Gündem

Eğitim Sen: "Savaş politikalarına itiraz suç değildir, NATO tutukluları serbest bırakılsın"

Eğitim Sen, NATO Zirvesi sonrasında gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamalara tepki göstererek, tutuklu öğrenciler başta olmak üzere zirve kapsamında özgürlüğünden mahrum bırakılan herkesin serbest bırakılmasını istedi. Sendika, savaş politikalarına karşı çıkmanın ve demokratik protestolara katılmanın suç olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Abone Ol

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Genel Başkan Kemal Irmak imzasıyla yaptığı açıklamada, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi sonrasında yaşanan gözaltı ve tutuklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Savaş politikalarına itiraz suç değildir: Tutuklu öğrenciler ve tüm NATO tutukluları serbest bırakılsın" başlıklı açıklamada, zirvenin yalnızca uluslararası güvenlik politikalarının ele alındığı bir toplantı olmadığı, aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasının gerekçesi haline getirildiği savunuldu.

"Toplantı ve gösteriler yasaklandı, yüzlerce eve baskın yapıldı"

Açıklamada, zirve öncesinde Ankara başta olmak üzere birçok kentte toplantı ve gösterilerin yasaklandığı, kent yaşamının bariyerlerle çevrildiği ve çok sayıda eve operasyon düzenlendiği ifade edildi.

Eğitim Sen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23 Haziran'da yürüttüğü operasyonlarda 225 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 178'inin tutuklandığını ve 34 kişi hakkında ev hapsi kararı verildiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın verilerine göre 12 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında ülke genelinde en az 979 kişinin gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı.

"Kamusal kaynaklar savaşa aktarılıyor"

Sendika açıklamasında, NATO Zirvesi'nde silahlanma harcamalarının artırılması ve milli gelirin yüzde 5'inin savunma yatırımlarına ayrılması hedefinin öne çıktığı belirtilerek, eğitim, sağlık, barınma ve sosyal güvenlik gibi kamusal hizmetlere ayrılması gereken kaynakların savaş politikalarına yönlendirildiği ileri sürüldü.

Açıklamada, militarizmin demokratik hakların baskılanmasıyla birlikte ilerlediği ve savaş politikalarına itiraz edenlerin yasaklar, gözaltılar ve tutuklamalarla susturulmaya çalışıldığı savunuldu.

"Tutuklama fiili cezaya dönüştü"

Eğitim Sen, özellikle öğrenciler, akademisyenler ve eğitim emekçilerinin hedef alındığını belirterek, bazı akademisyenlerin günler sonra tahliye edilmesinin yaşanan hukuksuzluğu ortadan kaldırmadığını ifade etti.

Tutuklu öğrencilerin sendikaya gönderdiği mektuplar ile avukatlarının aktardığı bilgilere yer verilen açıklamada, öğrencilere 1 Mayıs etkinlikleri, ODTÜ Devrim Yürüyüşü, basın açıklamaları ve demokratik protestolara katılımlarının sorulduğu, soruşturmaların somut suç fiilleri yerine gelecekte eylem yapabilecekleri yönündeki varsayımlara dayandırıldığı öne sürüldü.

İddianamelerin halen hazırlanmamış olması ve tutukluluğa yapılan itirazların reddedilmesi nedeniyle tutuklamanın fiilen cezalandırma aracına dönüştüğü savunuldu.

"Eğitim hakkına doğrudan müdahale"

Sendika, öğrencilerin tutuklu kalmasının yalnızca kişi özgürlüğünün değil, eğitim hakkının da ihlali anlamına geldiğini belirtti.

Cezaevinde geçirilen sürenin öğrencileri derslerinden, sınavlarından ve akademik yaşamlarından uzaklaştırdığı vurgulanan açıklamada, henüz iddianamesi hazırlanmamış dosyalar nedeniyle öğrencilerin akademik geleceklerinin tehlikeye atıldığı ifade edildi.

"Tutuklu öğrenciler serbest bırakılmalı"

Eğitim Sen, açıklamasının sonunda eğitim hakkını, akademik özgürlüğü, barışı ve halkların eşitliğini savunmanın suç olmadığını belirterek, NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek tutuklanan öğrenciler başta olmak üzere tüm tutukluların derhal serbest bırakılmasını istedi.

Açıklamada ayrıca ev hapsi ve benzeri adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması, şafak operasyonlarına ve "önleyici tutuklama" uygulamalarına son verilmesi çağrısında bulunuldu.

Sendika, üniversitelerin özgür düşüncenin ve demokratik mücadelenin alanı olması gerektiğini vurgulayarak, barışı, akademik özgürlüğü ve demokratik hakları savunmaya devam edeceklerini bildirdi.