Emek

KESK’li KHK’liler, “Ağaç Kabuğu Yesinler” Zihniyetine Karşı Adalet Bakanlığı Önünde 24 Saat Nöbet Tutacak

KESK Adana’dan 10 yıllık KHK hukuksuzluğuna karşı çağrı: “İşlerimizi ve geleceğimizi geri istiyoruz”

Abone Ol

KESK Adana Şubeler Platformu, OHAL KHK’leriyle görevlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine iade edilmesi talebiyle İnönü Parkı’nda basın açıklaması yaptı. KESK’li KHK’lilerin Adana İl Eş Sözcüsü Güven Boğa, Adana’da 25, Türkiye genelinde ise yaklaşık 2 bin KESK üyesinin dosyasının hâlâ sonuçlandırılmadığını belirterek, “On yıldır bekletilen yalnızca dosyalar değil; insanların yaşamları, aileleri ve gelecekleridir” dedi. Açıklamada, 17-18 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek 24 saatlik Adalet Nöbeti’ne katılım çağrısı yapıldı.

KESK Adana Şubeler Platformu, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) görevlerinden ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekmek ve 17-18 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek Adalet Nöbeti’ne çağrı yapmak amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.

Adana İnönü Parkı’nda yapılan açıklamaya KESK’e bağlı sendikaların üyelerinin yanı sıra Adana Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Açıklama boyunca “KHK’ler gidecek, biz kalacağız”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek” ve “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı.

Basın açıklamasını yapan KESK’li KHK’lilerin Adana İl Eş Sözcüsü Güven Boğa, aradan on yıl geçmesine rağmen KHK’lerle yaratılan hukuksuzluğun sona ermediğini, ihraç edilen kamu emekçilerinin yargı süreçlerinin sürüncemede bırakıldığını söyledi.

“On yıldır adalet bekleyen insan hayatlarıdır”

KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin herhangi bir hukuki gerekçe gösterilmeden işlerinden ve mesleklerinden koparıldığını belirten Boğa, KHK uygulamalarının sistematik bir cezalandırma mekanizmasına dönüştürüldüğünü ifade etti.

Türkiye genelinde yaklaşık 2 bin KESK üyesinin yargı sürecinin hâlâ sonuçlandırılmadığını açıklayan Boğa, KESK Adana Şubeler Platformu’na bağlı sendikaların üyesiyken ihraç edilen 25 kamu emekçisinin de haklarında kesinleşmiş bir suçlama bulunmamasına rağmen görevlerine iade edilmediğini kaydetti.

Bu sayıların yalnızca birer istatistik olarak görülemeyeceğini vurgulayan Boğa, şöyle konuştu:

“Bahsettiğimiz her bir sayı, onurlu birer insandır. Her birinin yarım bırakılmış meslek yaşamları, ellerinden alınan emekleri, ertelenen hayalleri ve gasp edilen gelecekleri vardır. On yıldır adliye koridorlarında ve mahkeme salonlarında bekletilen yalnızca dosyalar ve kâğıt parçaları değildir. Adaletin sağlanmasını bekleyen insanlar, aileler ve çocuklardır.”

Boğa; öğretmenlerin öğrencilerine ve okullarına, sağlık emekçilerinin hastalarına, büro, belediye, tarım ve kültür emekçilerinin ise kamu hizmeti yürüttükleri işlerine dönmek istediğini dile getirdi.

“Sessizlik perdesini yırtmak için buradayız”

KHK’lerle yaratılan hukuksuzluğun yıllar içinde görünmez hâle getirilmeye çalışıldığını belirten Boğa, yaşananları yeniden Türkiye ve dünya kamuoyunun gündemine taşımakta kararlı olduklarını söyledi.

KESK’li KHK’lilerin ağır hak ihlalleri karşısında sessiz kalmayacağını ifade eden Boğa, “Barış istedik, hak dedik, adalet dedik; ihraç edildik. Adalet ve hukuk talebimizi her geçen gün daha da büyüteceğiz” diye konuştu.

Boğa, KESK’in çağrısıyla 17 Temmuz’da Ankara’da Adalet Bakanlığı önünde başlayacak ve 18 Temmuz’a kadar kesintisiz sürecek 24 saatlik Adalet Nöbeti’nde olacaklarını belirterek şunları söyledi:

“Gece gündüz demeden, sokakta, adalet kapısında; işlerimizi, gasp edilen haklarımızı ve çalınan geleceğimizi geri isteyeceğiz. Haklarımızı alana ve tüm arkadaşlarımız görevlerine onurlarıyla dönene kadar susmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz.”

“Barışı, emeği ve demokratik hakları savunduğumuz için ihraç edildik”

KHK’li kamu emekçilerinin neden hedef alındığını anlatan Boğa, ihraçların sendikal ve demokratik mücadeleden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Boğa, savaşa karşı barışı, herkes için parasız, bilimsel, laik, demokratik ve anadilinde eğitimi savundukları için hedef alındıklarını söyledi. Sendikal hak ve özgürlükleri, emeğin hakkını, liyakati ve sosyal adaleti talep ettiklerini belirten Boğa; doğanın talan edilmesine, ekolojik yıkıma ve kadın cinayetlerine karşı mücadele ettikleri için cezalandırılmak istendiklerini ifade etti.

İhraçlarla kamu emekçilerinin susturulmasının, sindirilmesinin ve örgütlü mücadeleden koparılmasının amaçlandığını kaydeden Boğa, “Tüm baskı, tehdit ve engellemelere rağmen ne düşüncelerimizden ne savunduğumuz insani değerlerden ne de sendikal mücadelemizden geri adım attık. Bugün de boyun eğmiyoruz, yarın da eğmeyeceğiz” dedi.

“Savunma hakkı ve masumiyet karinesi yok sayıldı”

OHAL döneminde on binlerce kamu emekçisinin gece yarısı Resmî Gazete’de yayımlanan listelerle işlerinden edildiğini hatırlatan Boğa, ihraç edilenlerin büyük bölümünün hakkında daha önce açılmış herhangi bir disiplin veya adli soruşturma bulunmadığını söyledi.

İnsanlara hangi somut suçlamayla karşı karşıya olduklarının açıklanmadığını belirten Boğa, savunma hakkı, masumiyet karinesi ve suçun şahsiliği ilkelerinin ihlal edildiğini dile getirdi.

Dosyaların bireysel olarak incelenmediğini söyleyen Boğa, istihbarat fişlemeleri ve asılsız ihbarlardan oluşturulan toplu listelerle kamu emekçilerinin hayatlarının karartıldığını ifade etti.

Özellikle büyük bölümü öğretmenlerden oluşan Eğitim Sen üyelerinin 29 Ekim’de yayımlanan bir KHK ile ihraç edilmesinin sürecin siyasal niteliğini gösterdiğini savunan Boğa, “Sınıflarında bilimi, aydınlığı, eşitliği ve barışı anlatan öğretmenlerin adları kamudan silinmek istendi. Ancak bu ülkenin eğitimine ve toplumsal geleceğine kattığımız emeği silemediler. İşlerimizi geçici olarak aldılar ama onurumuzu alamadılar” diye konuştu.

“KESK’ten 4 bin 259 kamu emekçisi ihraç edildi”

Boğa, TBMM’de açıklanan verilere göre KHK sürecinde 162 bin 239 kişinin kamu görevinden ihraç edildiğini, bunlardan 21 bin 368’inin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, 3 bininin ise idare mahkemelerinin kararlarıyla görevlerine dönebildiğini aktardı.

KESK’e bağlı sendikaların 4 bin 259 üyesinin ihraç edildiğini belirten Boğa, KESK’lilerin hedef alınmasının tesadüf olmadığını söyledi.

Boğa, “KESK her dönemde emeğin, demokrasinin ve barışın sesi oldu. İhraçlarla yapılmak istenen yalnızca bireyleri cezalandırmak değil, kamuda itiraz eden örgütlü sesi susturmaktı. Bizleri açlıkla, yoksullukla ve toplumsal yalnızlaştırmayla teslim alabileceklerini düşünenler, KESK’in mücadele ve dayanışma kültürü karşısında yanıldı” ifadelerini kullandı.

Barış Akademisyenleri için göreve iade çağrısı

KHK sürecinin en somut örneklerinden birinin Barış Akademisyenlerinin yaşadıkları olduğunu belirten Boğa, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlerin iktidar tarafından hedef gösterildiğini ve üniversitelerden ihraç edildiğini hatırlattı.

Anayasa Mahkemesinin bildiriyi ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmesine rağmen akademisyenlerin tamamının görevlerine dönemediğine dikkat çeken Boğa, “Barış istemek suç değildir. Barışı savunan bütün bilim insanları kürsülerine dönmelidir” dedi.

“On yılda sonuçlanmayan dava, yargılama değildir”

KHK dosyalarında birbirine zıt mahkeme kararları verildiğine dikkat çeken Boğa, aynı sendikal faaliyete veya demokratik eyleme katılan kişilerden birinin görevine iade edilirken diğerinin başvurusunun reddedilebildiğini söyledi.

Bu durumun hukuki güvenlik ve eşitlik ilkelerini ortadan kaldırdığını belirten Boğa, “On yıl boyunca sonuçlandırılmayan bir dava, yargılama değil işkencedir” ifadelerini kullandı.

İhraçların yalnızca kamu emekçilerini değil ailelerini ve çocuklarını da etkilediğini söyleyen Boğa, süreç boyunca ekonomik, sosyal ve psikolojik sonuçları ağır olan hak ihlalleri yaşandığını belirtti.

Siyasi iktidara, Adalet Bakanlığına ve TBMM’ye üç çağrı

KESK Adana Şubeler Platformu, 24 saatlik Adalet Nöbeti öncesinde siyasi iktidara, Adalet Bakanlığına ve TBMM’ye çağrıda bulundu.

Siyasi iktidardan yargı üzerindeki baskıya son vermesini isteyen Boğa, sendikal faaliyetlerin suçlama konusu yapılmasından vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin geçmişe dönük mali, sosyal ve özlük haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesini istedi.

Adalet Bakanlığına da seslenen Boğa, on yıldır süren davaların daha fazla bekletilmemesini, mahkemelerin Anayasa’ya ve evrensel hukuk ilkelerine uygun biçimde karar vermesini istedi.

TBMM’ye yapılan çağrıda ise KHK hukuksuzluğunu sona erdirecek yasal düzenlemelerin gecikmeden gündeme alınması talep edildi. Toplumsal barış ve demokrasiden söz edilebilmesi için ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı hak ihlallerinin çözülmesi gerektiği vurgulandı.

Balcan: “Toplumsal barışın adımlarından biri KESK’li ihraçların iadesidir”

Basın açıklamasında konuşan Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan da on yıldır sürdürülen uygulamaların ne vicdani ne de insani olduğunu söyledi.

Bazı konfederasyon ve sendikaların KHK ile ihraç edilen kendi üyelerine dahi kapılarını kapattığını belirten Balcan, sendikalara dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı.

Sendikaların gerçek kimliğinin baskı dönemlerinde ortaya çıktığını ifade eden Balcan, “KESK’li ihraçlar görevlerine dönene kadar mücadelemiz devam edecektir” dedi.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında KESK’li KHK’lilerin durumunun da ele alınması gerektiğini belirten Balcan, şunları kaydetti:

“Barışı savunan, savaşa karşı çıkan emekçiler hak ettikleri değeri görmelidir. Mahkemelerde devam eden süreçler hızlandırılmalı ve sonuçlandırılmalıdır. Toplumsal barış için atılacak adımların arasında KESK’li ihraçların görevlerine iade edilmesi de mutlaka yer almalıdır.”

17-18 Temmuz’da 24 saatlik Adalet Nöbeti

Açıklamanın sonunda emek ve demokrasi güçleri, siyasi partiler, barolar, meslek örgütleri, insan hakları savunucuları ve adaletten yana olan tüm yurttaşlar Ankara’daki Adalet Nöbeti’ne davet edildi.

KESK’in çağrısıyla gerçekleştirilecek nöbetin 17 Temmuz’da Adalet Bakanlığı önünde başlayacağı ve 18 Temmuz’a kadar 24 saat boyunca kesintisiz devam edeceği belirtildi.

Açıklama, “İhraççılar gidecek, biz kalacağız” ve “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın KESK” sloganlarıyla sona erdi.