Gündem

Laiklik Meclisi'nden Yusuf Tekin'e Tepki: "Tarihsel Gerçekler Çarpıtılamaz"

Abone Ol

Laiklik Meclisi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı'na ilişkin açıklamalarına sert tepki göstererek, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine ve laikliğe yönelik sistematik bir saldırı yürütüldüğünü savundu.

Yapılan yazılı açıklamada, Bakan Tekin'in "Kurtuluş Savaşı. Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı." sözlerinin basit bir kavram tartışması olmadığı belirtilerek, bunun Cumhuriyet'in kurucu değerlerini hedef alan bir yaklaşım olduğu ifade edildi.

Laiklik Meclisi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2023-2024 eğitim öğretim yılında sekizinci sınıf tarih ders kitaplarında "Kurtuluş Savaşı" ifadesi ile son Osmanlı Padişahı Vahdettin'in İngiliz gemisiyle ülkeden ayrıldığına ilişkin ifadeleri çıkardığını öne sürerek, bunun tarihsel gerçekleri değiştirmeye yönelik bir girişim olduğunu savundu.

"Kurtuluş Savaşı Anti-Emperyalist Bir Bağımsızlık Mücadelesidir"

Açıklamada, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminin kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiye aracılığıyla ekonomik ve siyasi bağımsızlığını büyük ölçüde kaybettiği ileri sürülerek, Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca askeri bir mücadele değil, aynı zamanda emperyalizme, saltanata ve hilafete karşı yürütülen tam bağımsızlık mücadelesi olduğu ifade edildi.

Laiklik Meclisi, Cumhuriyet'in kuruluşunun Osmanlı'nın devamı değil, halk egemenliğine dayalı laik bir devletin kuruluşunu temsil eden tarihsel bir kopuş olduğunu belirtti.

"Yeni Tarih Yazımıyla Gerçekler Değiştirilemez"

Açıklamada, Cumhuriyet'in devrimci niteliğini reddeden yeni tarih anlayışının Kurtuluş Savaşı'nın aydınlanmacı ve anti-emperyalist karakterini gölgelemeye çalıştığı savunuldu.

Siyasi iktidarın eğitim politikalarının da bu anlayış doğrultusunda şekillendirildiği ileri sürülen açıklamada, eğitim sisteminin siyasal İslamcı ve piyasacı bir anlayışla yeniden yapılandırıldığı iddia edildi.

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Eleştirisi"

Laiklik Meclisi, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adıyla uygulamaya konulan yeni müfredatın Cumhuriyet'in eğitim anlayışını hedef aldığını öne sürdü.

Açıklamada, öğretmen atamalarında mülakat uygulaması, MESEM sistemi, ÇEDES projesi ve tarikatlarla yapılan protokoller de eleştirilerek, eğitim kurumlarının dinselleştirildiği ve bilimsel eğitim anlayışından uzaklaştırıldığı savunuldu.

Yusuf Tekin'in görev süresinde okullarda temizlik, güvenlik ve bakım hizmetlerinin gerilediği, öğretmenlerin hak arama mücadelelerinin engellendiği ve liyakat yerine siyasi yakınlığın esas alındığı da iddialar arasında yer aldı.

"Laiklik Yurttaşlığın Güvencesidir"

Laiklik Meclisi, laikliğin yalnızca din ve devlet işlerinin ayrılması anlamına gelmediğini, aynı zamanda bilimsel düşüncenin, eleştirel aklın ve yurttaşlık haklarının temel güvencesi olduğunu vurguladı.

Eğitim alanındaki piyasacı ve gerici politikaların birlikte ilerlediğini öne süren açıklamada, bu politikaların güvencesiz çalışma koşullarını artırdığı ve eleştirel düşünceden uzak, itaatkâr nesiller yetiştirmeyi amaçladığı iddia edildi.

"Mücadeleyi Sürdüreceğiz"

Laiklik Meclisi, Cumhuriyet devrimlerinin, aydınlanmanın ve laik eğitim anlayışının kazanımlarını savunmaya devam edeceklerini belirterek, eğitim sisteminin gerici ve piyasacı politikalar doğrultusunda dönüştürülmesine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.

Açıklamada, "Tarihsel gerçekler; bakanlık genelgeleriyle, müfredat değişiklikleriyle ve yeni tarih yazımı çabalarıyla silinemez. Okulların bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaştırılmasına karşı laikliği, tam bağımsızlığı, evrensel bilimi ve Cumhuriyet'in devrimci mirasını savunmaya devam edeceğiz." denildi.