UNESCO’nun 2026 Küresel Eğitim İzleme Raporu, dünya genelinde eğitim krizinin derinleştiğini ortaya koydu. Okul çağındaki her 6 çocuktan biri eğitimden dışlanırken, toplam sayı 273 milyona ulaştı.
Eğitimden dışlanma yedinci yıl üst üste arttı
Birleşmiş Milletler’e bağlı UNESCO tarafından yayımlanan 2026 Küresel Eğitim İzleme (GEM) Raporu, küresel ölçekte eğitimden kopuşun sistematik bir hal aldığını gözler önüne serdi.
Rapora göre, dünya genelinde okul dışında kalan çocuk ve gençlerin sayısı yedi yıldır kesintisiz artarak 273 milyona ulaştı. Bu veri, eğitim sistemlerinin krizlerle baş etmekte zorlandığını açıkça ortaya koyuyor.
Okul çağındaki çocukların altıda biri eğitim hakkından mahrum kalırken, ortaokulu tamamlayabilenlerin oranı ise yalnızca üçte iki seviyesinde kalıyor.
Çatışmalar ve nüfus artışı süreci yavaşlatıyor
2015 yılından bu yana eğitimde kaydedilen ilerleme neredeyse tüm bölgelerde yavaşladı. Raporda bu duruma yol açan başlıca nedenler şöyle sıralandı:
- Silahlı çatışmalar ve krizler
- Hızlı nüfus artışı
- Eğitim altyapısındaki yetersizlikler
Özellikle Sahra Altı Afrika, bu olumsuzluklardan en fazla etkilenen bölge olarak öne çıkıyor.
Çatışma bölgelerinde tablo daha ağır
Rapora göre, resmi verilerin ötesinde milyonlarca çocuk daha fiilen eğitim dışında kalmış durumda.
Savaş ve istikrarsızlık ortamlarında yaşayan çocuklar için eğitim erişimi yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal engeller nedeniyle de ciddi biçimde kısıtlanıyor.
Tüm olumsuzluklara rağmen önemli kazanımlar da var
UNESCO, son 20 yılda eğitim alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğine de dikkat çekiyor.
- 2000 yılından bu yana her dakika 25’ten fazla çocuk daha okula kaydoldu
- Küresel kayıt oranlarında belirgin artış sağlandı
- Bazı ülkeler eğitim erişimini ciddi biçimde genişletti
Bu gelişmeler, doğru politikalar uygulandığında ilerlemenin mümkün olduğunu gösteriyor.
Tek bir çözüm yok: Ülkeye özgü politikalar şart
Raporda, eğitimden dışlanma sorununa tek tip bir çözümün yeterli olmayacağı özellikle vurgulanıyor.
Her ülkenin kendi sosyal, ekonomik ve demografik koşullarına uygun politikalar geliştirmesi gerektiği belirtilirken, şu başlıkların önemi öne çıkıyor:
- Sürekli ve sürdürülebilir kamu yatırımları
- Eğitimde eşitliği önceleyen politikalar
- Sosyal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi
2030 hedefleri tehlikede
Rapor, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 4 (nitelikli eğitim) doğrultusunda belirlenen 2030 hedeflerine ulaşmanın giderek zorlaştığına işaret ediyor.
2026 raporu, “2030’a Geri Sayım” başlıklı üçlü serinin ilk parçası olarak yayımlandı.
Bu seri kapsamında:
- 2026: Erişim ve eşitlik
- 2027: Kalite ve öğrenme
- 2028/29: Eğitimin uygunluğu
başlıkları altında küresel eğitim sistemlerinin kapsamlı şekilde değerlendirileceği belirtildi.
Eşitsizlikler derinleşiyor
Raporda ülkeler arası farkların yanı sıra, ülkelerin kendi içindeki eşitsizlikler de dikkat çekiyor.
Eğitime erişimde belirleyici olan başlıca faktörler:
- Cinsiyet
- Coğrafi konum
- Gelir düzeyi
- Engellilik durumu
Bazı ülkeler bu alanlarda önemli ilerlemeler kaydederken, pek çok ülkede eşitsizlikler derinleşmeye devam ediyor.
Kalıcı değişim için uzun vadeli politika vurgusu
Raporun en dikkat çekici tespitlerinden biri ise sürdürülebilir başarının kısa vadeli çözümlerle değil, uzun vadeli ve bütüncül politikalarla mümkün olduğu yönünde.
Eğitimde kalıcı ilerleme için:
- İç politikaların tutarlılığı
- Dış koşullara uyum
- Eşitlik odaklı yaklaşım
temel belirleyiciler olarak öne çıkıyor.
Sonuç: Küresel eğitim sistemi kritik bir eşikte
273 milyon çocuğun eğitim dışında kalması, yalnızca bir eğitim sorunu değil; aynı zamanda yoksulluk, eşitsizlik ve küresel istikrarsızlık meselesi olarak değerlendiriliyor.
2026 Küresel Eğitim İzleme Raporu, dünya genelinde eğitim hakkının korunması için daha güçlü siyasi irade ve kapsamlı politikaların aciliyetini ortaya koyuyor.