İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne imzacı olarak destek verdiğini açıkladı. Yeneroğlu, teklifin dayandığı zeminin doğru, içeriğinin ölçülü ve amacının tarihî önemde olduğunu belirterek, eksikliklerine rağmen Türkiye'de şiddetin sona ermesine katkı sağlayacağına inandığını söyledi. Yazılı bir açıklama yayımlayan Yeneroğlu, kırk yılı aşkın süredir devam eden terörün Türkiye'nin her kesiminden on binlerce insanın yaşamına mal olduğunu vurgulayarak, "Silah hiçbir dönemde bir hak arama yöntemi olmadı. Terörün sona ermesi hiçbir şarta bağlanamayacak, kendi başına bir zorunluluktur." ifadelerini kullandı. Terör sorununun yalnızca güvenlik politikalarıyla çözülemeyeceğini belirten Yeneroğlu, kalıcı çözümün güvenlik, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin birlikte güçlendirilmesiyle mümkün olacağını kaydetti. "Şiddetin bitmesi ülkenin geleceğini güçlendirecek" Terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye'nin güvenlikten ekonomiye, demokrasiden hukuk devletine kadar birçok alanda yeni bir dönemin kapısını aralayacağını ifade eden Yeneroğlu, güvenlik harcamalarına ayrılan büyük kaynakların eğitim, bilim, üretim ve sosyal kalkınmaya yönlendirilmesinin ülkenin geleceğine önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. Yeneroğlu, "İllegal silahlı mücadelenin bütünüyle sona ermesi ve Kürt meselesinin yalnızca demokratik siyaset içinde konuşulması, bu ülkede korkunun değil hukukun konuşmasının önünü açacaktır." değerlendirmesinde bulundu. "Teklif ölçülü ve denetlenebilir bir çerçeve sunuyor" Teklifin toplumsal hassasiyetleri gözettiğini belirten Yeneroğlu, düzenlemenin örgütün fiilen dağıldığının ve silah bıraktığının güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ile Millî Güvenlik Kurulu kararına bağlandığını hatırlattı. Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile belirli ağır suçların kapsam dışında tutulduğunu vurgulayan Yeneroğlu, mahkûmiyetlerin ve delillerin muhafaza edilmesi, müsadere kararlarının uygulanmaya devam etmesi ve yeniden terör suçu işlenmesi hâlinde sürecin geri alınabilmesi gibi hükümler sayesinde teklifin denetimli ve hesap verebilir bir çerçeve oluşturduğunu ifade etti. "Ben teklifi hem ölçülülüğü sebebiyle hem de asıl hedefe, şiddetin bitmesine hizmet ettiği için destekliyorum." diyen Yeneroğlu, düzenlemenin örgüt mensuplarının topluma kazandırılması ve ülke gündeminin güvenlik eksenli tartışmalardan uzaklaşmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Beş başlıkta değişiklik önerisi Yeneroğlu, teklifi desteklemekle birlikte bazı düzenlemelerin yapılması gerektiğini de ifade etti. Kanunun Anayasa'nın öngördüğü beşte üç nitelikli çoğunlukla kabul edilmesinin demokratik meşruiyet ve anayasal güvence açısından önemli olduğunu belirten Yeneroğlu, ayrıca ölüm ve ağır yaralamayla sonuçlanan fiiller ile işkence ve cinsel saldırı suçlarının açık biçimde kapsam dışında bırakılması gerektiğini söyledi. Yeni soruşturmaların açılmasını Kurul iznine bağlayan hükmün hukuken tartışmalı yönleri bulunduğunu ifade eden Yeneroğlu, izin sürecinin ölçütleri, gerekçe zorunluluğu ve yargısal denetimin açık şekilde düzenlenmesini önerdi. Kamu görevlilerine tanınan sorumsuzluk hükmünün ağır kusur ve kötü niyet hâllerini kapsamayacak biçimde sınırlandırılması gerektiğini de dile getiren Yeneroğlu, düzenlemenin yalnızca tek bir örgütü kapsamasının ise Anayasa'nın eşitlik ilkesi bakımından tartışmaya açık olduğunu kaydetti. "Hukuk devletine topyekûn dönüş sağlanmalı" Açıklamasında hukuk devleti vurgusu da yapan Yeneroğlu, PKK ile ilgili bir düzenleme yapılırken suçsuz yere cezaevinde bulunan kişilerin varlığının kabul edilemeyeceğini söyledi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının gecikmeksizin uygulanması gerektiğini belirten Yeneroğlu, siyasi saiklerle yürütülen yargılamaların sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Yeneroğlu ayrıca, herhangi bir şiddet eylemiyle ilişkisi bulunmadığı hâlde FETÖ yargılamaları kapsamında cezaevinde bulunan kişiler ile askerî okul öğrencilerinin durumuna yönelik yeni bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti. Haklarında AİHM ve AYM kararları uygulanmayan Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater'in durumlarını da bu ihtiyacın somut örnekleri arasında gösterdi. Yeneroğlu, açıklamasının sonunda teklifin gerekli iyileştirmeler yapıldıktan sonra Türkiye'de terörün sona ermesine ve toplumsal huzurun güçlenmesine katkı sunmasını temenni ederek, sürece emek veren herkese teşekkür etti.