KESK Adana Kadın Meclisi, Kocaeli Dilovası’nda bir parfüm deposunda meydana gelen patlamada yaşamını yitiren kadın işçileri anmak ve iş cinayetlerine tepki göstermek için İnönü Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “Bu sömürü ve cinayet düzeninin hesabı yalnızca mahkemelerde değil, emeğin örgütlü mücadelesinde sorulur!” denilen açıklama, SES Adana Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Nazan Eroğlu tarafından okundu. Açıklamanın ardından Eğitim Sen MYK Üyesi ve Kadın Sekreteri Simge Yardım da söz alarak kadın işçi ölümlerine ve artan güvencesizliğe dikkat çekti.
“İş cinayetlerinin sorumlusu Saray düzenidir!”
Açıklamayı KESK Adana Kadın Meclisi adına okuyan SES Adana Şube Kadın Sekreteri Nazan Eroğlu, 8 Kasım’da Dilovası’nda yaşanan patlamada 6 kadın işçinin hayatını kaybettiğini, yaşamını yitirenlerden 3’ünün çocuk olduğunu hatırlattı. İşçilerin sigortasız, güvencesiz ve yevmiyeli çalıştırıldığını belirten Eroğlu, işletmenin yangın söndürme planı ve çalışma ruhsatı dahi bulunmadığını vurguladı.
Eroğlu, sorumluların yalnızca işletme sahibi ve yöneticiler değil, denetim yükümlülüğü bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SGK ve İlçe Belediyesi olduğunu ifade etti. Eroğlu şöyle konuştu:
“Bu bir kader değildir, fıtrat hiç değildir; bu bir iş cinayetidir! İşçilerin canı pahasına üretim sürdürülüyor, patronlar servetlerine servet katıyor.”
Çocuk işçiliği: “Kasım ayı itibarıyla 77 çocuk işçi yaşamını yitirdi”
KESK’li kadınlar, özellikle çocuk işçiliğinin yaygınlaştırıldığı MESEM programlarına dikkat çekti. Açıklamada, Ağrı’da 14 yaşındaki tarım işçisi Nursefa Samur’un biçerdöver altında hayatını kaybettiği hatırlatıldı.
İSİG Meclisi verilerine göre 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla 77 çocuk işçinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Eroğlu, hükümetin bütçe görüşmelerinde çocuk işçiliğiyle mücadele için ek kaynak ayırmamasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Kadınlar ucuz iş gücü olarak görülüyor”
Açıklamada Saray düzeninin kadın emeğini değersizleştiren politikalar izlediği savunuldu:
“Kadınlar ucuz işgücü olarak fabrikalara sürülsün, güvencesiz çalışsın, evde aileye, işte patrona biat etsin istiyorlar.”
Tokat’ta hakları için mücadele eden ve Birleşik Tekstil, Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası’nda örgütlenen Şık Makas işçilerinin grevine yönelik polis müdahalesi hatırlatılarak, işçi temsilcisi Buse Kara’ya ev hapsi verilmesinin kadınlara gözdağı olduğu belirtildi.
Simge Yardım: “Kadın işçilerin hayatı yok sayılıyor”
Eğitim Sen MYK Üyesi ve Kadın Sekreteri Simge Yardım ise kadınların iş cinayetlerinde en güvencesiz kesimi oluşturduğunu söyledi. Yardım, artan şiddet, yoksulluk ve işsizlik politikalarının kadın emeğini görünmez kıldığını belirterek dayanışma çağrısı yaptı.
“Yaşamak için örgütlenelim!”
KESK’li kadınlar açıklamayı şu sözlerle sonlandırdı:
“Bu düzen böyle gitmez!
Bu sömürü ve cinayet düzeninin hesabı yalnızca mahkemelerde değil, emeğin örgütlü mücadelesinde sorulur!
Dilovası’nda yaşamları yok sayılan kadın işçilerin hesabını soracağız. Bir kişi daha eksilmemek için dayanışmayı büyüteceğiz. Yaşamak için örgütlenelim!”