CHP’li Meryem Gül Çiftci Binici Adana’da Konuştu: “Silivri’de Hukuk Değil, Önceden Yazılmış Bir Senaryo İzliyoruz”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftci Binici, Adana’da düzenlenen panelde CHP’li belediyelere yönelik soruşturma süreçlerini “hukuksuzluk” olarak nitelendirdi. Silivri’de görülen davalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Binici, dosyalarda somut delil bulunmadığını savunarak, “Cumhuriyet Halk Partili belediyeler siyasi operasyonlarla hedef alınıyor” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Adana’da düzenlediği panelde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftci Binici konuşmacı olarak yer aldı. Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte CHP Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu ile CHP Parti Meclisi Üyesi Ali Abbas Ertürk de konuşma yaptı.
Panelin ana gündemini, CHP’li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalar, Silivri’de devam eden dava süreçleri ve yerel yönetimlere dönük siyasi baskı iddiaları oluşturdu.
“Adana çok ciddi bir hukuksuzlukla karşı karşıya”
Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Binici, Adana’nın son dönemde siyasi baskıları en yoğun yaşayan kentlerden biri olduğunu söyledi. İstanbul’dan sonra en büyük hukuksuzluk dalgasının Adana’da yaşandığını savunan Binici, CHP’li belediyelerin özellikle hedef alındığını ileri sürdü.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin elde ettiği başarıyı hatırlatan Binici, “Halk Cumhuriyet Halk Partisi’ni denemeye karar verdi. 47 yıl sonra partimizi Türkiye’nin birinci partisi yaptı. Ancak mazbata törenlerinden kısa süre sonra ‘silkeleyin bunları’ anlayışıyla başlayan bir süreç devreye sokuldu” ifadelerini kullandı.
“Önce mali baskı, sonra yargı operasyonları geldi”
CHP’li belediyelerin önce ekonomik yöntemlerle baskı altına alındığını söyleyen Binici, İller Bankası paylarının kesildiğini, geçmiş dönem SGK ve vergi borçlarının tahsil edilmesi yoluna gidildiğini belirtti.
Bu sürecin ardından “yargı ayağının” devreye sokulduğunu ifade eden Binici, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan atamaların ardından operasyonların hız kazandığını dile getirdi.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in gözaltına alınmasıyla başlayan sürecin daha sonra başka CHP’li belediyelere yayıldığını kaydeden Binici, soruşturmaların siyasi amaç taşıdığını öne sürdü.
“Aziz İhsan Aktaş dosyaları siyasi operasyon aracına dönüştürüldü”
Konuşmasının önemli bölümünü kamuoyunda tartışılan Aziz İhsan Aktaş dosyalarına ayıran Binici, söz konusu şirketlerin yalnızca CHP’li belediyelerle değil, birçok kamu kurumu ve AKP’li belediyeyle de çalıştığını söyledi.
“Yargıtay’ın temizlik işlerini yapan şirketten söz ediyoruz” diyen Binici, buna rağmen yalnızca CHP’li belediyeler üzerinden suçlama üretildiğini savundu.
Binici, “Aynı şirketlerin devlet kurumlarıyla yaptığı işler görmezden geliniyor ancak CHP’li belediyeler söz konusu olduğunda rüşvet iddiaları üzerinden bir algı oluşturuluyor” ifadelerini kullandı.
“Bu bir dosya değil, deli saçması iddialar bütünü”
Silivri’de devam eden dava süreçlerine ilişkin sert değerlendirmelerde bulunan Binici, soruşturma dosyalarında somut delil bulunmadığını söyledi.
“Eğer buna dosya dersek gerçekten görevini layıkıyla yapan cumhuriyet savcılarına haksızlık etmiş oluruz” diyen Binici, iddianamelerin “dedikodular”, “gizli tanık beyanları” ve “iftiralar” üzerine kurulduğunu öne sürdü.
Geçmişteki Ergenekon ve Balyoz davalarını hatırlatan Binici, “O dönem en azından delil üretme çabası vardı. Bugün ise buna bile tenezzül edilmiyor” dedi.
“Gizli tanıklar belediye başkanlarını bile tanımıyor”
Binici, duruşmalarda yaşandığını söylediği bazı örnekleri de paylaşarak gizli tanık ifadelerinin güvenilir olmadığını savundu.
Beşiktaş Belediye Başkanı’nın isminin yanlış söylendiğini, Seyhan Belediye Başkanı’nın kadın olduğunun dahi bilinmediğini aktaran Binici, “Gizli tanık hangi kişiyi tanıması istenirse onu tanıyacağını söylüyor. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız” diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmalarında da benzer durumların yaşandığını ileri süren Binici, “İnsanların isimlerini, görevlerini, cinsiyetlerini dahi bilmeyen ifadeler üzerinden siyasi operasyon yürütülüyor” dedi.
“Gerçekleri yurttaşlara anlatmak artık örgütlerin görevi”
Medyanın büyük bölümünün iktidar kontrolünde olduğunu savunan Binici, yurttaşların doğru bilgiye ulaşmasının zorlaştığını ifade etti.
“Artık gerçekleri halka anlatacak mecra sizlersiniz” diyen Binici, parti örgütlerine ve yurttaşlara sahada daha aktif çalışma çağrısı yaptı.
Silivri’deki duruşmaların izlenmesini isteyen Binici, “Orada yaşananları görün, sonra gidin Adana’da insanlara anlatın” ifadelerini kullandı.
Tanburoğlu: “Bu kuşatmayı birlikte yırtıp geçeceğiz”
Panelin açılışında konuşan Anıl Tanburoğlu ise Meryem Gül Çiftci Binici’nin sürecin en yakından takipçisi olduğunu belirterek, panelin hukuksuzluklara karşı mücadele açısından önemli olduğunu söyledi.
Tanburoğlu, “Partimize yönelen kuşatmayı nasıl yırtıp geçeceğimizi, umudu ve kararlılığı konuşacağız” dedi.
Ali Abbas Ertürk: “Türkiye ağır baskı koşullarından geçiyor”
Ali Abbas Ertürk de konuşmasında Türkiye’de demokrasi, ifade özgürlüğü ve seçim güvenliğinin tehdit altında olduğunu savundu.
CHP örgütlerinin zor koşullara rağmen mücadeleyi sürdürdüğünü belirten Ertürk, “Bu mücadelede en büyük gücümüz örgütümüzdür” ifadelerini kullandı.
Adana örgütünün belediye başkanlarına güçlü biçimde sahip çıktığını söyleyen Ertürk, “Ne kadar büyük bedel ödersek ödeyelim, sonunda büyük bir zafer yaşayacağız” dedi.