Suruç’ta Kobanê sınırında bir araya gelen kadınlar ve LGBTİ+’lar, Rojava’ya yönelik kuşatmaya karşı basın açıklaması yaptı. Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın derhal açılmasını isterken, Sebahat Tuncel kadın bedenini savaş alanına çeviren politikalara karşı direniş çağrısı yaptı. Açıklamanın ardından meydanda süreli oturma eylemine geçildi.
“Mürşitpınar Bilinçli Olarak Kapalı”
Basın açıklamasında ilk konuşmayı yapan Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak, AKP iktidarının Kobanê ile dayanışmak isteyenlere yönelik tutumunu sert sözlerle eleştirdi. Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın kapalı tutulmasının politik bir tercih olduğunu vurgulayan Bucak, şöyle konuştu:
“Onlarca, yüzlerce tırı Kobanê halkına götürebilirdik. Ama ne yazık ki iktidar Mürşitpınar Kapısı’nın açılmasına izin vermiyor. Kilis’teki kapılardan yardımlar geçiriliyor, AKP’li heyetler oraya götürülüyor. Ancak söz konusu Kürtler, Kürt kadınları ve demokratik dayanışma güçleri olunca kapılar yüzümüze kapatılıyor. Bu açık bir ikiyüzlülüktür.”
Bucak, Diyarbakır’da başlatılan dayanışma kampanyasının Türkiye’nin dört bir yanına yayılması çağrısı yaparak, bu mücadelenin sınırları aşacağını ve halkları yan yana getireceğini ifade etti.
“Kobanê Kuşatma Altında, İnsani Kriz Derinleşiyor”
Kobanê’de yaşanan ağır insani tabloya dikkat çeken Bucak, on binlerce insanın göç etmek zorunda kaldığını, kentin altyapısının çöktüğünü ve su–elektrik sorunlarının hayati boyutlara ulaştığını söyledi.
“Biz kardeş kentimiz Kobanê’ye Amed’den, Pirsus’tan, İstanbul’dan, Ankara’dan cevap vermek istiyoruz. Bu cevabın karşılığı aynı zamanda barışı ve demokratik çözümü tesis etmektir” diyen Bucak, Mürşitpınar Kapısı’nın derhal açılması çağrısını yineledi.
“Kadın Bedeni Savaş Ganimeti Değildir”
Basın açıklamasında söz alan Sebahat Tuncel, Halep’te bir kadın direnişçinin binadan atılmasını hatırlatarak, bunun yalnızca bir kadına değil, kadın özgürlük mücadelesine yönelik bir saldırı olduğunu söyledi.
“Orada atılmak istenen sadece bir kadının bedeni değildi. Kadın özgürlük fikrini, jin jiyan azadî felsefesini yok etmek istediler. Buna izin vermeyeceğiz” diyen Tuncel, kadın bedeninin savaş alanına dönüştürülmesine karşı kararlı bir direniş hattı örüldüğünü vurguladı.
Kadın direnişçilerin saçlarının kesilmesini politik bir mesaj olarak niteleyen Tuncel, “O sadece bir saç örgüsü değil, bir direniş örgüsüdür. Onlar direnişi kesmek istiyor, biz ise direnerek kazanacağımızı biliyoruz” dedi.
“Savaş Değil Barış, Sessizlik Değil Dayanışma”
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi adına yapılan konuşmalarda ise HTŞ’nin Rojava’ya yönelik saldırılarının bir güvenlik meselesi değil, savaşı kalıcılaştıran politikaların sonucu olduğu vurgulandı.
Açıklamada, sınırın hemen ötesinde kadınların kaçırıldığı, cinsel şiddete uğradığı ve katledildiği belirtilerek, Alevi, Dürzi, Kürt ve Ezidi kadınların hedef alındığına dikkat çekildi. Çocukların açlık, soğuk ve güvensizlikle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.
Üç Acil Talep: Kuşatma Kaldırılsın, Koridor Açılsın
30’a yakın ülkeden 216 kadın ve LGBTİ+ örgütünün imzasıyla duyurulan üç acil talep Suruç’tan bir kez daha yinelendi:
-
Kobanê ve Rojava’ya yönelik saldırılar derhal durdurulsun,
-
Kobanê üzerindeki kuşatma kaldırılsın, insani yardım koridoru açılsın,
-
Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik savaş suçları son bulsun, sorumlular hesap versin.
Meydanda Oturma Eylemi: “Kuşatmayı Kaldır, Koridoru Aç”
Basın açıklamasının ardından kadınlar ve LGBTİ+’lar, Suruç Belediyesi önü meydanında süreli oturma eylemine geçti. Oturma eylemi sırasında,
“Rojava’da direnen kadınlara selam olsun”
“Kuşatmayı kaldır, koridoru aç”
sloganları atıldı.
Eylem, “Jin, jiyan, azadî” ve “Biji tekoşîna jinan” sloganları çerçevesinde, kadınlar barış için ısrarcı olduklarını bir kez daha vurguladı.
Oturma eyleminin ardından Suruç DBP il binasında kadınlarla buluşuldu ve Rojava’daki kadınlarla ve LGBTİ+'larla dayanışmanın yolları konuşuldu.