DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Şırnak’ın Cizre ilçesi sınırlarında planlanan Nerdüş HES ve Sulama Barajı Projesi’ne ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Aslan, söz konusu projenin bir enerji ya da sulama yatırımı olmanın ötesine geçtiğini belirterek, hukukun, kültürel mirasın, doğanın ve yurttaş iradesinin aynı anda ihlal edildiğini söyledi.
Nerdüş’te yaşananların tek bir bakanlığın ya da idari işlemin sonucu olmadığını vurgulayan Aslan, bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na soru önergeleri verdiğini, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’na başvurduğunu ve Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi sunduğunu açıkladı.
“Çelişkili Kurul Kararları, Şeffaflıktan Uzak ÇED Süreci”
Aslan, aynı proje alanı için Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kısa aralıklarla birbiriyle çelişen kararlar aldığını hatırlatarak, bir dönem “sakınca yoktur” denilen alanın daha sonra arkeolojik sit alanı ilan edildiğini söyledi. Ancak bu tescilin ÇED sürecine yansıtılmadığını, sit alanlarının baraj gövdesi ve rezervuarla çakışıp çakışmadığına dair kamuoyuna sunulmuş şeffaf bir teknik rapor bulunmadığını belirtti.
15 Aralık 2025 itibarıyla ÇED olumlu kararının verilmesini “geri dönüşü olmayan bir tahribatın önünü açan hukuksuzluk” olarak nitelendiren Aslan, “Sit alanlarının varlığı kabul edilmesine rağmen ‘önce ÇED, sonra bakarız’ anlayışıyla süreç tamamlandı” dedi.
“Köyler Kapalı, Ormanlar 49 Yıllığına Tahsis Edildi”
Aslan, bölgede yalnızca baraj ve HES projeleriyle sınırlı olmayan çok yönlü bir ihlal zinciri bulunduğunu ifade etti. Hisar ve Çağlayan (Şax ve Heblêr) köylerinin yıllardır “güvenlik” gerekçesiyle yerleşime kapalı tutulduğunu hatırlatan Aslan, buna karşın Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 57 milyon metrekareyi aşan orman alanının 49 yıllığına Milli Savunma Bakanlığı’na tahsis edildiğini söyledi.
Bu alanların içinde dava süreci devam eden özel mülkiyetlerin, köy ortak alanlarının ve eski yerleşim yerlerinin bulunduğunu vurgulayan Aslan, yurttaşların topraklarına girişine izin verilmezken aynı bölgede askeri tatbikat sahaları oluşturulmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“Bu Bir Kamu Yararı Değil, Eko-Kırımcı Yönetim Anlayışı”
Nerdüş’te baraj projeleri, arkeolojik sit alanları ve askeri yasak bölgelerin iç içe geçtiğini belirten Aslan, “Aynı coğrafyada çoklu rejimler işletiliyor ancak hiçbirinde yurttaş muhatap alınmıyor. Bu tablo kamu yararı değil; rantı, güvenlikçiliği ve hafıza silmeyi esas alan eko-kırımcı bir yönetim anlayışını gösteriyor” dedi.
“Sorumlular Hesap Vermeli”
Aslan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yönelttikleri soruların net olduğunu belirterek şunları sıraladı:
-
Kültürel miras neden korunmadı?
-
Orman alanları hangi yetkiyle ve hangi hukuki dayanakla tahsis edildi?
-
Yargı süreçleri tamamlanmadan neden fiili durum yaratılıyor?
-
DSİ hangi onaylarla sahaya inmeye hazırlanıyor?
-
Bu tahribatın sorumluluğunu kim üstlenecek?
“Nerdüş’te olan biten yalnızca Şırnak’ın meselesi değil” diyen Aslan, bunun Türkiye’de doğanın, tarihin ve yaşam alanlarının nasıl gözden çıkarıldığının somut bir örneği olduğunu vurguladı.
DEM Parti olarak hukuku, kültürel mirası, doğayı ve yurttaşların yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini belirten Aslan, “Bu fotoğrafın karartılmasına izin vermeyeceğiz. Meclis’te, sahada ve kamuoyu önünde kararlılıkla mücadeleyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.