Birleşmiş Milletler’in çocukların satışı, cinsel istismarı ve cinsel tacizi konusundaki bağımsız insan hakları uzmanı Mama Fatima Singhateh, küresel ölçekte bazı ilerlemeler kaydedilse de milyonlarca çocuğun hâlâ insan ticareti, cinsel istismar ve taciz riski altında olduğunu açıkladı.
Birleşmiş Milletler’in çocukların satışı, cinsel istismarı ve cinsel tacizi konusundaki bağımsız insan hakları uzmanı Mama Fatima Singhateh, dünya genelinde çocuklara yönelik suçların ciddi bir tehdit olmaya devam ettiğini belirtti.
Pazartesi günü yaptığı açıklamada Singhateh, bazı alanlarda ilerleme sağlanmış olsa da çocukların hâlâ satılma, cinsel istismara ve tacize maruz kalma gibi ağır risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
“İstismarın boyutu hâlâ endişe verici”
Singhateh, United Nations Human Rights Council’ne sunduğu nihai raporunda, dünyada çok sayıda çocuğun insan ticareti mağduru olduğunu ve cinsel istismara maruz kaldığını söyledi.
“Bu suçların birbirleriyle bağlantısına dair daha derin bir anlayış oluştu. Daha güçlü uluslararası iş birliği, mağdur odaklı yaklaşımlar ve özel sektörün daha aktif katılımı da görülüyor. Ancak bu gelişmelere rağmen çocuklara yönelik istismarın boyutu ve ciddiyeti hâlâ kaygı verici,” dedi.
Uzman, birçok vakada bu suçların gizlendiğini, kimi zaman normalleştirildiğini ya da yeterince ciddiye alınmadığını da sözlerine ekledi.
Dijital tehditler ve krizler riski büyütüyor
Raporda, son yıllarda ülkelerin ceza hukuku sistemlerini uluslararası standartlarla uyumlu hâle getirme ve failleri cezalandırma konusunda ilerleme kaydettiği ifade edildi.
Ancak Singhateh’e göre çocuk cinsel istismarı hızla değişen ve yeni riskler barındıran bir tabloya dönüşüyor. Özellikle dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte çevrim içi cinsel istismar ve taciz vakalarında artış gözleniyor.
Bunun yanında:
Silahlı çatışmalar
İklim kaynaklı afetler
Ekonomik krizler ve madencilik faaliyetlerinin genişlemesi gibi faktörlerin çocukların savunmasızlığını artırdığı belirtiliyor.
Ülkelere çağrı: Yasal çerçeveler güçlendirilmeli
Singhateh, ortaya çıkan yeni risklere karşı mevcut stratejilerin yeniden düşünülmesi gerektiğini belirterek ülkeleri şu adımları atmaya çağırdı:
Çocuklara yönelik her türlü istismarı açık biçimde suç sayan yasal düzenlemeleri güçlendirmek ve etkin şekilde uygulamak
Dijital güvenliğe yatırım yapmak ve teknoloji platformlarını daha sıkı düzenlemek
Sınır ötesi iş birliğini geliştirmek
Mağdur odaklı adalet mekanizmalarını güçlendirmek
Sorunun temel nedenlerini ortadan kaldırmaya yönelik politikalar geliştirmek
Özel sektörü çocukların korunmasında aktif ortak hâline getirmek
Uzman ayrıca çocuklarla çalışan tüm kurum ve bireylerin, alınan her karar ve uygulamada çocukların haklarını merkezde tutması gerektiğini vurguladı.
“Bu suçlar önlenebilir”
Singhateh, çocukların satışı, cinsel istismarı ve tacizinin kaçınılmaz olmadığını belirterek, doğru politikalarla bu suçların önlenebileceğini söyledi.
“Bu sorunlar siyasi, ekonomik ve teknolojik tercihlerden kaynaklanıyor. Çocuk haklarını koruma ve onları savunmasız bırakan boşlukları kapatma kapasitesine sahibiz. Her çocuğun değer gördüğü ve sömürüden uzak yaşadığı bir dünya inşa etmek mümkün,” ifadelerini kullandı.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti: Tecavüz savaş silahı olarak kullanılıyor
Öte yandan United Nations Human Rights Office, Pazartesi günü yaptığı açıklamada Democratic Republic of the Congo’daki çatışmalarla bağlantılı cinsel şiddetin boyutuna dikkat çekti.
Raporda yer alan 2025 verilerine göre ülkede 887 çatışma bağlantılı cinsel şiddet olayı kaydedildi ve 1.534 kişi mağdur oldu. Mağdurların büyük çoğunluğunu 854 kadın ve 672 kız çocuğu oluşturdu.
Özellikle North Kivu ve South Kivu illerinde yaşanan vakalar, toplam olayların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturdu. Bu durum, ülkenin doğusunda süren güvenlik krizinin kadınlar ve çocuklar üzerindeki ağır etkisini ortaya koyuyor.