DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Taksim Meydanı’nda yaptığı açıklamada iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu.
DİSK heyeti, Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı önüne çelenk bırakarak 1 Mayıs’ı andı. Burada konuşan Çerkezoğlu, Türkiye’de ve dünyada işçi sınıfının mücadelesini selamlayarak, 1 Mayıs’ın taleplerin en güçlü şekilde dile getirildiği gün olduğunu vurguladı.
“Taksim işçi sınıfının hafızasıdır”
Çerkezoğlu, Taksim Meydanı’nın tarihsel olarak 1 Mayıs ile özdeşleştiğini belirterek, yasakların bu gerçeği değiştiremeyeceğini ifade etti. 1 Mayıs 1977 Taksim Katliamı ve 12 Eylül 1980 Darbesi gibi süreçlerin dahi bu sembolik anlamı ortadan kaldıramadığını söyledi.
“Taksim Meydanı, 1 Mayıs meydanıdır. Bu meydan Türkiye işçi sınıfının, emekçi halkın, kadınların ve gençlerin hafızasıdır” diyen Çerkezoğlu, meydanın mücadele ve dayanışmanın simgesi olduğunu dile getirdi.
“Yasak, iktidarın zihniyetini gösteriyor”
2013 sonrası Taksim’de 1 Mayıs kutlamalarına getirilen yasakların siyasi bir tercih olduğunu savunan Çerkezoğlu, bu kararların işçilerin sesini bastırmayı amaçladığını ifade etti. Yasakların yalnızca bir alan sınırlaması olmadığını, aynı zamanda yönetim anlayışını yansıttığını belirtti.
“Emeğe karşı sermayenin iktidarı”
Çerkezoğlu, mevcut iktidarın politikalarını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün ülkeyi yöneten iktidar, emeğe karşı sermayenin iktidarıdır, halka karşı rantın iktidarıdır. İktidar toplumsal desteğini kaybettikçe daha da baskıcı yöntemlere sarılmaktadır. Yargıyı siyasallaştırarak, hukuku bir sopa haline getirerek iktidarını sürdürmeye çalışmaktadır.”
Açıklamada, artan eşitsizlikler, adaletsiz vergi sistemi ve emekçilerin düşük ücretlere mahkûm edilmesi de eleştirildi.
“Birleşelim, bu düzeni değiştirelim”
Çerkezoğlu, konuşmasının sonunda işçi ve emekçilere birlik çağrısı yaparak, “Birleşelim, direnelim, mücadelemizi büyütelim ve bu adaletsiz düzeni değiştirelim” dedi.
DİSK’in 1 Mayıs mesajı, emek, demokrasi ve adalet taleplerinin güçlü bir şekilde dile getirildiği bir çağrı olarak öne çıktı.