Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkâri, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van barolarının imzasını taşıyan ortak açıklamada, yaklaşık yarım asırdır süren çatışmalı ortamın sona erdirilmesine yönelik her samimi hukuki ve demokratik adımın tarihi bir fırsat olarak değerlendirildiği ifade edildi. Açıklamada, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un hukuk tekniği ve kapsamı bakımından geliştirilmesi gereken yönleri bulunduğu belirtilmekle birlikte, silahların tamamen susmasını ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesini hedeflemesi nedeniyle tarihi bir adım olduğu vurgulandı. Barolar, kalıcı barışın yalnızca ceza hukuku düzenlemeleriyle sağlanamayacağını belirterek, sürecin hukukun üstünlüğü, şeffaflık, toplumsal adalet ve demokratikleşme ilkeleri temelinde ilerlemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada ayrıca temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ile toplumun tüm kesimlerinin sürece katılımının önemine dikkat çekildi. Ortak metinde, kanunun uygulamada farklı yorumlara yol açabilecek hükümlerinin açık ve öngörülebilir hale getirilmesi, kapsamının netleştirilmesi ve eşit uygulamayı sağlayacak objektif ölçütlerin belirlenmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu kaydedildi. Barolar, düzenlemenin eksikliklerinin evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda giderilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerini saklı tuttuklarını belirtirken, Türkiye'nin uzun yıllardır özlemini duyduğu kalıcı barışa katkı sunabilecek bu düzenlemeyi ilkesel olarak desteklediklerini açıkladı. Açıklama, "Kamuoyuna saygıyla duyurulur." ifadeleriyle sona erdi.