Gündem

İskender Bayhan'dan Genel Af, KHK'lıların İadesi ve İnfazda Eşitlik Çağrısı

EMEP’li Bayhan: “Kalıcı barışın yolu kayyum rejiminin kaldırılmasından ve siyasi tutsakların serbest bırakılmasından geçiyor”

Abone Ol

EMEP'li İskender Bayhan'dan 'Çerçeve Yasa' Eleştirisi: "Gerçek Barış Genel Af ve Eşit Yurttaşlıktan Geçer"

Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülen ve "çerçeve yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" kanun teklifine dair sert eleştirilerde bulundu. Teklifin kalıcı barış ve demokratik çözüm adına ciddi eksikler barındırdığını vurgulayan Bayhan; siyasi tutukluların serbest bırakılması, KHK mağduriyetlerinin giderilmesi ve genel af çağrısında bulundu.

İskender Bayhan; "Saatlerdir yapılan tartışmalarda hem teklifi hazırlayanlar hem de itiraz edenler aynı hatalı tarih anlatısı ve terminolojiyi kullanarak farklı çözümleri savunuyor. Birbirinin içinden çıkmış partilerin terör ve güvenlik kıskacına sıkışmış polemiğini dinliyoruz.

Kürtlerin ayrı bir ulus olduğunu ve sorunun ulusal eşitlik sorunu olduğunu kabul etmedikçe kendi tarihsel gerçekliğinizden koparsınız. Geçmişin özeleştirisini yapmadan, yüzleşmeden geleceğe umutla yaklaşmak mümkün olmaz.

Politik hesaplar ve iktidar kavgaları için değil Türk ve Kürt ulusunun, bu çok uluslu ortak yaşamının eşit ve kardeşçe sürmesi için vesile olmasını umut ettiğimiz bu düzenlemeye hayır demeyi doğru bulmuyoruz."

"Çerçeve Yasa Demokratik Çözüm İçin Somut Adım İçermiyor"

Komisyon görüşmeleri öncesinde ve sırasında değerlendirmelerde bulunan İskender Bayhan, AKP’nin sunduğu yasa teklifinin toplumsal beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu belirtti. Silahların susmasını ve çatışmaların sona ermesini EMEP olarak başından beri desteklediklerini ifade eden Bayhan, iktidarın süreci kalıcı barış yerine kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yönettiğini savundu.

Bayhan, Kürt sorununun bir güvenlik meselesi değil, ulusal haklarda eşitlik meselesi olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

"İktidarın 'halkın hassasiyetleri' dediği şey halkın değil; Saray'ın, sermayenin ve iktidarın hassasiyetidir. Gerçek barış; demokrasiyle, adaletle ve emekçilerin eşit hak mücadelesiyle mümkündür."

"Emperyalizm Oyunu Diyenler Üsleri Kapatsın"

İktidarın süreci "emperyalist oyunları bozma" söylemiyle meşrulaştırmaya çalıştığını ifade eden Bayhan, ABD'nin bölgedeki düzen kurma çabalarına eklemlenen politikaları eleştirdi. Bayhan, "Emperyalizmin oyununu bozduğunu öne sürenler, her şeyden önce ülkedeki emperyalist üslerin kapatılmasını sağlamalıdır" dedi.

Genel Af, KHK'lıların İadesi ve İnfazda Eşitlik Çağrısı

Yasa teklifinde yer alan düzenlemelerin güdük kaldığını ve idari kurulların yetkilerine teslim edildiğini belirten EMEP'li Bayhan, mevcut metnin yeni mağduriyetler yaratma riski taşıdığına dikkat çekti. Yasadaki geçiş süreleri ve siyasete katılım engellerini "rehine siyaseti" olarak nitelendiren Bayhan, acil atılması gereken adımları şu başlıklarla sıraladı:

Siyasi Tutsaklara Genel Af: İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile kadın ve çocuklara yönelik ağır suçlar, işkence ve taciz kapsam dışı tutularak tüm siyasi tutukluları kapsayan adil bir infaz düzenlemesi ve genel af çıkarılmalıdır.

Yargı Kararlarının Uygulanması: Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları derhal uygulanmalı; Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay ve Gezi davası tutukluları serbest bırakılmalıdır.

KHK ve Kayyum Mağduriyetleri: Kayyum rejimine son verilmeli, seçilmiş belediye başkanları görevlerine iade edilmeli ve KHK ile ihraç edilen barış akademisyenleri ile kamu çalışanlarının hakları geri verilmelidir.

Anadilde Hizmet ve Anayasal Güvence: Kürt halkının anadilde eğitim ve kamusal hizmet hakkı ile kimliği anayasal güvence altına alınmalıdır.

"Sermaye Terörüne Karşı İşçi ve Barış Mücadelesi Birlikte Yürütülmeli"

İktidarın "terörsüz Türkiye" söylemini de eleştiren Bayhan, ülkedeki en büyük şiddet biçimlerinden birinin iş cinayetleri ve sermaye baskısı olduğunu dile getirdi. Her yıl binlerce işçinin denetimsizlik ve güvencesizlik nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlatan Bayhan, sermayenin baskı düzenine karşı emek ve barış mücadelesinin ayrılmaz bir bütün olduğunu belirtti.

"Eleştirilerimize Rağmen 'Hayır' Demeyeceğiz"

Tüm eksiklerine ve antidemokratik unsurlarına rağmen teklifi tarafların uzlaştığı bir "silah bırakma protokolü" ve cezaevlerinden, dağdan, sürgünden dönüşler için bir umut kapısı olarak gördüklerini belirten İskender Bayhan, EMEP'in tutumunu şu sözlerle özetledi:

"Bu teklif demokratikleşme adına yetersizdir ve ipleri Saray rejiminin eline vermektedir. Ancak silahların susması, çatışmaların durması ve barışçıl siyasetin önünün açılması adına atılacak en küçük adımı bile önemsiyoruz. Eleştirilerimizi saklı tutarak Genel Kurul'da bu düzenlemeye 'hayır' demeyeceğiz."