Emek

“Ayaklar Baş Oluncaya Dek Mücadele Edeceğiz”: Soma’da Öfke, Yas ve Hesap Sorma Çağrısı

Ayrıca 2012 yılından bugüne kadar toplam 1345 madencinin iş kazalarında hayatını kaybettiği ifade edildi.

Abone Ol

Soma Katliamı’nın yıldönümünde yapılan anmada konuşan Bağımsız Maden İş Sendikası Eğitim ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, yalnızca Soma’da yaşamını yitiren 301 madenciyi değil, yıllardır Türkiye’nin farklı maden havzalarında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden tüm işçileri anarak sert açıklamalarda bulundu.

Aksu, “301 kardeşimiz için, madenlerde hayatını kaybeden bütün kardeşlerimiz için dövüşmeye devam ediyoruz” sözleriyle başladığı konuşmasında, iş cinayetlerinin “kader” ya da “kaçınılmaz kaza” olmadığını vurguladı. Soma’dan İliç’e, Ermenek’ten Amasra’ya kadar yaşanan faciaların ortak noktasının denetimsizlik, cezasızlık ve sermaye odaklı çalışma düzeni olduğunu söyledi.

“2012’den Bu Yana 1345 Madenci Yaşamını Yitirdi”

Anma sırasında yapılan konuşmalarda, yalnızca Soma’da değil, son yıllarda Türkiye’nin dört bir yanında yaşanan maden facialarına dikkat çekildi.

Konuşmada şu veriler paylaşıldı:

  • Soma’da 301 madenci,
  • İliç’te 9 işçi,
  • Ermenek’te 18 madenci,
  • Amasra’da 42 madenci yaşamını yitirdi.

Ayrıca 2012 yılından bugüne kadar toplam 1345 madencinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği ifade edildi. Sadece Nisan ayında 9 madencinin yaşamını yitirdiği belirtilirken, Türkiye’de her gün ortalama 5 işçinin iş cinayetlerinde öldüğü vurgulandı.

Konuşmacılar, bunun “tekil bir olay” değil, sermaye düzeninin süreklilik kazanmış sonucu olduğunu dile getirdi.

“Patronlara Ayrı, İşçilere Ayrı Yargı Var”

Başaran Aksu konuşmasının önemli bölümünü cezasızlık politikalarına ayırdı. Her işçi katliamından sonra devlet yetkililerinin “sorumlular hesap verecek” açıklamaları yaptığını ancak bunun hiçbir zaman gerçek anlamda uygulanmadığını söyledi.

Soma, İliç, Kozlu, Amasra ve Afşin’de yaşanan katliamları hatırlatan Aksu, yıllardır patronlar ve holding sahipleri hakkında caydırıcı cezaların verilmediğini belirtti.

“Patronlara ayrı yargı var, holding başkanlarına ayrı yargı var” diyen Aksu, yargının emekçiler lehine karar vermekten çekindiğini savundu.

Soma Katliamı sonrasında binlerce madencinin tazminat ve alacakları için yıllarca mücadele etmek zorunda bırakıldığını anlatan Aksu, Uyar Madencilik örneğini vererek işçilerin haklarının devlet denetimi altında dahi gasbedildiğini ifade etti.

“Mezarsız İşçiler Hâlâ Toprağın Altında”

Konuşmada en çarpıcı bölümlerden biri, bazı maden facialarında işçilerin cenazelerine dahi ulaşılamamış olmasıydı.

Aksu, İliç’te göçük altında kalan işçileri hatırlatarak, “Onların cenazelerini bile çıkarmayı maliyetli buldular” dedi. Aradan yıllar geçmesine rağmen bazı işçilerin hâlâ toprağın altında olduğunu belirten Aksu, bunun yalnızca ihmal değil, insan hayatını değersiz gören bir anlayışın sonucu olduğunu söyledi.

“Türkiye Yoksullaştırılıyor”

Başaran Aksu konuşmasında ekonomik krize ve emekçilerin yaşam koşullarına da değindi.

Asgari ücret, emekli maaşları ve kamu çalışanlarının ücretlerinin yoksulluk sınırının altında kaldığını ifade eden Aksu, toplumun bilinçli biçimde yoksullaştırıldığını savundu.

MÜSİAD’ın ekonomi politikalarına ilişkin açıklamalarına da tepki gösteren Aksu, mevcut ekonomik programın emekçilerin cebindeki son kaynakların da sermaye gruplarına aktarılması anlamına geldiğini öne sürdü.

“Toplumun cebindeki birikimleri holdinglerin kasalarına doldurmak dışında bir gayret yok” diyen Aksu, siyasal iktidarın emekçiler lehine bir politika üretmediğini ifade etti.

Türk-İş ve Maden-İş Yönetimine Sert Tepki

Konuşmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de sendikal bürokrasiye yönelik eleştiriler oldu.

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay ve Türkiye Maden-İş Sendikası’nı hedef alan Aksu, Soma Katliamı öncesinde işçilerin yaşam koşulları ve çalışma güvenliği konusunda gerekli mücadeleyi vermemekle suçladı.

Aksu, Soma’da yaşamını yitiren işçilerin ailelerinin yıllarca dava süreçlerine yalnız bırakıldığını belirterek, “Bir lokma ekmek, bir bardak su bile verilmedi” dedi.

“301 işçi ancak ölerek bu sömürü düzenini görünür hale getirebildi” diyen Aksu, sendikaların asli görevlerini yerine getirmediğini savundu.

“Kurşun Atan Kurşun Atar, Hakim Tutuklar Ama Mücadele Sürecek”

Konuşmasının son bölümünde mücadele vurgusu yapan Aksu, baskılar karşısında geri adım atmayacaklarını söyledi.

“Kurşun atan kurşun atar, savcı ceza yazar, hakim tutuklar” diyen Aksu, buna rağmen emek mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.

Anmaya katılan Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’dan Soma’ya geldiğini belirten Aksu, Türkiye’nin dört bir yanındaki işçilerin Soma ailelerini unutmadığını söyledi.

“Sizlerin ahı için, sizlerin hesabı için mücadele etmeye devam edeceğiz” diyen Aksu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Soma bizimle, Kınık bizimle, Kırkağaç bizimle, Savaştepe bizimle, Türkiye bizimle. Ta ki ayaklar baş oluncaya kadar mücadele edeceğiz.”