Ankara Valiliği'nin 28 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında kamuya açık alanlarda toplantı ve etkinliklere yönelik aldığı yasak kararı, Halkların İklim Zirvesi tarafından 4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenmesi planlanan Barış Zirvesi'ni de etkiledi. Zirve Koordinasyon Kurulu, programın bir bölümünün ertelendiğini, bazı oturumların ise çevrimiçi gerçekleştirileceğini duyurdu.
"Demokratik Haklar Fiilen Askıya Alınıyor"
Halkların İklim Zirvesi Barış Zirvesi Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Ankara Valiliği'nin aldığı yasak kararlarının yalnızca bir güvenlik tedbiri olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, bunun kamusal alanın kullanımını sınırlandıran ve yurttaşların bir araya gelme hakkını daraltan bir uygulama olduğu vurgulandı.
Açıklamada, toplantı ve gösteri hakkının fiilen askıya alındığı, demokratik hakların kullanımının idari kararlarla sınırlandırıldığı bir dönemin yaşandığı ifade edilerek, yaşananların militarizasyonun gündelik yaşama etkilerini ortaya koyduğu savunuldu.
"Güvenliği Hak ve Özgürlüklerle Birlikte Ele Alıyoruz"
Koordinasyon Kurulu, katılımcıların ve konuşmacıların güvenliğinin öncelikli olduğunu belirterek, güvenlik kavramını yalnızca devletin aldığı önlemlerle sınırlı görmediklerini kaydetti. Açıklamada, bireylerin baskıdan, şiddetten ve hak ihlallerinden korunabilmesinin de güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı.
Bu nedenle Barış Zirvesi'nin bazı oturumlarının çevrimiçi yapılmasına karar verildiği belirtilirken, dünyanın farklı ülkelerinden barış aktivistleri, araştırmacılar, sendikacılar ve toplumsal hareket temsilcileri çevrimiçi etkinliklere davet edildi.
Ertelenen Bölümler Daha Sonra Yüz Yüze Yapılacak
Barış Zirvesi Koordinasyon Kurulu, yüz yüze gerçekleştirilmesi planlanan ancak yasaklar nedeniyle ertelenen etkinliklerin yeni tarihlerinin kısa süre içinde açıklanacağını bildirdi.
Açıklamada, savaş politikalarının sürdüğü, militarizasyonun derinleştiği ve güvenlik söyleminin kamusal yaşamı kuşattığı bir dönemde halkların bir araya gelmesinin önemine dikkat çekilerek, "Barışın, demokratik hakların ve halkların dayanışmasının savunulmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir dönemden geçiyoruz. Barış Zirvesi bu ihtiyacın bir parçası olarak yoluna devam edecektir" denildi.