Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, TBMM Genel Kurulu’na gönderdikleri mesajda, çerçeve yasanın görüşüldüğü tarihi sürece ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. İki isim, sürecin “bölünme, ayrışma ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al-ver süreci olmadığını” vurgularken, 40 yıllık çatışmanın ardından Türkiye’nin demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük reformlarıyla yeni bir döneme ilerlemesi çağrısı yaptı.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın çerçeve yasaya ilişkin gönderdiği mesaj, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit tarafından okundu.

Demirtaş ve Mızraklı, mesajlarında Türkiye’nin ve bölgenin kaderini değiştirme potansiyeli taşıyan tarihi bir barış çabasının kritik bir aşamasına gelindiğini belirterek, sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“Bu süreç ucuz pazarlıklara dayalı bir al-ver süreci değildir”

İki ismin imzasını taşıyan mesajda, sürecin temel amacının 86 milyon insanın huzurunu, refahını ve kardeşliğini güçlendirmek olduğu vurgulandı.

Demirtaş ve Mızraklı, sürecin “bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al-ver süreci” olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al ver süreci değildir.”

Mesajda, sürecin arkasında gizli hesaplar veya kirli planlar bulunduğu yönündeki yaklaşımlara da tepki gösterildi.

“Hiç kimse kıymetli çabaların altında gizli hesaplar, kirli planlar arayarak zaman tüketmemeli, enerjisini boşa harcamamalıdır.”

Demirtaş ve Mızraklı, sürece şüpheyle yaklaşanların ne kadar araştırırsa araştırsın, sonuçta Türkiye’nin ortak geleceği dışında başka bir amaç bulamayacağını savundu.

“Şüpheyle yaklaşan veya olumsuz ön yargıyla bakan çevreler, bu süreci istedikleri kadar eşelesinler, altından bin yıllık kardeşliğimizden, birbirimize sıkı sıkıya sarılma arzusundan ve Kürt'üyle, Türk'üyle hep birlikte Türkiye olma duygusundan başka bir şey bulamayacaklardır.”

“Her adım yeni reformlara ve yeni bir hayata zemin hazırlamalı”

Mesajda, atılan ve bundan sonra atılacak adımların yeni reformların önünü açması gerektiği ifade edildi.

Demirtaş ve Mızraklı, sürecin yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sınırlı kalmaması, güçlü ve köklü demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük reformlarıyla devam etmesi gerektiğini belirtti.

İki isim, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Atılan ve atılacak her adım yeni ufuklara, yeni reformlara ve yeni bir hayata da zemin hazırlayacaktır.”

Mesajda, tüm kesimlere meseleleri dikkatli, hassas ve ciddi biçimde ele alma çağrısı yapıldı.

“40 yıllık çatışmanın ardından kimsenin yüreği yarasız kalmadı”

Demirtaş ve Mızraklı, 40 yıllık çatışma sürecinin toplumda derin yaralar bıraktığına dikkat çekerek, bundan sonraki dönemde herhangi bir kesimin zafer görüntüsü vermemesi gerektiğini vurguladı.

Mesajda, hem “kaybetme duygusu ve kaygısına” yol açacak yaklaşımlardan kaçınılması hem de sürecin vakur, olgun ve erdemli bir anlayışla yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

“40 yıllık çatışma ortamının sonucu olarak, yüreği yaralı olmayan neredeyse kimse kalmadı. Bu nedenle, zafer görüntülerine veya gösterilerine de kaybetme duygusuna ve kaygısına da sebep olmadan vakur, olgun, erdemli bir duruşla bu süreci ilerletmek, acılarımızı ortaklaştırıp geride bırakarak el ele geleceğe yürümek zorundayız.”

Milletvekillerine “barış ve kardeşliği güçlendirecek oy” çağrısı

Demirtaş ve Mızraklı, Genel Kurul’da oy kullanacak milletvekillerine de doğrudan çağrıda bulundu.

İki isim, milletvekillerinden kullanacakları oyların barış, birlik ve kardeşliği güçlendirecek yönde olmasını isterken, eleştiri ve uyarıların da yapıcı bir temelde ifade edilmesini istedi.

Mesajda şöyle denildi:

“Kullanacağınız her oyun barışımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirecek yönde olmasını, eleştiri ve uyarılarınızın yapıcı temelde ifade edilmesini temenni ediyoruz.”

İki isim, atılacak adımın siyasete de yeni kapılar açmasını ve siyasal alana nezaket, iş birliği ve olgunluk kazandırmasını umduklarını belirtti.

Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a özel teşekkür

Demirtaş ve Mızraklı, mesajlarının sonunda sürecin başlaması ve yürütülmesinde rol alan siyasi aktörlere teşekkür etti.

İki isim, siyasi iradeyi güçlü şekilde ortaya koyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, barış için çaba gösteren Abdullah Öcalan’a özel olarak teşekkür etti.

Mesajda şu ifadeler yer aldı:

“Bu vesileyle zorlu bir sürecin başlaması ve yürütülmesinde siyasi iradeyi en güçlü şekilde ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere, barış için büyük çaba sarf eden Sayın Abdullah Öcalan'a özel olarak teşekkür etmek istiyoruz.”

Siyasi parti liderlerine tek tek teşekkür

Demirtaş ve Mızraklı, sürecin sahiplenilmesi ve sağlıklı yürütülmesi için katkı sunan isimleri de tek tek sıraladı.

Mesajda Numan Kurtulmuş, Özgür Özel, Mahmut Arıkan, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Erkan Baş, Seyit Aslan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Zekeriya Yapıcıoğlu’na ayrı ayrı teşekkür edildi.

İki isim ayrıca, sürece yönelik olumsuz eleştirileriyle “dolaylı olsa da katkı sunduklarını” belirterek Müsavat Dervişoğlu ve Fatih Erbakan’a da teşekkür etti.

“ORTAK HİZMET MODELİ" ZİYARETLERİNDE İLK DURAK SAFRANBOLU
“ORTAK HİZMET MODELİ" ZİYARETLERİNDE İLK DURAK SAFRANBOLU
İçeriği Görüntüle

“Olumsuz eleştirileriyle, dolaylı olsa da sürece katkı sunan Sayın Müsavat Dervişoğlu'na, Sayın Fatih Erbakan’a teşekkür ediyoruz.”

DEM Parti’ye ve İmralı Heyeti’ne teşekkür

Mesajda, sürecin yürütülmesinde DEM Parti’nin rolüne de özel vurgu yapıldı.

Demirtaş ve Mızraklı, “büyük fedakarlıklarla sürecin motor gücü” olarak nitelendirdikleri DEM Partili siyasetçilere, Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları’na ve İmralı Heyeti üyelerine teşekkür etti.

İki isim, yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder’i de rahmet ve minnetle andı.

Mesajda şu ifadeler kullanıldı:

“Ve elbette büyük fedakarlıklarla sürecin motor gücü olan DEM Partili arkadaşlarımıza, Eş Genel Başkanlarımız Sayın Tuncer Bakırhan ve Sayın Tülay Hatimoğulları ile İmralı Heyeti üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyor, bu vesileyle Sırrı Süreyya Önder arkadaşımızı da rahmetle, minnetle anarak tüm milletvekillerine sıcak selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz.”

“Barışa bir damla su taşıyan herkesten Allah razı olsun”

Demirtaş ve Mızraklı, son olarak sürecin arka planında emek veren ve kamuoyu önünde görünmeyen isimlere de teşekkür etti.

“Bu sürecin mutfağında yoğun emek harcayan isimsiz emektarlara özel olarak teşekkür ediyoruz.”

Mesaj, barış sürecine katkı sunan herkese teşekkür edilmesi ve Meclis’ten çıkacak yasanın hayırlı olması temennisiyle sona erdi:

“Barışa katkı sunan, bu yangına bir damla su taşıyan herkesten Allah razı olsun, çıkacak olan yasa hayırlara vesile olsun.”

Demirtaş ve Mızraklı, mesajlarının sonunda bir kez daha Genel Kurul’u saygıyla selamladı.

Muhabir: Güven BOĞA