Siyaset

Maaşa Zam, Kiraya Daha Fazla Zam: “Maaş Artışı Daha Cebe Girmeden Eridi”

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, TÜİK’in açıkladığı haziran ayı enflasyon verilerinin ardından memur ve emeklilere yapılan maaş artışlarını eleştirerek, zam oranlarının vatandaşın alım gücünü korumaktan uzak olduğunu söyledi.

Abone Ol

TÜİK verilerine göre haziran ayında aylık enflasyon yüzde 0,99, altı aylık enflasyon ise yüzde 17,76 olarak gerçekleşti. Bu doğrultuda SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yüzde 17,76, memur ve memur emeklilerinin maaşlarına ise yüzde 13,52 oranında artış yapılacak. Temmuz ayında uygulanacak konut kira artış tavan oranının ise yaklaşık yüzde 32 seviyesinde olduğunu hatırlatan Bakırlıoğlu, maaş artışlarının yaşam maliyetlerindeki yükselişi karşılamadığını belirtti.

“Vatandaşın maaşına yüzde 13-17 arasında zam yapılıyor ancak kirasına yüzde 32 zam geliyor. Bu tablo tek başına bile yapılan maaş artışlarının yetersiz olduğunu ortaya koyuyor” diyen Bakırlıoğlu, özellikle büyükşehirlerde yaşayan kamu çalışanlarının ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti.

“Maaş Zammı Kira Artışını Bile Karşılamıyor”

Bakırlıoğlu, en düşük maaşı alan bir memurun temmuz ayında maaşında yaklaşık 8 bin 100 liralık artış olacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“30 bin lira kira ödeyen bir memurun kira sözleşmesi temmuz ayında yenileniyorsa, yüzde 32’lik artışla kirası yaklaşık 9 bin 600 lira artacak. Yani maaşına gelen zam, sadece kira artışını bile karşılamıyor. Bunun üzerine gıda fiyatları, ulaşım giderleri, elektrik, doğal gaz ve diğer temel harcamalardaki artışları eklediğinizde milyonlarca memurun alım gücünün daha da düştüğü açıkça görülüyor.”

Mevcut ücret politikalarının çalışanları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdığını savunan Bakırlıoğlu, kamu personel sisteminde kapsamlı bir reforma ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

“En Düşük Emekli Maaşı Açlık Sınırının Çok Altında”

TBMM’ye sunulan torba yasa teklifinde en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Bakırlıoğlu, söz konusu artışın emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunları çözmekten uzak olduğunu belirtti.

“Açlık sınırı bugün 35 bin lirayı aşmış durumda. Buna rağmen emekliye reva görülen maaş 23 bin 552 lira. Artış sadece 3 bin 552 lira. Bu rakamlarla emeklilerin insanca yaşam sürmesi mümkün değil” ifadelerini kullanan Bakırlıoğlu, en düşük emekli maaşının her yıl yasal düzenlemelerle artırılmak zorunda kalınmasının sosyal güvenlik sistemindeki yapısal sorunları ortaya koyduğunu dile getirdi.

“Emekliler Refahta Değil, Yoksullukta Eşitleniyor”

En düşük emekli aylığı ile açlık sınırı arasındaki farkın giderek büyüdüğünü vurgulayan Bakırlıoğlu, bu durumun emekliler arasında maaş adaletsizliğini derinleştirdiğini söyledi.

Yasal düzenlemeler nedeniyle en düşük emekli maaşı alanların sayısının milyonları bulduğunu ifade eden Bakırlıoğlu, “Bu anlayış devam ederse önümüzdeki yıllarda bütün emekli maaşları en düşük emekli maaşına yaklaşacak. Yıllarca yüksek prim ödeyenle asgari düzeyde prim ödeyen arasındaki fark ortadan kalkacak. İktidar, emeklileri refahta değil, yoksullukta eşitliyor. Bu yaklaşım sosyal güvenlik sisteminin hem adaletini hem de sürdürülebilirliğini zedeliyor” dedi.