Gündem

Burhanettin Bulut: “Yerel medya şehrin hafızasıdır”

Bulut, toplantının yalnızca bir buluşma olmadığını, Türkiye’de gazeteciliğin geleceğini konuşmak ve çözüm önerileri üretmek amacıyla düzenlendiğini söyledi.

Abone Ol

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Adana’da düzenlenen “Doğu Akdeniz Yerel Medya Buluşması”nda yerel medyanın sorunlarını, basın özgürlüğünü ve Türkiye’de gazeteciliğin içinde bulunduğu durumu değerlendirdi. Bulut, toplantının yalnızca bir buluşma olmadığını, Türkiye’de gazeteciliğin geleceğini konuşmak ve çözüm önerileri üretmek amacıyla düzenlendiğini söyledi.

Doğu Akdeniz Yerel Medya Buluşması Adana’da gerçekleştirildi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Adana’da düzenlenen “Doğu Akdeniz Yerel Medya Buluşması” kapsamında bölge illerinden gelen gazetecilerle bir araya geldi.

Toplantıya Adana, Mersin, Hatay, Osmaniye, Gaziantep, Kilis, Niğde ve Kahramanmaraş’tan yerel medya temsilcileri katıldı. Ulusal basından gazetecilerin de yer aldığı buluşmada, yerel medyanın sorunları, gazeteciliğin geleceği ve basın özgürlüğü konuları ele alındı.

Bulut, toplantının Türkiye genelinde yapılması planlanan medya buluşmalarının beşincisi olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Türkiye’nin dört bir yanında bu toplantıları yapmayı planlıyoruz. Hep ayrılıklar konuşulur ama biz ortaklaşmayı arıyoruz. Ege’deki gazetecilerin sorunlarıyla doğudaki gazetecilerin sorunları nasıl ortaklaştırılabilir, bunu tartışıyoruz.”

“Gazetecilik Türkiye’de anormal bir hale getirildi”

Türkiye’de gazeteciliğin olması gereken mesleki niteliğinden uzaklaştığını söyleyen Bulut, basının iki kutuplu bir yapı içinde sıkıştığını dile getirdi.

Bulut, “Bugün gazetecilik, birilerinin sahipliğinde yapılan iş gibi görülüyor. Bir holding gazeteciliği ya da iki kutup arasında sıkışmış bir medya anlayışı oluştu. Bir taraf sadece kendi medyasını, diğer taraf kendi medyasını izliyor. Oysa gazetecilik bu değildir” dedi.

Gazeteciliğin temel görevinin halkın haber alma hakkını sağlamak olduğunu vurgulayan Bulut şöyle konuştu:

“Gazeteciler kamu hizmeti verir. Hakikati topluma ulaştırırlar. Eğer hakikat eksik aktarılıyorsa bu sadece gazeteciliğin değil, o ülkedeki demokrasinin de sorunudur.”

“Yerel medya şehrin hafızasıdır”

Konuşmasında yerel medyanın tarihsel rolüne dikkat çeken Bulut, yerel gazetelerin kentlerin hafızasını oluşturduğunu söyledi.

Adana örneğini veren Bulut, Yeni Adana Gazetesi’nin Kurtuluş Savaşı yıllarında işgale rağmen yayın yapmaya devam ettiğini hatırlattı.

Bulut şöyle konuştu:

“Fransız işgali sırasında Yeni Adana gazetesi Karaisalı’ya giderek yayın hayatına devam etti ve Kurtuluş Savaşı mücadelesinin önemli bir parçası oldu. Yerel medya sadece haber yapan bir kurum değildir; bir kentin sesi, vicdanı ve hafızasıdır.”

Yerel medyanın belediyeleri, yerel meclisleri ve bölgesel sorunları takip ettiğini belirten Bulut, çevre sorunlarından tarıma kadar birçok konunun ulusal gündeme yerel medya sayesinde taşındığını ifade etti.

Yerel medyanın iki temel sorunu: Ekonomik bağımsızlık ve örgütlenme

Yerel basının karşı karşıya olduğu sorunların gazeteciler tarafından tartışılması gerektiğini söyleyen Bulut, özellikle iki başlığın öne çıktığını belirtti:

· Ekonomik bağımsızlık

· Mesleki örgütlenme

Bulut, bu iki sorun çözülmeden bağımsız gazetecilik yapılamayacağını dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:

“Bir medya kuruluşu ekonomik olarak bağımsız değilse birine bağlı hale gelir. Bu ister iktidar ister başka bir güç olsun fark etmez. Bağımlılık gazetecilik hizmetinin ortadan kalkması demektir.”

“Basın hizmeti vatandaşın anayasal hakkıdır”

Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil toplumun hakkı olduğunu vurgulayan Bulut, basın hizmetinin anayasal bir hak olduğunu ifade etti.

“Nasıl barınma hakkı anayasal bir haksa, güvenlik devletin yükümlülüğüyse, basın hizmeti de bir kamu hizmetidir. Vatandaşın haber alma hakkı vardır. Bu hak ortadan kalkarsa demokrasi de ortadan kalkar.”

“Türkiye’de gazeteciler neden cezaevinde?”

Konuşmasında gazetecilerin tutuklanmasına da değinen Bulut, bunun Türkiye’de demokrasinin zayıfladığının göstergesi olduğunu söyledi.

Bulut, Türkiye’nin medya özgürlüğü açısından karanlık bir dönemden geçtiğini ifade ederek şu sözleri kullandı:

“Gazetecilerin cezaevine konulması yalnızca basın sorunu değildir. Bu demokrasinin erozyona uğradığının göstergesidir.”

Basın kurumlarına sert eleştiri

Bulut, konuşmasında medya alanındaki bazı kamu kurumlarını da eleştirdi. Özellikle üç kurumu işaret eden Bulut şunları söyledi:

· Basın İlan Kurumu

· Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı

· RTÜK

Bulut’a göre bu kurumlar basını desteklemek yerine baskı aracı olarak kullanılıyor.

“Basın İlan Kurumu yerel medyanın ayakta kalmasını sağlaması gerekirken gazeteleri zorla birleştirmeye çalışıyor. RTÜK ise yayın özgürlüğünü korumak yerine televizyon kanallarını kapatma tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor.”

“Manşetler tek merkezden hazırlanıyor”

Bulut, bazı gazetelerin manşetlerinin aynı merkezden üretildiğini iddia ederek medyada tek sesliliğin arttığını söyledi.

“Bir gazeteye bakıyorsunuz, sonra diğerine bakıyorsunuz. Aynı manşet, aynı paragraf, aynı fotoğraf. Bu gazetecilik değil; toplumun yönlendirilmesidir.”

TRT’ye eleştiri: “Kamu yayıncılığı görevini yerine getirmiyor”

Bulut, kamu yayıncılığı yapan TRT’yi de eleştirerek kurumun tarafsızlığını yitirdiğini savundu.

“TRT hepimizin vergileriyle ayakta duran bir kurumdur. Kamu adına habercilik yapması gerekir. Ancak bugün TRT’nin tarafsız bir yayıncılık yaptığına kimse inanmıyor.”

“Gazeteciliğin geleceğini birlikte konuşacağız”

Bulut, yerel medya buluşmalarının farklı bölgelerde devam edeceğini belirterek bu toplantılardan çıkan sonuçların bir rapora dönüştürüleceğini söyledi.

Toplantıların sonunda hazırlanacak raporun CHP’nin programına da yansıyacağını ifade eden Bulut, şöyle konuştu:

“Gazeteciler sorunlarını kendileri tartışacak. Biz de bunları dinleyeceğiz. Türkiye’nin dört bir yanında yapılacak toplantıların ardından İstanbul’da büyük bir buluşma gerçekleştireceğiz ve ortaya çıkan sonuçları parti programımıza dahil edeceğiz.”

Yerel medyanın rolüne vurgu

Konuşmasının sonunda yerel medyanın toplumsal önemine dikkat çeken Bulut, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bir şehrin hafızasını, sesini ve vicdanını ancak yerel medya sayesinde koruyabiliriz. Çiftçinin tarlasındaki ürünü, gencin geleceğini, emeğin karşılığını yine yerel medyada görebiliriz. Bu nedenle yerel medya demokrasinin en önemli güvencelerinden biridir.”