ANKARA – Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), 1 Ağustos dolayısıyla yayımladığı açıklamada, platformun kuruluşunun altıncı yılını ve İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye bakımından yürürlüğe giriş yıl dönümünü kutladı. Açıklamada, kadınların eşitlik, özgürlük ve şiddetten uzak bir yaşam mücadelesinin süreceği vurgulanarak, "Kadınların yaşam hakkını, laikliği, eşit yurttaşlığı, sosyal demokratik hukuk devletini ve İstanbul Sözleşmesi'ni savunmaktan vazgeçmeyeceğiz" denildi.
EŞİK tarafından yapılan açıklamada, 1 Ağustos'un yalnızca bir yıl dönümü olmadığı belirtilerek, bu tarihin hem kadınların ortak mücadelesinin simgesi olan EŞİK'in kuruluşunu hem de İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlüğe girişini temsil ettiği ifade edildi.
"EŞİK, kadınların ortak mücadelesiyle doğdu"
Platform, EŞİK'in 1 Ağustos 2020'de, kadınların ve LGBTİ+'ların kazanılmış haklarına yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir dönemde kurulduğunu hatırlattı. Çocuk cinsel istismarı faillerine af girişimine karşı başlayan dayanışmanın, İstanbul Sözleşmesi'ne yönelik saldırılar sonrasında daha geniş bir kadın ağına dönüştüğü belirtilen açıklamada, farklı şehirlerden, kuşaklardan ve siyasal görüşlerden kadınların eşit söz hakkına dayalı, hiyerarşisiz bir dayanışma modeli oluşturduğu kaydedildi.
Açıklamada, EŞİK'in kuruluşunun yalnızca yeni bir platformun ortaya çıkışı değil, Türkiye kadın hareketinin yıllara dayanan mücadelesinin yeni bir örgütlenme biçimi olduğu vurgulandı.
"İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşam güvencesidir"
İstanbul Sözleşmesi'nin yalnızca uluslararası bir metin olmadığına dikkat çekilen açıklamada, sözleşmenin devletlere kadınlara yönelik şiddeti önleme, mağdurları koruma, etkin soruşturma yürütme ve bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü getirdiği ifade edildi.
Platform, sözleşmenin uygulanması için meydanlarda, Meclis'te, sosyal medyada ve hukuk alanında mücadele yürüttüklerini belirterek, Danıştay'da görülen davalarda da kadınların yaşam hakkını ve hukukun üstünlüğünü savunduklarını dile getirdi.
"İstanbul Sözleşmesi hâlâ yürürlüktedir"
EŞİK açıklamasında, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının hukuka aykırı olduğu yönündeki görüşünü yineleyerek, sözleşmenin Anayasa'nın 90. maddesi, 6284 Sayılı Kanun ve 6251 Sayılı Onay Kanunu çerçevesinde yürürlükte olduğunu savundu.
Açıklamada ayrıca, insan hakları hukukunun temel ilkelerinden biri olan geriye götürülemezlik (non-regression) ilkesine dikkat çekilerek, devletlerin kadınların eşitlik ve yaşam hakkını güvence altına alan kazanılmış hakları ortadan kaldıracak düzenlemeler yapamayacağı ifade edildi.
"Kadın haklarına yönelik tehditler sürüyor"
Platform, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının ardından kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve kadına yönelik şiddetin arttığını öne sürerek, kadınların nafaka hakkına, Medeni Kanun'un temel ilkelerine ve toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışına yönelik girişimlerin kaygı verici olduğunu belirtti.
"Hiçbir kazanılmış hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz"
Açıklamanın sonunda, kadınların elde ettiği tüm hakların uzun yıllara dayanan mücadelenin ürünü olduğu vurgulanarak şu mesaj verildi:
"Bugün EŞİK'in kuruluşunun altıncı yılında bizi ayakta tutan yalnızca haklılığımız değil, örgütlü mücadelemiz ve dayanışmamızdır. Kadınların yaşam hakkını, laikliği, eşit yurttaşlığı, sosyal demokratik hukuk devletini ve İstanbul Sözleşmesi'ni savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Kadın dayanışması varsa her zaman umut da vardır."
EŞİK, açıklamasını "EŞİK'in doğum günü ve İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği gün kutlu olsun" sözleriyle tamamladı.