Agos Gazetesi 30. kuruluş yılını anarken, Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan “Vazgeçmeyenlere selâm olsun” dedi. 2007’de katledilen kurucu Hrant Dink’in 2006 tarihli “Başardıklarımız” yazısı yeniden paylaşıldı.
Türkiye’de bağımsız gazetecilik ve azınlık hakları mücadelesinin simgelerinden biri olan Agos Gazetesi, 30. kuruluş yılını geride bırakırken, hem geçmişin yükünü hem de direnişin sürekliliğini bir kez daha hatırlattı.
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kurucu Hrant Dink’in yokluğuna rağmen sürdürülen mücadeleye vurgu yaptı:
“30 yılı doldurduk. Hrant Dink’i aramızdan aldılar, ama vazgeçmedik. Vazgeçmeyenlere selâm olsun.”
Hrant Dink’in mirası yeniden hatırlatılıyor
Agos’un 30. yılı kapsamında, 19 Ocak 2007’de gazete binası önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilen Hrant Dink’in kaleme aldığı yazılar yeniden okurla buluşturuluyor.
Bu çerçevede, Dink’in 31 Mart 2006 tarihinde yayımlanan ve Agos’un ilk 10 yılına dair değerlendirmeler içeren “Başardıklarımız” başlıklı yazısı yeniden paylaşıldı. Yazı, yalnızca bir gazetenin hikâyesini değil; aynı zamanda Türkiye’de hakikat, yüzleşme ve birlikte yaşam mücadelesinin de izlerini taşıyor.
10. yıldan 30. yıla: Bir mücadele hattı
Hrant Dink, 2006 yılında Agos’un 10. yılı vesilesiyle kaleme aldığı yazı dizisinde, gazetenin kuruluş amacını ve elde ettiği kazanımları ayrıntılı biçimde ele almıştı.
Bu yazılarda Agos’un yalnızca bir yayın organı değil; Türkiye Ermenilerinin sesi, toplumsal diyalogun zemini ve demokratikleşme mücadelesinin önemli bir parçası olduğu vurgulanıyordu.
Gazete yönetimi, söz konusu yazı dizisinden seçkilerin önümüzdeki haftalarda da yayımlanmaya devam edeceğini duyurdu.
“Vazgeçmeyenlere selâm olsun”
30 yıllık yayın hayatı boyunca baskılara, tehditlere ve kurucusunun katledilmesine rağmen yayın çizgisini sürdüren Agos Gazetesi, yıl dönümünde bir kez daha direniş vurgusu yaptı.
Yetvart Danzikyan’ın sözleri, yalnızca bir anma değil; aynı zamanda gazetecilikte ısrarın, hakikat arayışının ve toplumsal hafızayı diri tutmanın da ifadesi olarak öne çıktı.
Agos’un 30. yılı, bir gazetenin ötesinde; susturulmak istenen bir sesin, aradan geçen onca zamana rağmen hâlâ yankı bulduğunu gösteriyor.





