Kadıgil ve çok sayıda kadın örgütü, avukat ve baro temsilcisi katıldı.

Kadınlar adına açıklamayı Beyza Bölükbaşı okudu. Açıklamada, devletin kadınların ve çocukların yaşamını korumakta yetersiz kaldığı vurgulanarak şu ifadeler öne çıktı:

“Erkek egemenliğinden güç alan devletin hayatlarımızı değersiz görmesine, cezasızlık politikalarıyla failleri ödüllendirmesine sessiz kalmıyoruz. Hesap soruyoruz.”

Adliye çevresindeki yoğun polis varlığı da dikkat çekti.

“Bir uyarıydı: ‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’”

Açıklamada, Fatmanur Çelik’in hem kendi maruz kaldığı cinsel şiddet hem de kızı Hifa İkra’nın istismarı için uzun süre mücadele ettiği hatırlatıldı. Çelik’in kamuoyuna yaptığı:

“Başıma bir şey gelirse intihar demeyin”

Adana Kadın Platformu: “Gülistan Doku Dosyası Aydınlatılsın, Şüpheli Kadın Ölümleri Cezasız Kalmasın”
Adana Kadın Platformu: “Gülistan Doku Dosyası Aydınlatılsın, Şüpheli Kadın Ölümleri Cezasız Kalmasın”
İçeriği Görüntüle

çağrısının, yaşananların önceden verilmiş bir uyarı olduğu vurgulandı.

Kadın örgütleri, bu sözlerin yalnızca bireysel bir korkuyu değil; işletilmeyen koruma mekanizmalarının ve sistematik ihmallerin göstergesi olduğunu ifade etti.

İstismar, ihmal ve şüpheli ölüm: “Zincirleme sorumluluk”

Yapılan açıklamalarda şu kritik iddialar öne çıktı:

  • Fatmanur Çelik’in çocuk yaşta istismara uğradığı ve faille evlendirildiği,
  • Kızı Hifa İkra’nın ise üç yaşından itibaren babası Ayhan Şengüler tarafından istismara maruz bırakıldığı,
  • Çelik’in defalarca resmi kurumlara başvurduğu ancak koruyucu mekanizmaların işletilmediği,
  • Dosyanın ilgili bakanlık tarafından etkin biçimde ele alınmadığı ve sürüncemede bırakıldığı,
  • Tüm bu süreçte ihmaller zinciri oluştuğu.

Kadınlar, Fatmanur ve Hifa İkra’nın ölümünün “şüpheli” olduğunu ve etkin soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.


“Cezasızlık politikası failleri cesaretlendiriyor”

Sanık Ayhan Şengüler’in, hakkındaki ciddi delillere rağmen tutuksuz yargılanmasına tepki gösteren kadınlar, bunun açık bir cezasızlık politikası olduğunu belirtti.

Açıklamada dikkat çeken ifadelerden biri şöyleydi:

“Bu ülkede failler sokakta dolaşırken, kadın katilleri ‘öldürsem ne kadar yatarım’ diye hesap yapabiliyor. Adalet arayan kadınlar ise yargılanıyor.”

Kadın örgütleri, devletin şiddet faillerini koruyan bir tutum sergilediğini, buna karşılık hak arayanların baskı gördüğünü dile getirdi.

Tarikat ve kurumlara sert eleştiri

Açıklamalarda yalnızca bireysel fail değil, kurumsal ve yapısal sorumluluklar da hedef alındı. Kadınlar:

  • Tarikat ve cemaatlerin devlet kurumları üzerindeki etkisine,
  • Eğitim ve sosyal politikaların bu yapılarla iç içe geçirilmesine,
  • Kadın ve çocukların bu süreçte korunmasız bırakılmasına

tepki gösterdi.

“Hiçbir vakıf, tarikat ya da cemaat bir kadının ve çocuğun yaşam hakkından daha dokunulmaz değildir.”


“Dava sahipsiz bırakılamaz” uyarısı

Kadın örgütleri, davada katılım tarafı kalmamasının ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek baroların ve kadın örgütlerinin davaya müdahil olması gerektiğini vurguladı.

Bu durumun yalnızca hukuki değil, toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi.

Somut talepler açıklandı

Kadınların öne çıkan talepleri şöyle sıralandı:

  • Ayhan Şengüler’in derhal tutuklanması,
  • Herhangi bir “iyi hal” veya “erkeklik indirimi” uygulanmadan cezalandırılması,
  • İstismar ve ölümlerde sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların yargılanması,
  • Kadın ve çocukları koruyacak mekanizmaların etkin şekilde işletilmesi,
  • Kadın örgütleriyle birlikte bütünlüklü politikalar geliştirilmesi.

Ne olmuştu?

Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri 3 Mart 2026’da İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde bulunmuştu.

Fatmanur Çelik, bir yıl önce Ayhan Şengüler hakkında kızına yönelik istismar iddiasıyla dava açmış, yargılama sürerken 13 Ocak’ta adliye önünde adalet nöbeti başlatmıştı.

Çelik, süreç boyunca yetkililere seslenerek hem kendisi hem de kızı için koruma talep etmişti.

“Bu dava bitmeyecek”

Kadın örgütleri, davanın yalnızca iki kişinin değil, Türkiye’de şiddete maruz bırakılan tüm kadınlar ve çocukların davası olduğunu vurguladı:

“Duruşma salonunda da adliye kapısında da olacağız. Fatmanur ve Hifa İkra için adalet sağlanana kadar mücadele edeceğiz.”

Kadınlar, kamuoyuna “#suçlusunuz” etiketiyle çağrı yaparak dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu.

Muhabir: Güven BOĞA