YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, küresel iklim krizinin etkisiyle artan aşırı sıcakların özellikle açık alanlarda çalışan emekçiler için ciddi sağlık ve yaşam riski oluşturduğunu belirterek, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sundu.
Barut, hazırladığı teklifin amacının açık alanda çalışan işçilerin yaşam, sağlık ve çalışma haklarını daha güçlü yasal güvencelere kavuşturmak olduğunu söyledi.
"Küresel iklim krizi emekçileri daha fazla etkiliyor"
Kanun teklifine ilişkin açıklama yapan Barut, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, çalışma yaşamı, halk sağlığı, gıda güvenliği ve ekonomik hayatı doğrudan etkileyen çok boyutlu bir krize dönüştüğünü ifade etti.
Artan sıcaklıklar, uzun süren sıcak hava dalgaları ve aşırı hava olaylarının özellikle açık alanda çalışan emekçiler açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirten Barut, şunları kaydetti:
"Özellikle açık alanlarda çalışan emekçilerimiz için Anayasal güvence altındaki yaşam hakkı, çalışma hakkı, sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı ile sağlık hakkının etkin biçimde korunmasını istiyoruz."
"Sıcak hava dalgaları yaşam hakkını tehdit ediyor"
Tarım işçileri başta olmak üzere inşaat, ormancılık ve belediye hizmetlerinde çalışanların aşırı sıcaklar nedeniyle sıcak çarpması, böbrek hastalıkları, kalp ve damar rahatsızlıkları, iş kazaları ve ölümlerle karşı karşıya kaldığını belirten Barut, mevcut İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun iklim değişikliği ve aşırı sıcaklara ilişkin açık hükümler içermediğini söyledi.
Barut, bu durumun çalışanların korunmasını büyük ölçüde işverenlerin takdirine bıraktığını savundu.
İşverenlere yeni yükümlülükler getiriliyor
Teklifte, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 11. maddesinde değişiklik yapılarak işverenlere aşırı sıcaklar ve iklim kaynaklı risklere karşı yeni yükümlülükler getirilmesi öngörülüyor.
Buna göre işverenlerin;
- Aşırı sıcak ve sıcak hava dalgalarına ilişkin risk değerlendirmelerini güncellemesi,
- Çalışanlara yeterli miktarda temiz içme suyu sağlaması,
- Gölgelik veya serin dinlenme alanları oluşturması,
- Çalışma ve dinlenme sürelerini iklim koşullarına göre düzenlemesi,
- Gerekli koruyucu tedbirleri alması zorunlu hale getiriliyor.
Çalışma saatleri sıcaklığa göre düzenlenecek
Teklifte ayrıca açık alanda yürütülen işlerde hava sıcaklığı, hissedilen sıcaklık ve diğer iklim koşullarına göre çalışma sürelerinin yeniden düzenlenmesi, gerekli durumlarda çalışmanın sınırlandırılması veya durdurulmasına ilişkin esasların yönetmelikle belirlenmesi öngörülüyor.
Hazırlanacak yönetmeliğin; Sağlık Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, ilgili meslek kuruluşları ile işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanması planlanıyor.
Riskli saatlerde çalışma durdurulabilecek
Teklif kapsamında kanuna eklenmesi öngörülen yeni maddeyle, tarım, ormancılık, inşaat, belediye hizmetleri ve benzeri sektörlerde meteorolojik verilere göre çalışanların yaşamını tehdit edecek düzeyde sıcaklık oluşması halinde işverenlere önemli yükümlülükler getiriliyor.
Buna göre işverenlerin;
- Çalışma saatlerini günün serin saatlerine göre yeniden düzenlemesi,
- Riskli saatlerde çalışmayı durdurması veya sınırlandırması,
- Temiz içme suyu, gölgelik dinlenme alanı ve ilk yardım imkânı sağlaması,
- Çalışanlara ısı stresi konusunda eğitim vermesi,
- Risk grubundaki çalışanlar için ilave koruyucu tedbirler alması zorunlu olacak.
Ayhan Barut, teklifin yasalaşmasıyla birlikte iklim krizinin çalışma yaşamına etkilerinin mevzuatta açık şekilde tanımlanacağını ve özellikle açık alanlarda çalışan emekçilerin yaşam ve sağlık hakkının daha güçlü biçimde korunacağını ifade etti.