İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, köprü ve otoyol ücretlerindeki son artışları gündeme taşıdı. Dalgın, kamu-özel iş birliği projelerinin vatandaş üzerinde ağır bir mali yük oluşturduğunu belirterek, mevcut sistemi “Deli Dumrul düzeni” olarak nitelendirdi. “Karayolları’nı da Denetleyecek Misiniz?” Konuşmasına hükümetin fahiş fiyat uygulamalarına yönelik denetim politikalarına atıfta bulunarak başlayan Dalgın, şu soruları yöneltti: “Fahiş zam yaptığı iddia edilen esnafı zabıtayla kovalıyorsunuz. Karayolları Genel Müdürlüğü'nü de kovalayacak mısınız? Fahiş fiyat uyguladığı iddia edilen şirketlere kayyum atıyorsunuz. Karayolları'na da kayyum atayacak mısınız? Haksız Fiyat Bildirim Hattı'nı arayıp kendinizi ihbar edecek misiniz?” “Enflasyon Yüzde 215, Köprü Zamları Yüzde 650” Son zamlarla birlikte Osman Gazi Köprüsü ve 1915 Çanakkale Köprüsü geçiş ücretlerinin 995 liradan 1.170 liraya yükseldiğini hatırlatan Dalgın, enflasyon ile geçiş ücretleri arasındaki farkın dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi. “Son üç yılda Türkiye'de toplam enflasyon yaklaşık yüzde 215. Aynı dönemde köprü ve otoyol ücretlerindeki artış yüzde 650'ye ulaştı. Normal fiyatlar üç kat artarken köprü ücretleri yedi buçuk kat arttı. Bu Deli Dumrul düzeni değil de nedir?” “Vatandaş Hem Gişede Hem Vergisiyle Ödüyor” Geçiş ücretlerinin yalnızca görünen maliyet olduğunu belirten Dalgın, garanti ödemeleri nedeniyle vatandaşın ikinci kez ödeme yaptığını savundu. “Osman Gazi Köprüsü'nden geçen bir sürücü 1.170 lira öderken, Hazine aynı araç için yaklaşık 1.530 lira daha ödüyor. Geçmeyen araç için ise yaklaşık 2.700 lira garanti ödemesi yapılıyor. Yazı da gelse, tura da gelse ödeme vatandaşın cebinden çıkıyor.” “338 Liralık Yol Nerede, 2.500 Liralık Yol Nerede?” Kamu tarafından işletilen yollar ile kamu-özel iş birliği modeliyle yapılan projeler arasındaki ücret farkına dikkat çeken Dalgın, İstanbul-Ankara ve İstanbul-İzmir otoyollarını örnek gösterdi. “Yaklaşık aynı uzunluktaki İstanbul-Ankara Otoyolu 338 lira. İstanbul-İzmir Otoyolu ise yaklaşık 2.500 lira. Benzer uzunluktaki iki yol arasında yedi kata yaklaşan fiyat farkı var. Üstelik vatandaşın alternatifi de yok. Bu yollar doğal tekel niteliğinde.” “5 Kuruş Çıkmayacak Denildi, 5 Milyar Dolar Ödendi” Kamu-özel iş birliği projelerine ilişkin garanti ödemelerini de eleştiren Dalgın, geçmişte verilen sözlerle bugünkü tablo arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu ifade etti. “Vatandaşa ‘cebinizden 5 kuruş çıkmayacak’ denilmişti. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca Osman Gazi Köprüsü için Hazine'den yaklaşık 5 milyar dolar garanti ödemesi yapıldı. Üstelik 2026 yılında kamu-özel iş birliği projelerine ayrılan kaynak, altı bakanlığın toplam bütçesini aşmış durumda.” “Hizmet Siyaseti Ticarete Dönüştürüldü” Konuşmasının sonunda, Turgut Özal'ın Fatih Sultan Mehmet Köprüsü açılışındaki “Hizmet ve Zafer” sözlerini hatırlatan Dalgın, ulaşım hizmetlerinin kamusal niteliğini yitirdiğini savundu. “Rahmetli Turgut Özal ‘Hizmet ve Zafer’ demişti. Bugün ise hizmet ticarete, vatandaş müşteriye dönüştürüldü. Ulaşım, vatandaşın sırtına yüklenen yeni bir vergi kalemi haline getirilemez.”