Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde faaliyet gösteren Mezopotamyalılar Dil ve Kültür Araştırma ve Geliştirme Derneğine yönelik silahlı saldırı ile dernek hakkındaki idari işlemleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

İrmez, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle üç ayrı yazılı soru önergesi verdi.

Önergelerde saldırıya ilişkin adli ve idari soruşturmaların hangi aşamada olduğu, fail ya da faillerin belirlenip belirlenmediği, derneğin sosyal medya üzerinden hedef gösterilmesi konusunda herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı ve kültürel çeşitlilik alanında çalışan kuruluşların korunması için hangi önlemlerin alındığı soruldu.

Derneğe 2 Eylül’de silahlı saldırı düzenlendi

İrmez’in TBMM Başkanlığına sunduğu önergelerde yer alan bilgilere göre Mezopotamyalılar Dil ve Kültür Araştırma ve Geliştirme Derneği, 18 Mayıs 2025 tarihinde Çerkezköy’de faaliyete başladı.

Derneğin Mezopotamya’da yaşamış halkların kültürlerinin, özellikle Kürtçenin öğrenilmesi ve geliştirilmesi ile kültürel değerlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çalışmalar yürüttüğü belirtildi.

Önergelerde, derneğin açıldığı tarihten itibaren kamu kurumlarının incelemeleriyle karşı karşıya kaldığı, Çerkezköy Kaymakamlığı tarafından idari para cezaları uygulandığı ve derneğin kapatılmasının talep edildiği ileri sürüldü.

Derneğin sosyal medya platformlarında da hedef gösterildiğini belirten İrmez, binanın 2 Eylül 2026 gecesi kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından silahlı saldırıya uğradığını kaydetti.

“Saldırganların adalet önüne çıkarılması gerekiyor”

İrmez, dernek üzerinde kurulduğunu ileri sürdüğü idari baskıların tesadüfi olmadığını savunarak bu uygulamaların ayrımcı ve eşitlik karşıtı politikaların devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.

Kültürel ve dilsel çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarına yönelik idari baskılara son verilmesini isteyen İrmez, saldırının fail ya da faillerinin belirlenerek adalet önüne çıkarılması gerektiğini vurguladı.

İrmez, kamu kurumlarının kararlı bir tutum sergilemesinin yeni tehdit ve saldırıların önlenmesi ile toplumsal barışın güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirtti.

İçişleri Bakanlığına saldırı ve idari işlemler soruldu

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle verilen önergede, dernek binasına yönelik silahlı saldırı hakkında başlatılan soruşturmanın hangi aşamada olduğu soruldu.

Önergede, saldırının faillerinin tespit edilip edilmediği, gözaltına alınan veya tutuklanan kişinin bulunup bulunmadığı ile saldırı öncesinde sosyal medyada yürütülen hedef gösterme faaliyetlerinin kolluk birimlerince incelenip incelenmediğine ilişkin bilgi istendi.

İrmez, Çerkezköy Kaymakamlığının derneğe uyguladığı idari para cezalarının hukuki gerekçelerini de gündeme getirdi. Aynı statüdeki diğer sivil toplum kuruluşlarına son bir yıl içerisinde aynı mevzuat hükümleri kapsamında kaç idari para cezası uygulandığını sordu.

Kaymakamlığın derneğin kapatılmasına yönelik talebinin somut hukuki ve idari dayanaklarını soran İrmez, dernek tüzüğündeki dil ve kültür faaliyetlerinin “suç unsuru” olarak değerlendirilip değerlendirilmediğinin açıklanmasını istedi.

“Teftiş ve kapatma girişimleri genel bir politikanın sonucu mu?”

İçişleri Bakanlığına yöneltilen sorular arasında, anadillerin ve kültürlerin araştırılması amacıyla kurulan derneklere yönelik teftiş ve kapatma girişimlerinin Bakanlığın genel politikasının sonucu olup olmadığı da yer aldı.

İrmez, kültürel ve dilsel haklar alanında faaliyet gösteren kuruluşların hedef haline getirilmesini önlemek amacıyla valiliklere ve kaymakamlıklara herhangi bir genelge veya talimat gönderilip gönderilmediğini sordu.

Önergede şu sorulara da yanıt istendi:

  • Son beş yılda dil, kimlik ve kültür alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarına yönelik kaç fiziki saldırı veya tehdit kayıtlara geçti?
  • Bu olayların kaçı aydınlatıldı?
  • Failler hakkında hangi yaptırımlar uygulandı?
  • Derneği hedef alan söylemler ve silahlı saldırı karşısında yerel idari makamların tutumu hakkında idari inceleme başlatıldı mı?
  • Cezasızlık algısını ortadan kaldırmaya yönelik hangi çalışmalar yürütülüyor?

Adalet Bakanlığına soruşturmanın aşaması soruldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verilen önergede ise Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan adli soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin bilgi talep edildi.

İrmez, saldırı nedeniyle fail veya failler hakkında açılmış bir ceza davası ya da verilmiş tutuklama kararının bulunup bulunmadığını sordu.

Dernek ve yöneticilerinin saldırı öncesinde sosyal medya üzerinden hedef gösterildiğini belirten İrmez, bu paylaşımlar hakkında resen veya şikâyet üzerine herhangi bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığının açıklanmasını istedi.

Kapatma talebinin hukuki gerekçesi gündemde

Adalet Bakanlığına sunulan önergede, Çerkezköy Kaymakamlığının derneğin kapatılmasına yönelik girişimi de gündeme getirildi.

Derneğin kapatılması istemiyle açılmış bir dava bulunup bulunmadığını soran İrmez, kültürel ve dilsel araştırmalar yürüten bir derneğin tüzüğü veya faaliyetlerinin hangi somut mevzuat hükmü gerekçe gösterilerek kapatma davasına konu edildiğinin açıklanmasını istedi.

İrmez, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan örgütlenme ve toplanma özgürlüğüne dikkat çekerek kültürel çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarına yönelik işlemlerin bu haklar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Son beş yılın dava ve mahkûmiyet verileri istendi

İrmez, kültürel haklar, kimlikler ve anadiller üzerine faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarına ve temsilcilerine yönelik saldırı ve tehditlerde cezasızlığın önlenmesi için Adalet Bakanlığının bir izleme veya eylem planının bulunup bulunmadığını da sordu.

Önergede, son beş yıl içerisinde Türkiye genelinde dil, kültür ve kimlik araştırmaları yürüten sivil toplum kuruluşları ile temsilcilerine yönelik mala zarar verme, tehdit, hakaret ve silahlı saldırı suçları nedeniyle açılan kamu davalarının sayısı soruldu.

İrmez, açılan davaların kaçının mahkûmiyetle sonuçlandığının kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığına “paydaşlık” sorusu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verilen üçüncü önergede, Mezopotamya’nın tarihsel, kültürel ve dilsel birikimini araştıran ve yaşatmayı hedefleyen sivil toplum kuruluşlarının Bakanlık tarafından paydaş olarak görülüp görülmediği soruldu.

İrmez, Bakanlığın farklı kültür ve dillerin korunmasına yönelik çalışan derneklere sağladığı proje, fon ve hibe desteklerinden kaç kuruluşun yararlandığını sordu.

Önergede, Mezopotamyalılar Dil ve Kültür Araştırma ve Geliştirme Derneği gibi anadil ve kültürel çeşitlilik temelinde çalışan kuruluşlara sağlanan desteklerin açıklanması istendi.

Bağımsız kültür kuruluşları için koruma talebi

İrmez, faaliyet alanı kültürel zenginliğin korunması ve aktarılması olan kültür merkezleri ile derneklerin idari işlemlerle işlevsizleştirildiğini ve saldırılarla hedef alındığını savundu.

Kültür ve Turizm Bakanlığının bağımsız kültür kuruluşlarını korumaya, desteklemeye ve kamusal alandaki görünürlüklerini güvence altına almaya yönelik bir girişiminin bulunup bulunmadığını soran İrmez, kültürel çeşitliliğin korunmasının kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

İrmez ayrıca Mezopotamya halklarının dilleri ve kültürel değerlerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Bakanlık bünyesinde yürütülen özel bir envanter, araştırma veya arşiv çalışması olup olmadığının açıklanmasını talep etti.

Üç bakanlıktan yanıt bekleniyor

İrmez’in üç ayrı soru önergesinde, silahlı saldırının aydınlatılmasının yanı sıra dernek üzerindeki idari işlemlerin hukuki dayanakları, kültür ve anadil çalışmaları yürüten kuruluşların karşılaştığı sorunlar ve bu kuruluşların korunmasına yönelik kamu politikaları gündeme getirildi.

İçişleri, Adalet ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının önergelerde yer alan sorulara vereceği yanıtlar bekleniyor.