Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve bazı milli eğitim yöneticileri ile eğitim müfettişlerine yönelik mali hak düzenlemelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sendika, düzenlemenin eğitim emekçileri arasındaki ücret adaletsizliğini gidermediğini belirterek, tüm kamu emekçilerine yüzde 35 ek zam ve ek ödemelerin taban aylığa yansıtılması çağrısında bulundu. Eğitim Sen açıklamasında, il millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri ve belirli koşulları taşıyan şube müdürlerine ilave özel hizmet tazminatı, eğitim müfettişleri ile müfettiş yardımcılarına ise ek ders ücreti verilmesini öngören düzenlemenin, yalnızca belirli unvanları kapsadığına dikkat çekildi. Sendika, öğretmenler, akademisyenler, memurlar, teknisyenler ve hizmetliler dahil eğitim alanındaki tüm çalışanların ağır bir geçim krizi yaşadığını belirterek, ücret artışlarının enflasyon, kira, ulaşım ve temel tüketim harcamalarının gerisinde kaldığını ifade etti. Açıklamada, belirli unvanlara yönelik yapılan düzenlemelerin ücret adaletini sağlamadığı, aksine kamu emekçilerini unvanlara, hizmet yılına ve kadrolara göre ayrıştıran politikaları güçlendirdiği savunuldu. Aynı işi yapan çalışanlar arasında geçmiş görevler ve kadro durumuna göre farklı ödemeler yapılmasının "eşit işe eşit ücret" ilkesini zedelediği vurgulandı. Eğitim Sen, ek ödeme ve tazminatlara dayalı ücret sisteminin çalışanların emeklilik gelirlerini de olumsuz etkilediğini belirterek, tüm mali hakların taban aylığa yansıtıldığı güvenceli bir ücret sisteminin hayata geçirilmesini istedi. Eğitim Sen'in talepleri Sendika açıklamasında şu talepler sıralandı: 2026 yılı Temmuz ayından itibaren kamu emekçilerinin maaşlarına enflasyon farkından bağımsız olarak yüzde 35 ek zam yapılması, İlave seyyanen ödeme başta olmak üzere tüm ek ödeme ve tazminatların taban aylığa yansıtılması, Eğitim emekçilerinin ek ders ücretlerinin günün ekonomik koşullarına uygun şekilde artırılması, Unvan, kadro, hizmet yılı veya geçmiş görevlere bağlı ücret farklılıklarının kaldırılarak eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun grevli toplu pazarlık hakkını güvence altına alacak şekilde değiştirilmesi. Eğitim Sen, kamu emekçilerinin ücret ve çalışma koşullarının tek taraflı idari kararlarla değil, gerçek ve özgür toplu pazarlık mekanizmalarıyla belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamanın sonunda tüm eğitim ve bilim emekçileri, KESK'in "Yüzde 35 Ek Zam İstiyoruz" kampanyası etrafında birleşmeye çağrılarak, "Yoksullukta değil, haklarımızda ve mücadelemizde birleşeceğiz" mesajı verildi.