Dünya

Dünya Şehir Forumu Bakü’de Sona Erdi: “Konut Bir Meta Değil, İnsan Hakkıdır”

Konut piyasaları insanların ihtiyaçlarını karşılamakta açıkça yetersiz kalıyor. Milyarlarca insan güvensiz, yetersiz ve karşılanamaz yaşam koşullarına itiliyor.

Abone Ol

United Nations Human Settlements Programme ile Azerbaycan hükümetinin ortaklaşa düzenlediği 13. Dünya Şehir Forumu (WUF13), tarihin en yüksek katılımıyla Bakü’de sona erdi. 176 ülkeden 57 binden fazla kişinin katıldığı forumda, derinleşen küresel konut krizine karşı ortak mücadele çağrısı yapılırken, kentleşme politikalarının yeniden düşünülmesi gerektiği vurgulandı.

Bir hafta süren forumun sonunda kabul edilen “Bakü Eylem Çağrısı”, hükümetler, yerel yönetimler ve uluslararası kurumlar için yeni bir yol haritası ortaya koydu. Metinde, konut krizinin yalnızca barınma sorunu olmadığı; iklim değişikliği, eşitsizlik, yoksulluk, zorunlu göç ve ekonomik adaletsizlikle doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi.

“Konut sistem olarak ele alınmalı”

Bakü Eylem Çağrısı’nda, konut politikalarının yalnızca bina inşası üzerinden değerlendirilemeyeceği ifade edildi. Konutun; arazi planlaması, ulaşım, altyapı, kamu hizmetleri ve ekonomik fırsatlarla birlikte düşünülmesi gerektiği kaydedildi.

Forumda özellikle şu başlıklar öne çıktı:

  • Artan konut maliyetleri ve arazi spekülasyonu,
  • Yerinden edilme ve güvencesiz yaşam,
  • İklim krizinin kent yoksulları üzerindeki etkisi,
  • Plansız kentleşme,
  • Zayıf yerel yönetişim,
  • Afetlere karşı kırılgan kent yapıları.

Katılımcılar, bu sorunlara karşı insan merkezli ve bütünlüklü çözümler geliştirilmesi gerektiğini savundu.

İklim krizi ile konut krizi arasındaki bağ

Forumun en dikkat çekici vurgularından biri, iklim adaleti ile konut hakkının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği oldu. Özellikle yoksul ve kırılgan toplulukların sel, aşırı sıcaklık, çevresel felaketler ve altyapı yetersizliklerinden en fazla etkilenen kesimler olduğuna dikkat çekildi.

Bu kapsamda:

  • İklime dayanıklı konutların yaygınlaştırılması,
  • Mevcut yapı stokunun yenilenmesi,
  • Doğa temelli çözümler,
  • Gecekondu ve plansız yerleşim alanlarının iyileştirilmesi,
  • Afet hazırlık mekanizmalarının güçlendirilmesi

gibi başlıkların önümüzdeki dönemin temel politikaları arasında yer alacağı belirtildi.

Amina Mohammed: “2030 hedeflerine şehirler olmadan ulaşılamaz”

Amina Mohammed, forumun kapanış konuşmasında sürdürülebilir kentleşmenin küresel kalkınmanın merkezinde yer aldığını söyledi.

Mohammed, “Sürdürülebilir kentleşme ve yeterli konut olmadan 2030 Gündemi’ne ulaşmanın hiçbir yolu yoktur” ifadelerini kullandı.

Kentlerin yalnızca fiziksel mekânlar olmadığını belirten Mohammed, şehirlerin toplumların hangi değerleri öncelediğini gösterdiğini söyledi. “Onur, evde başlar” diyen Mohammed, yeterli konutun temiz suya, enerjiye, güvenliğe ve yaşam güvencesine erişimin temelini oluşturduğunu ifade etti.

Birleşmiş Milletler sisteminin ciddi bir küresel gerilim ortamında çalıştığını belirten Mohammed, çok taraflı iş birliğinin zayıfladığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Birleşmiş Milletler Şartı’nın değerleri ve ilkeleri aşındırılıyor. Güvensizlik büyüyor, kutuplaşma derinleşiyor. Ancak bu ölçekteki krizlerin tek çözümü iş birliğidir.”

Yerel yönetimlerin kriz anlarında kritik rol oynadığını belirten Mohammed, “Fırtına vurduğunda telefona cevap verenler belediyelerdir” dedi.

“Konut piyasaları insanların ihtiyaçlarını karşılamıyor”

Anacláudia Rossbach ise forumun, küresel konut krizine karşı güçlü bir siyasi mesaj verdiğini söyledi.

Rossbach, konut sistemlerinin eşitsizlik, emlak spekülasyonu, hızlı kentleşme, yerinden edilme ve iklim krizi nedeniyle ağır baskı altında olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Konut piyasaları insanların ihtiyaçlarını karşılamakta açıkça yetersiz kalıyor. Milyarlarca insan güvensiz, yetersiz ve karşılanamaz yaşam koşullarına itiliyor.”

Rossbach, forum boyunca en güçlü ortak görüşlerden birinin “konutun yalnızca piyasa ürünü olarak görülemeyeceği” yönünde olduğunu ifade etti.

“Konut sadece bir meta değildir. Konut bir insan hakkıdır.”

Finansman ve yerel yönetim vurgusu

United Nations Development Programme temsilcileri de özellikle küçük ve orta ölçekli kentlerin finansmana erişim sorunu yaşadığına dikkat çekti.

UNDP heyeti adına konuşan Francine Pickup, Pakistan’ın Pencap bölgesinde yürütülen örnek projelerde kamu sübvansiyonları, özel yatırımlar ve düşük faizli finansman modellerinin birlikte kullanıldığını belirtti.

Pickup, yerel yönetimlerin yalnızca planlama değil, uygulama kapasitesinin de güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler’in Hindistan temsilcisi Stefan Priesner, Hindistan’daki hızlı kentleşmenin çağın en büyük dönüşümlerinden biri olduğunu belirterek, uygun fiyatlı konutlar, iklime dayanıklı yapılaşma ve veri temelli şehir planlaması alanlarında BM desteğinin sürdüğünü açıkladı.

Bakü’den Meksika’ya

Azerbaycan Devlet Şehir Planlama ve Mimarlık Komitesi Başkanı Anar Guliyev, WUF13’ün yalnızca büyüklüğüyle değil, küresel etkisiyle de tarihe geçtiğini söyledi.

Guliyev, “Bu forum, konut sorununu yeniden küresel siyasi gündemin merkezine taşıdı” dedi.

Bir sonraki Dünya Şehir Forumu’nun 2028 yılında Mexico’da düzenleneceği açıklandı. Ayrıca üye devletler 2030 forumuna ev sahipliği yapmak üzere aday olmaya çağrıldı.

“Zaman daralıyor”

Forumun sonunda yapılan ortak değerlendirmelerde, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri için kalan sürenin hızla daraldığına dikkat çekildi.

Amina Mohammed, önümüzdeki dönemde daha güçlü siyasi irade, daha fazla finansman ve daha hızlı iklim eylemi gerektiğini belirterek şu çağrıyla konuşmasını tamamladı:

“Yeni Kentsel Gündem’in önümüzdeki on yılı, geride bıraktığımız on yıla benzememeli. Daha fazla kararlılık, daha fazla dayanışma ve daha fazla aciliyet gerekiyor.”