Siyaset

DEM Partili İrmez’den Suriye’deki Saldırılar İçin TBMM’ye Soru Önergesi

Abone Ol

DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, Halep’in Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde Kürt ve Süryani sivillere yönelik saldırıları Meclis gündemine taşıdı. İrmez, Türkiye’nin söz konusu saldırılar ve paramiliter gruplarla ilişkisine dair iddialara açıklık getirilmesini istedi.

DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, Suriye’de devam eden çatışmalar ve sivillere yönelik saldırılarla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi sundu. İrmez, özellikle Halep’in Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde yaşayan Kürt ve Süryani halklara yönelik saldırıların arttığını belirterek, Türkiye’nin bu sürece ilişkin tutumunun açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaşın 14 yıldır milyonlarca insanın yerinden edilmesine, yüz binlerce can kaybına ve ağır insani yıkımlara yol açtığını hatırlatan İrmez, Beşar Esad’ın Aralık 2024’te ülkeyi terk etmesi ve Baas rejiminin çöküşüyle birlikte bölgede yeni ve belirsiz bir siyasi-askeri sürecin başladığını ifade etti.

“Cihatçı saldırılar rejim değişikliği sonrası da sürüyor”

İrmez, iç savaşın ilk yıllarından itibaren Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan halkların, insanlığa karşı suçlarla anılan örgütlere karşı demokratik bir birliktelik temelinde öz savunma mekanizmaları geliştirdiğini vurguladı. Ancak rejim değişikliği sonrasında da cihatçı grupların saldırılarının devam ettiğini belirtti.

Şam’da yönetimi devralan HTŞ lideri Ahmed eş-Şara ve kabinesinin, radikal paramiliter gruplara lojistik destek sağladığına yönelik iddialara dikkat çeken İrmez, özellikle Dürzilerin ve Alevilerin yaşadığı bölgelerin hedef alındığını ifade etti.

Halep’te Kürt ve Süryani mahalleleri hedefte

Soru önergesinde güncel saldırıların Halep’in Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde yoğunlaştığına işaret eden İrmez, Sultan Süleyman Şah Tugayı, Hamza Tümeni ve Sultan Murad Tümeni gibi paramiliter yapıların bu saldırılarda aktif rol aldığına dair bilgilerin kamuoyuna yansıdığını kaydetti.

Türkiye’nin bu gruplara askeri eğitim, lojistik destek ve operasyonel imkân sağladığı yönündeki iddiaların da bölgedeki barış ortamını tehdit ettiğini belirten İrmez, söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

Üç kritik soru yöneltti

İrmez, Dışişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

  • Halep’te Kürt ve Süryani sivillere yönelik saldırılara ilişkin Türkiye Cumhuriyeti kurumlarınca yürütülen bir izleme, raporlama veya diplomatik girişim bulunup bulunmadığı,

  • Türkiye’nin adı geçen paramiliter gruplara askeri eğitim, lojistik destek, silah veya operasyonel kolaylık sağladığına dair iddiaların doğru olup olmadığı ve son üç yılda bu gruplarla yapılan iş birliklerinin kapsamı,

  • Kürtler, Aleviler, Dürziler ve Süryaniler gibi tarihsel olarak hedef alınan topluluklara yönelik saldırıların önlenmesi amacıyla Türkiye’nin Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları mekanizmaları nezdinde herhangi bir girişim başlatıp başlatmadığı.

İrmez, Orta Doğu’da kalıcı barışın ancak şiddetten uzak, demokratik ve kapsayıcı bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını vurguladı.