İran’da 24 yaşındaki Marzieh Nieri, cinsel saldırı girişimine karşı kendisini savunduğunu söylemesine rağmen idam edildi. 17 yaşında ailesinin baskısıyla evlendirildiği belirtilen Nieri, 18 yaşındayken eşinin iş ortağının cinsel saldırı girişimine karşı mutfak bıçağıyla kendisini savunduğunu anlattı. Olay sırasında eşi de hayatını kaybetti. Mahkeme, genç kadının meşru müdafaa savunmasını kabul etmedi ve mağdur yakınlarının talebi üzerine hakkında kısas yoluyla ölüm cezası uygulandı.
İran'da kadınlara yönelik idamlar sürerken, genç bir kadının infazı ülkedeki ölüm cezası uygulamasının kadınlar açısından yarattığı ağır sonuçları yeniden gündeme getirdi.
24 yaşındaki Marzieh Nieri, cumartesi günü şafak saatlerinde İran'ın Kazvin kentindeki Merkez Cezaevi'nde, diğer adıyla Çubindar Cezaevi'nde idam edildi.
İran İnsan Hakları Örgütü'nün aktardığı bilgilere göre Nieri, henüz 17 yaşındayken ailesinin baskısıyla evlendirilmişti. İnfazına neden olan olay ise Ekim 2021'de, Nieri 18 yaşındayken yaşandı.
“Kendimi savunmak için bıçağı aldım”
Nieri'nin mahkeme sürecinde yaptığı savunmaya göre, eşinin iş ortaklarından biri alkollü haldeyken kendi evlerinde kendisine cinsel saldırıda bulunmaya çalıştı.
Nieri, saldırıya karşı koymak için mutfak bıçağı aldığını ve kendisini savunurken erkeği yaraladığını söyledi.
Çatışma sırasında eşi de hayatını kaybetti.
Nieri, olayın ardından kaçmak yerine dört gün sonra kardeşinin evine gitti ve polise teslim oldu.
Genç kadının mahkemeye, olaydan önce de eşinin bazı ortakları tarafından defalarca cinsel saldırıya uğradığını veya saldırı girişimiyle karşı karşıya kaldığını anlattığı aktarıldı.
Ancak mahkeme, Nieri'nin meşru müdafaa iddiasını kabul etmedi.
Mahkeme “meşru müdafaa” savunmasını reddetti
Nieri'nin savunmasının mahkeme tarafından kabul edilmemesi, davanın en kritik noktalarından biri oldu.
Genç kadının anlatımına göre olay, kendisine yönelik cinsel saldırı girişiminin ardından yaşanan bir mücadele sırasında meydana geldi. Buna rağmen mahkeme, cinayet suçlaması üzerinden değerlendirme yaptı.
Mağdur yakınlarının kısas talebinde bulunmasının ardından Nieri hakkında ölüm cezası kararı verildi.
İran hukukunda kısas, öldürülen kişinin yakınlarına hükümlünün idamını talep etme hakkı tanıyor. Aile, bunun yerine diyye, yani kan bedeli karşılığında affetme yolunu da seçebiliyor. Kısas davalarında infazın gerçekleştirilebilmesi için mağdur yakınlarının talebi belirleyici oluyor.
Nieri'nin dosyasında ise bu hak, genç kadının idamıyla sonuçlandı.
17 yaşında evlilik, 18 yaşında ölüm cezasına giden yol
Marzieh Nieri'nin hikâyesi, İran'da kadınların karşı karşıya kaldığı erken yaşta evlilik, aile baskısı, ekonomik ve hukuki bağımlılık ile aile içi şiddet sorunlarını da yeniden gündeme taşıdı.
İnsan hakları örgütleri, İran'da ölüm cezasına çarptırılan kadınların önemli bir bölümünün eşlerini veya partnerlerini öldürmekle suçlandığına dikkat çekiyor.
İran İnsan Hakları Örgütü, kadınların ölüm cezasıyla karşı karşıya kaldığı davalarda geçmişte yaşanan aile içi şiddetin çoğu zaman yeterince dikkate alınmadığını belirtiyor. Örgütün verilerine göre 2025 yılında İran'da idam edilen kadınların en az 21'i, eşlerini veya nişanlılarını öldürdükleri gerekçesiyle kısas cezasına çarptırılmıştı.
Kadın hakları örgütleri ise bu davaların bir bölümünde kadınların uzun süreli şiddet geçmişine dikkat çekiyor. Çocuk yaşta ve zorla evlilik, boşanmaya erişimdeki güçlükler, ekonomik bağımlılık ve hukuki korumanın yetersizliği, şiddet içeren ilişkilerden çıkmayı zorlaştıran başlıca faktörler arasında gösteriliyor.
2026'da idam edilen kadın sayısı en az 14
Marzieh Nieri'nin infazı, İran'da 2026 yılında idam edilen kadınların sayısını en az 14'e çıkardı.
Bu rakam, kadınlara yönelik idamların son yıllarda ulaştığı boyut açısından dikkat çekiyor.
İran İnsan Hakları Örgütü, kadınların idam edilmesinde İran'ın dünya genelinde en yüksek rakamlara sahip ülkelerden biri olduğunu belirtiyor. Örgüt, 2025 yılında İran'da en az 61 kadının idam edildiğine ilişkin uluslararası verileri de aktarıyor.
2025'te İran'da kadınlara yönelik idamların önemli bir bölümü cinayet suçlamalarıyla gerçekleştirildi. Özellikle eşlerini öldürmekle suçlanan kadınların kısas kapsamında ölüm cezasına çarptırılması, kadın hakları örgütlerinin uzun süredir eleştirdiği uygulamalar arasında bulunuyor.
Aynı gün bir başka kadına 10 kez ölüm cezası
Marzieh Nieri'nin idam edildiği gün İran'ın Mazenderan eyaletinde Kolthoum Akbari hakkında da dikkat çekici bir karar açıklandı.
Akbari, çoğu kendisiyle geçici evlilik yaptığı belirtilen yaşlı erkeklerin öldürülmesiyle ilgili davada 10 ayrı kısas cezasına çarptırıldı.
Soruşturma, 2023 yılında 82 yaşındaki bir erkeğin şüpheli ölümü üzerine başlatıldı. Erkeğin ailesinin polise başvurmasının ardından soruşturmanın genişletildiği ve başka yaşlı erkeklerin ölümlerinin de dosyaya dahil edildiği bildirildi.
Akbari'nin 11 kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulduğu, ancak 11'inci kişinin ailesinin ölüm cezası yerine maddi tazminatı tercih ettiği aktarıldı.
Böylece Akbari hakkında 10 ayrı kısas cezası gündeme geldi.
İran'da ölüm cezası geniş ölçekte uygulanıyor
İran, dünyada ölüm cezasının en yoğun şekilde uygulandığı ülkeler arasında bulunuyor.
İnsan hakları örgütleri, 2025 yılında İran'da 1.600'ün üzerinde infaz gerçekleştirildiğini bildiriyor. Bu infazların uyuşturucu suçlarından cinayetlere, siyasi ve güvenlik suçlamalarına kadar geniş bir alana yayıldığı belirtiliyor.
İran İnsan Hakları'nın verileri, kadınların da bu infaz politikasının önemli bir bölümünü oluşturduğunu ortaya koyuyor. 2025 yılında Kazvin Çubindar Cezaevi'nde başka bir Marzieh'nin, Marzieh Esmaili'nin de idam edildiği örgüt tarafından kayda geçirilmişti. Bu durum, Nieri ile aynı isimde farklı bir kişinin de daha önce aynı cezaevinde infaz edilmiş olması nedeniyle isim ve dosya bilgilerinin dikkatle ayırt edilmesini gerektiriyor.
Marzieh Nieri'nin infazı ise özellikle cinsel saldırı iddiasına karşı meşru müdafaa savunmasının reddedilmesi, çocuk yaşta evlilik ve kısas uygulaması nedeniyle İran'daki kadınların adalete erişimi ve ölüm cezası tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
İnsan hakları kuruluşları, ölüm cezasının geri döndürülemez niteliği nedeniyle İran'da kısas dahil tüm infazların durdurulması çağrısını yineliyor.