CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmekte olan Milli Parklar Kanun Teklifini eleştirdi. Doğa talanına ve ranta hizmet edecek bir teklifle karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Başevirgen, “Bu yıl tarım sektörü yüzde 13 ile en sert daralmasını yaşadı. Ülkede üretici kalmadı. Tarımda çalışan sayısı 7,5 milyondu, 4,5 milyona düştü. Genç çiftçi sayımız yüzde 15’e düştü, ortalama çiftçi yaşı ise 58’e yükseldi. 23 yılda yaklaşık 2,5 Kıbrıs Adası büyüklüğündeki tarım alanımız yok oldu. 2002 yılında mazot 1,62 liraydı bugün 60 liraya dayandı. Bunları konuşmalı, bunlara çözüm yolu aramalıydık. Ancak tüm bu sorunlar ortada dururken önümüze bir teklif getiriliyor ve iktidar yine birilerine rant kapılarını açıyor, sermayeyi koruyor ve doğa talanına izin veriyor” dedi.
CHP Manisa Milletvekili, Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada görüşülmekte olan Milli Parklar Kanun Teklifini eleştirdi.
“DOĞA TALANINA VE RANTA HİZMET EDECEK BİR TEKLİFLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
Doğa talanına ve ranta hizmet edecek bir teklifle karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Başevirgen, “Tarımın, çiftçinin, üreticilerin çözülmesi gereken çok daha acil can alıcı sorunları varken, böyle bir teklifin meclis gündemine getirilmesi hazindir. Çiftçilerin, üreticilerin, besicilerin sorunlarını konuşmalıydık. Ekilen ürünlerin tarlada kalmasını, tarlada ucuz, tezgahlardaki yüksek fiyat farklarını konuşmalıydık. Ama AKP’nin Milli Parkları talana açan teklifini konuşuyoruz. 1 trilyon lirayı aşan ve ödenemeyen çiftçi borçlarını, banka kredilerini konuşmalıydık ama doğal mirasımızı korumaktan ziyade, onu yönetilebilir bir ‘kaynak’ haline getirmeyi hedefleyen kanun teklifini görüşüyoruz” dedi.
“ÇARŞI, PAZAR AKP SAYESİNDE YANGIN YERİ”
İktidarın çiftçiye yeterli destek vermediğinin altını çizen Başevirgen, “İktidarın, Tarım Kanununa uymayarak çiftçimize vermesi gereken 770 milyar lira destek yerine, verdiği 168 milyar lirayı konuşmalıydık. Ama iktidar ne yaptı, her zaman olduğu gibi üretimin ve üreticinin yanında olmak yerine, yandaş sermayenin, talanın, yağmacıların yanında olmayı seçti. Anadolu’nun dört bir yanındaki üretici bitme noktasına geldi ve son çare olarak, ekipmanını, traktörünü, tarlasını satıyor. İktidar ise milli parklarımızı, önemli su kaynaklarımızı, hayvanların göç yollarını bir avuç imtiyaz sahibine peşkeş çekiyor. İktidarın ithalatçı, tarımı bitiren politikaları yüzünden emekli, asgari ücretli, dar gelirli vatandaşlarımız temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldi. Mutfak boş, kiler boş, gıdaya ulaşmak mucize. Çarşı, pazar AKP sayesinde yangın yeri” diye konuştu.
“İKTİDAR YİNE BİRİLERİNE RANT KAPILARINI AÇIYOR VE DOĞA TALANINA İZİN VERİYOR”
AKP’nin 23 yıllık iktidarının sonunda, toplumun her kesiminden yükselen çığlığı duymadığını da belirten Başevirgen, “İktidarları artık hiçbir sorunu çözemez hale gelmişken, getirdikleri bu teklifle halkımızın çözüm bekleyen hangi sorunu çözülecek? İktidar, kimlere söz veriyor kimlere göz kırpıyor? Bu yıl tarım sektörü yüzde 13 ile en sert daralmasını yaşadı. Ülkede üretici kalmadı. Tarımda çalışan sayısı 7,5 milyondu, 4,5 milyona düştü. Genç çiftçi sayımız yüzde 15’e düştü, ortalama çiftçi yaşı ise 58’e yükseldi. 23 yılda yaklaşık 2,5 Kıbrıs Adası büyüklüğündeki tarım alanımız yok oldu. 2002 yılında mazot 1,62 liraydı bugün 60 liraya dayandı. Bunları konuşmalı, bunlara çözüm yolu aramalıydık. Ancak tüm bu sorunlar ortada dururken önümüze bir teklif getiriliyor ve iktidar yine birilerine rant kapılarını açıyor, sermayeyi koruyor ve doğa talanına izin veriyor” ifadelerini kullandı.
“HİÇBİR STK’DAN, MESLEK ODASINDAN VEYA KONU PAYDAŞINDAN GÖRÜŞ ALINMADI”
Görüşülmekte olan teklifin hazırlanırken hiçbir STK’dan, meslek odasından veya konu paydaşından görüş alınmadığına da vurgu yapan Başevirgen, “Bu teklifle, millî parklarda turistik amaçlı bina ve tesis kurulmasına Bakanlık görüşüyle izin verilmesi hedefleniyor ve 49 yıllığına tahsis sağlanıyor. Bu teklifle, korunan alanların yönetimi yerel yönetimlerden ve bağımsız kurumlardan alınarak merkezi idareye devrediliyor. Bu teklif doğal yaşamı ve koruma alanlarını yok etmeyi amaçlıyor. Yandaş sermayenin doğayı talan etmesinin önünü açıyor. Bu teklif, imtiyazlarla denetim ve gözetimle ilgili yetkiyi sadece iktidara bırakıyor ve maalesef keyfiyet meşrulaştırılıyor” dedi.