Hakan Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia dergisine verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerde anlaşmanın hiç olmadığı kadar yakın olduğunu söyledi. Fidan, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin taraflar üzerinde ciddi baskı yarattığını belirterek, bu konunun nükleer dosyalardan bile daha öncelikli hale geldiğini ifade etti.
Dışişleri Bakanı, hem Washington hem de Tahran'ın olumlu bir sonuca ulaşmak istediğini vurgulayarak, görüşmelerin özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili abluka ve bölgesel güvenlik başlıklarına odaklandığını kaydetti. Fidan, taraflar arasında sağlanacak bir uzlaşının ardından Gazze Şeridi için hazırlanacak kalıcı barış planına yönelik temasların da hız kazanabileceğini dile getirdi.
Japonya ile savunma sanayii iş birliği
Türkiye'nin insansız hava araçları alanındaki başarısına dikkat çeken Fidan, Ankara'nın Tokyo ile savunma sanayii alanındaki ilişkileri derinleştirmeye hazır olduğunu söyledi.
Türkiye ve Japonya'nın birbirini tamamlayan kabiliyetlere sahip olduğunu belirten Fidan, ortak üretim ve teknoloji geliştirme alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti. Özellikle kıyı güvenliği ve sınır güvenliği konularında iş birliği yapılabileceğini kaydeden Bakan Fidan, Türk İHA teknolojilerinin farklı coğrafyalarda kendini kanıtladığını vurguladı.
İki devletli çözüm mesajı
Röportajda, ABD Başkanı Donald Trump'ın bölge ülkelerinin İbrahim Anlaşmaları'na katılması yönündeki çağrısı da gündeme geldi.
Türkiye'nin İsrail ile ticareti durdurma kararını hatırlatan Fidan, İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırıları sonlandırması ve Gazze'de temel insani ihtiyaçlara erişimin önünü açması gerektiğini söyledi. Bu şartların yerine getirilmesi halinde normalleşmenin mümkün olabileceğini belirten Fidan, Türkiye'nin hedefinin iki devletli çözüm olduğunu ifade etti.
Fidan ayrıca, Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayan bölgesel bir iş birliği platformu önerisinde bulundu. Şartların oluşması halinde İran'ın da bu yapıya dahil olabileceğini belirten Fidan, İsrail'in 1967 sınırları temelinde kurulacak bir Filistin devletini tanıması durumunda bölgesel entegrasyonun önünün açılacağını söyledi.
“İsrail daha fazla toprak peşinde”
İsrailli siyasetçilerin zaman zaman Türkiye'yi stratejik tehdit olarak göstermesine de değinen Fidan, şu değerlendirmede bulundu:
“İsrail iç siyasetinde, bölgesel emellerini gerçekleştirebilmek için sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail, kendi güvenliğinin peşinde değil, daha fazla toprak peşinde.”
Fidan, Filistin meselesinin çözülmesi halinde İsrail'in güvenliğinin de bölge ülkeleri tarafından desteklenebileceğini savundu.
NATO Zirvesi hazırlıkları
NATO'nun Temmuz ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek zirvesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılmayacağı yönünde herhangi bir açıklama yapmadığını söyledi.
Fidan, Türkiye'nin tüm hazırlıklarını Trump'ın katılımı esas alınarak sürdürdüğünü belirterek, zirvenin ittifakın geleceği açısından önemli başlıklara sahne olacağını ifade etti.