Gündem

Epstein Dosyası Açıldıkça Derinleşen Karanlık: Elitler, Devletler ve Sınırları Aşan Çocuk İstismarı Ağı

Tüm dünya, ABD’li milyarder Jeffrey Epstein etrafında örülen çocuk istismarı ve insan ticareti ağının boyutlarını yeniden tartışıyor.

Abone Ol

Jeffrey Epstein davasında yayımlanan milyonlarca yeni belge, çocuklara yönelik sistematik cinsel istismar, insan ticareti ve erkek şiddetinin; siyasal iktidar, sermaye ve küresel elitler tarafından nasıl korunduğunu bir kez daha ortaya koydu. Dosya yalnızca bireysel suçları değil, cezasızlıkla beslenen uluslararası bir suç düzenini işaret ediyor.

Tüm dünya, ABD’li milyarder Jeffrey Epstein etrafında örülen çocuk istismarı ve insan ticareti ağının dehşet verici boyutlarını yeniden tartışıyor. ABD Adalet Bakanlığı’nın Epstein davasına ilişkin yayımladığı milyonlarca yeni belge; görüntüler, e-postalar, fotoğraflar ve videolarla birlikte, erkek şiddetinin nasıl kurumsallaştığını ve devletler, sermaye çevreleri ile siyasal iktidar arasındaki ilişkilerle nasıl korunup sürdürüldüğünü gözler önüne serdi.

Belgeler arasında yaklaşık 3 milyon yazışma, 180 bin fotoğraf ve 2 bine yakın video yer alıyor. Büyük bölümü sansürlü olan bu materyaller, dünya basını tarafından didik didik incelenirken; dosyada adı geçen siyasetçiler, iş insanları, aristokratlar ve ünlüler kamuoyunun odağında.

Adaletin İflasıyla Başlayan Süreç

Epstein hakkındaki ilk suç duyuruları 2005 yılında ABD’nin Florida eyaletinde yapıldı. Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar iddialarına rağmen Epstein, 2008 yılında yalnızca “reşit olmayanla fuhuş” suçundan yargılandı. Onlarca mağdurun ifadesine karşın 13 ay gibi son derece hafif bir ceza aldı; üstelik haftanın büyük bölümünde cezaevi dışına çıkmasına izin verildi. Bu karar, kamuoyunda “adaletin iflası” olarak nitelendirildi.

Yıllar süren baskı ve yeni delillerin ortaya çıkmasının ardından Epstein, 6 Temmuz 2019’da yeniden tutuklandı. Ancak dava başlamadan, New York’taki Metropolitan Cezaevi’nde ölü bulundu. Resmî kayıtlara “intihar” olarak geçen ölüm, soru işaretlerini ortadan kaldırmadı.

Küresel Elitler, Cezasızlık ve Güç Ağı

Yayımlanan belgeler, Epstein’in kurduğu yapının yalnızca bireysel bir suç şebekesi olmadığını gösteriyor. Dosya; sistematik cinsel istismar, insan ticareti ve mağdurların susturulmasıyla işleyen, sınırları aşan bir güç ağına işaret ediyor. Epstein’in özel jetleriyle yaptığı seyahatler, özel adası ve malikânelerinde ağırlanan isimler; siyaset, finans, akademi ve aristokrasi arasındaki ilişkileri görünür kılıyor.

Dosyada ABD eski başkanlarından İngiliz kraliyet ailesine, küresel sermaye temsilcilerinden ünlü isimlere kadar çok sayıda kişiyle temaslar yer alıyor. Bu temasların varlığı, her ismin suç işlediği anlamına gelmese de, hesap verilebilirliğin neden bu kadar sınırlı kaldığını sorgulatıyor.

Komplo Değil, Gerçek Suçlar

Uzmanlar ve gazeteciler, Epstein dosyasının vahşetini anlatırken gerçeklerden kopuk komplo anlatılarının tehlikesine dikkat çekiyor. Belgeler; ritüel, yamyamlık ya da uydurma görüntülerden ziyade, zaten başlı başına ağır suçlar olan çocuk istismarı, insan ticareti ve cezasızlık mekanizmasını ortaya koyuyor. Asılsız iddiaların dosyanın ciddiyetini gölgelediği ve mağdurlara zarar verdiği vurgulanıyor.

“Epsteinlar Sadece ABD’de Yok”

Dosyanın yankıları ABD ile sınırlı değil. İnsan hakları savunucuları, benzer yapıların farklı ülkelerde de var olduğuna dikkat çekiyor. İnternet üzerinden yürütülen kadın ve çocuk ticareti, göçmen kadınların sömürülmesi ve cinsel şiddet vakaları, Türkiye dahil birçok ülkede yıllardır basına ve yargı kayıtlarına yansıyor.

Türkiye’de hâlâ aydınlatılmayı bekleyen dosyalar bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. 2011 yılında Antalya’daki Rixos Hotel’de hayatını kaybeden 15 yaşındaki Burak Oğraş’ın ailesi hâlâ adalet arıyor. Ayrıca bazı uluslararası belgelerde, Epstein’in Türkiye’deki bazı otel ve mekânlarla bağlantılarına ilişkin iddialar da yer alıyor. Bu iddialar, etkin ve bağımsız soruşturmaların gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Epstein Kimdi?

New York’ta doğup büyüyen Jeffrey Epstein, 1970’lerde özel bir lisede öğretmenlik yaptıktan sonra Wall Street’e girdi. Kısa sürede büyük bir servet edinen Epstein; New York, Florida ve New Mexico’daki lüks mülkleriyle, siyaset ve finans dünyasının merkezinde yer aldı. Ünlüler, akademisyenler ve politikacılarla kurduğu ilişkiler, ona uzun yıllar dokunulmazlık sağladı.

Maxwell Davası: Bir İstisna

Epstein’in ölümünün ardından gözler en yakınındaki isimlerden Ghislaine Maxwell’e çevrildi. Maxwell, Epstein’in çocuklara yönelik istismarında aktif rol almak, mağdurları temin etmek ve ağı yönetmek suçlamalarıyla yargılandı. 2021 yılında suçlu bulundu ve 20 yıl hapis cezası aldı. Ancak Maxwell davası, dosyadaki çok sayıda güçlü ismin neden hâlâ yargı önüne çıkmadığı sorusunu ortadan kaldırmadı.

Karanlık Dağılmadı

Epstein dosyası, tek bir kişinin suçlarından ibaret değil. Açığa çıkan belgeler; çocukların, kadınların ve güçsüzlerin nasıl sistematik biçimde sömürüldüğünü, bu suçların nasıl örtbas edildiğini ve cezasızlıkla nasıl sürdürüldüğünü gösteriyor. Dosya büyüdükçe ortaya çıkan gerçek şu: Epstein bir istisna değil, küresel bir düzenin ürünü.

Ve bu düzenle yüzleşilmediği sürece, Epstein dosyası kapanmış sayılmıyor.