CHP’li Avşar, Türkiye’nin istihdam göstergelerini değerlendirerek iktidara kapsamlı ve çok taraflı bir işgücü reformu hazırlanması çağrısında bulundu.

OECD’nin 2025 yılı dördüncü çeyrek istihdam verilerine dikkat çeken Avşar, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında istihdam oranı en düşük ülke konumunda bulunduğunu belirtti.

Çalışma çağındaki nüfusun yüzde 44,9’u istihdamda değil

Türkiye’de 15–64 yaş grubundaki çalışma çağındaki nüfusun istihdam oranının yüzde 55,1 düzeyinde kaldığını aktaran Avşar, bu verinin çalışma çağındaki nüfusun yüzde 44,9’unun istihdamda olmadığını gösterdiğini söyledi.

Avşar’ın paylaştığı verilere göre istihdam oranı;

  • Türkiye’de yüzde 55,1,
  • Hollanda’da yüzde 82,3,
  • Japonya’da yüzde 80,3,
  • Kolombiya’da yüzde 64,7 düzeyinde bulunuyor.

Türkiye’nin yalnızca gelişmiş OECD ülkelerinin değil, benzer ekonomik göstergelere sahip ülkelerin de gerisinde kaldığını ifade eden Avşar, mevcut tablonun işsizlik oranı üzerinden yapılan sınırlı değerlendirmelerle açıklanamayacağını savundu.

Gençler ve kadınlar istihdamın dışında kalıyor

İstihdam dışında kalan nüfusun büyüklüğünde gençlerin ve kadınların durumunun belirleyici olduğunu kaydeden Avşar, ne eğitimde ne de istihdamda olan 15–29 yaş grubundaki gençlerin oranının yüzde 27,1’e ulaştığına dikkat çekti.

Kadınların işgücüne katılma oranının ise yalnızca yüzde 35,2 olduğunu belirten Avşar, nüfusun yarısını oluşturan kadınların üretim ve çalışma yaşamına yeterince katılamamasının hem ekonomik hem de toplumsal sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Avşar, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranının yüzde 30,6 olmasının da işsizlik sorununun resmî işsizlik oranından çok daha geniş bir kesimi etkilediğini gösterdiğini ifade etti.

“Manşet işsizlik verileri gerçeği yansıtmıyor”

İktidarın ekonomi ve istihdam politikalarını yalnızca açıklanan dar tanımlı işsizlik oranı üzerinden oluşturmasını eleştiren Avşar, şu değerlendirmede bulundu:

“Çalışma çağındaki nüfusun yarıya yakını istihdamda değilken bütün politikaları ‘manşet işsizlik’ verileri üzerine kurmak ve ‘İşsizlik oranını kademeli olarak düşürerek 2029 yılında yüzde 7,6’ya indirmeyi hedefliyoruz’ demek, ülkenin gerçek istihdam tablosuyla uyuşmamaktadır.”

İstihdam politikalarının yalnızca iş arayan ve kısa süre içerisinde çalışmaya başlayabilecek kişileri kapsayan dar tanımlı işsizlik verilerine göre belirlenemeyeceğini vurgulayan Avşar, atıl işgücü, kayıt dışı çalışma ve işgücüne katılamayan kesimlerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“Bütün sektörleri kapsayan bir reform hazırlanmalı”

Avşar, Uluslararası Çalışma Örgütü standartları çerçevesinde; tarım ve ham madde, sanayi ve imalat ile hizmet sektörlerinin tamamını kapsayan bütüncül bir reform programı hazırlanmasını istedi.

Hazırlanacak işgücü reformunun şu alanları kapsaması gerektiğini belirtti:

  • Kayıt dışı çalışmanın önlenmesi,
  • İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin güçlendirilmesi,
  • Sendikal hakların güvence altına alınması,
  • İnsan onuruna yaraşır ve güvenceli çalışma koşullarının oluşturulması,
  • Nitelikli ve kaliteli iş olanaklarının artırılması,
  • Üretimde kalite ve verimliliğin yükseltilmesi,
  • Gençlerin ve kadınların istihdama katılımının desteklenmesi.

“Reform ivedilikle uygulamaya alınmalı”

Türkiye’nin sahip olduğu çalışma çağındaki nüfusu üretime ve nitelikli istihdama yönlendiremediğini savunan Avşar, sorunun yalnızca ekonomik büyüme verileriyle çözülemeyeceğini belirtti.

Avşar, iktidara çağrısını şu sözlerle yineledi:

“ILO standartları doğrultusunda, bütün sektörleri kapsayan çok boyutlu ve çok taraflı bir işgücü reformu hazırlanmalı; kayıt dışılıkla mücadeleden sendikal haklara, iş sağlığı ve güvenliğinden kadınlar ile gençlerin istihdamına kadar bütün başlıklarda ivedilikle uygulamaya geçilmelidir.”