Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Antalya’nın Gündoğmuş ilçesi sınırlarında bulunan ve doğa harikası olarak bilinen Alara Çayı’na yeniden HES yapılacağı iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Coşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergeleri vererek, bölge halkının yeniden HES projeleri tehdidi ile karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
“Kuraklık tehdidine rağmen su kaynaklarımızı yok etme çabasındasınız”
2021 yılında halkın kararlı mücadelesi ve açılan davalar sonucu iptal edilen HES projelerinin ardından, aynı bölgede yeniden hidroelektrik santral planlarının gündeme gelmesinin doğa için büyük bir tehdit olduğunu belirten Coşar, iktidara şu sözlerle tepki gösterdi:
“Kuraklık tehdidine rağmen su kaynaklarımızı yok etme çabasındasınız. Gündoğmuş halkı, Alara Çayı’na tekrar HES’lerin yapılacağı ve akarsuyun borulara hapsedileceği yeni bir talan projesi ile karşı karşıya bırakılmaktadır. İktidar, küresel iklim krizine karşı önlem almak yerine, Alara Çayı havzasının doğal yaşamını yok edecek projelere yönelmektedir.”
20 kilometrelik boru hattı tehdidi
Coşar’ın verdiği bilgilere göre, DSİ tarafından yürütülen ön çalışmalar kapsamında, Alara Çayı’nın doğduğu noktaya yakın bir bölgede kurulacak HES’ten alınacak su, 20 kilometreden fazla boru hattı ile farklı santrallere taşınacak. Bu projenin hayata geçmesi halinde Alara Çayı’nın doğal akışının engelleneceğini söyleyen Coşar, Köprülü, Kayabükü, Balkaya, Ortaköy, Narağacı, Ortakonuş, Umutlu, Senir, Kalecik, Karabul, Karaisa, Güneycik mahalleleri ve ilçe merkezinin doğrudan olumsuz etkileneceğini ifade etti.
“Alara Çayı hayattır”
Alara Çayı’nın bölge halkı için sadece bir su kaynağı değil, yaşamın kendisi olduğunu vurgulayan Coşar, şunları kaydetti:
“Alara Çayı yüzyıllardır bölgenin doğal hayatını, tarımını ve kültürel dokusunu şekillendirmiştir. Tarım, hayvancılık, kiraz, incir, üzüm, zeytin üretimi, sebzecilik ve arıcılık gibi birçok faaliyet için yaşamsal öneme sahiptir. Olası bir HES projesi ile suyun doğadan koparılıp borulara hapsedilmesi telafisi mümkün olmayan hasarlara yol açacak, doğal yaşam yok olacak, köyler zamanla boşalacaktır. Bitki örtüsü ve yaban hayatı kaybolacak, kırsal hayat sona erecek, göç artacaktır. Alara Çayı’nın yok olması hayatın yok olmasıdır. Alara Çayı hayattır, planlanan bu proje yaşam hakkını engellemektedir.”
Coşar, iktidara çağrıda bulunarak Alara Çayı’na dair tüm HES projelerinin derhal iptal edilmesi gerektiğini, bu doğal varlığın korunmasının sadece bölge halkının değil tüm yurttaşların sorumluluğu olduğunu söyledi.