Beritan Güneş Altın, TBMM’de bağımlılık sorununu toplumsal boyutlarıyla ele aldı; ana dilde eğitim olmadan ayrımcılıkla mücadelenin mümkün olmadığını ve yasakçı yaklaşımların çözüm üretmediğini söyledi.
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, Meclis’te yaptığı üç ayrı konuşmada uyuşturucu ve bağımlılığın toplumsal çürüme boyutuna ulaştığını, ana dilde eğitimin engellendiği bir ülkede ayrımcılıkla mücadelenin samimi olamayacağını ve çocuklara yönelik dijital yasakçı politikaların çözüm üretmediğini vurguladı.
“Uyuşturucu sorunu toplumsal tasfiye boyutuna ulaştı”
DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, TBMM Genel Kurulu’nda uyuşturucu ve bağımlılık sorununa ilişkin yaptığı konuşmada, iktidarın güvenlikçi politikalarını ve sosyal politikaların yokluğunu sert sözlerle eleştirdi. Güneş Altın, “Bu mesele artık bir uyuşturucu sorunu olmaktan çıkmış, toplumu tasfiye eden bir çürüme noktasına ulaşmıştır” dedi.
Konuşmasına ülkede süren protestolar ve hak ihlallerine değinerek başlayan Güneş Altın, Kürt olmanın suç sayıldığı bir iklimde işkencenin sürdüğünü belirterek, “Ne 13 yaşında kaldırılıp yere fırlatılan Kürt çocuğunu ne Diyar Koç’u ne de meydanlarda işkenceye uğrayan halkımızı unutacağız. İşkencecilerden tarih ve hukuk önünde hesap soracağız” ifadelerini kullandı.
Uyuşturucuya ilişkin önergelerin her ay AKP oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Güneş Altın, “Her ay yaklaşık bir saat uyuşturucuyu konuşuyoruz ama ortada tek bir çözüm yok” diyerek iktidara “çözüm haritası” çağrısı yaptı. Sorunun magazinel operasyonlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Güneş Altın, özellikle Kürt illerinde gençliğin eşitsiz kaynak dağılımı, güvenlikçi yönetişim ve sosyal politikaların yokluğu nedeniyle kuşatıldığını söyledi.
Devletin güvenlikte sahada olduğunu, ancak sosyal politikalar söz konusu olduğunda ortadan kaybolduğunu ifade eden Güneş Altın, “Meydanları TOMA, cop ve plastik mermiyle dolduran devlet, uyuşturucu satıldığı ihbarlarına dahi gelmiyor” dedi. SAMER verilerine de dikkat çeken Güneş Altın, “Diyarbakır’da uyuşturucu yaşı 5’e düşmüş durumda” diyerek Meclis’te uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele için komisyon kurulması çağrısı yaptı.
“Anadilde eğitimin olmadığı yerde ayrımcılıkla mücadele samimi olamaz”
Beritan Güneş Altın, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na bağlı Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu’nda Türkiye Maarif Vakfı’nın faaliyetlerinin görüşüldüğü toplantıda da ana dilde eğitim vurgusu yaptı. Güneş, “Avrupa’da ayrımcılığı konuşup bu ülkede Kürt, Süryani, Ermeni çocukların ana dillerinde eğitim hakkını yok saymak ikiyüzlülüktür” dedi.
Maarif Vakfı’nın darbe girişimi sonrası kurulduğunu hatırlatan Güneş Altın, vakfın gerçekten köklü bir dönüşüm mü yoksa yalnızca bir “el değiştirme” mi olduğu sorusunu gündeme getirdi. Vakfın sembollerinden biri olan “koçbaşı” figürünü de eleştiren Güneş Altın, bunun erkeklik ve tahakkümle özdeş bir simge olduğunu belirterek, kadın eksenli ve toplumsallığı esas alan simgelerin görünür kılınması gerektiğini söyledi.
Dil temelli ayrımcılığın Türkiye’de sistematik biçimde sürdüğünü vurgulayan Güneş Altın, ana dilde eğitim hakkı tanınmayan çocukların diğer haklardan da fiilen yararlanamadığını belirtti. Kendisi de psikolog olan Güneş Altın, sahadan bir örnek aktararak, “Bir çocuk yalnızca Kürtçe konuştuğu için öğrenme güçlüğü tanısı alıyor. Sorun çocukta değil, yüz yıldır süren ayrımcı politikalarda” dedi.
“Yasaklar çözüm getirmez”
Beritan Güneş Altın, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonu’nda görüşülen “Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler Raporu”na ilişkin konuşmasında ise yasakçı anlayışı eleştirdi. Raporun çocukların ve uzmanların görüşü alınmadan hazırlandığını belirten Güneş Altın, “Bu rapor alelacele yazılmış, ‘yaptık oldu’ anlayışının ürünüdür. Yasaklarla hiçbir sorun çözülmez” dedi.
Çocukların sosyal medyaya erişiminin engellenmesinin onları daha kontrolsüz ve tehlikeli alanlara iteceğini vurgulayan Güneş Altın, “Sorun bir uygulamayı kapatmak değil, davranışı değiştirmektir” ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelenin yolunun sosyal hayatı güçlendirmekten geçtiğini söyleyen Güneş Altın, raporda çocukların sosyal yaşamını destekleyecek politika ve bütçe önerilerinin yer almadığına dikkat çekti.
Konuşmasının sonunda raporun onaylanmaması çağrısı yapan Güneş Altın, “Bu rapor bizim raporumuz değil, çocukların raporu da değil. Çocuklarla, uzmanlarla birlikte, sosyal yaşamı güçlendiren politikalarla yeni bir çalışma yapılmalıdır” dedi.