Şırnak’ta biri SES, üçü Eğitim Sen üyesi dört kamu emekçisinin cenaze, taziye ve barış talebi gerekçe gösterilerek soruşturma ve görevden uzaklaştırma süreçleriyle karşı karşıya bırakılmasına tepki gösterildi. Yapılan açıklamada, demokratik ve sendikal faaliyetlerin kriminalize edildiği belirtilerek süreçlerin derhâl sonlandırılması istendi.
Açıklamayı yapan Nevroz Uysal Aslan, Şırnak’ta kamu emekçilerine yönelik başlatılan soruşturma ve görevden uzaklaştırma uygulamalarının yalnızca dört emekçiyi hedef almadığını, aynı zamanda taziye hakkı, yas tutma hakkı, barış talebi ve sendikal örgütlenmenin baskı altına alınmaya çalışıldığını ifade etti.
“Demokratik faaliyetler soruşturma konusu yapılıyor”
Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin kamu emekçilerine “Rojava yürüyüşüne katıldınız mı?”, “Taziyeye katıldınız mı?” ve “Kimse sizi bu tür eylemlere katılmaya zorladı mı?” şeklinde sorular yönelttiği aktarıldı. Bu yaklaşımın eğitim alanındaki temel sorunların geri plana itildiğini gösterdiği vurgulandı.
Çocukların güvenliği, öğretmen açığı, istismar iddiaları ve okul ortamındaki yapısal sorunlar yerine kamu emekçilerinin demokratik faaliyetlerinin takip edilmesinin tercih edildiği belirtilen açıklamada, bunun kamu yönetimi anlayışı açısından kaygı verici olduğu ifade edildi.
“Sözde katliamlar” ifadesine tepki
Şırnak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi yazısında Rojava’da yaşanan katliamlar için “sözde katliamlar” ifadesinin kullanılmasına da tepki gösterildi.
Açıklamada, Filistin halkıyla dayanışmanın soruşturma konusu yapılmadığı ancak Rojava halklarına yönelik saldırılara karşı ses çıkarmanın disiplin soruşturmasına dönüştürüldüğü belirtilerek, “Acılar arasında ayrım yapan, halkların yasını siyasal ölçülerle değerlendiren ikircikli bir yönetim anlayışı ortaya çıkmaktadır” denildi.
“Çocukların sesi olan emekçiler hedef alınıyor”
Soruşturulan kamu emekçilerinin, çocuk istismarı ve taciz iddialarına karşı mücadele eden isimler olduğuna dikkat çekilen açıklamada, özellikle Burak Ercan dosyasında çocukların sesi duyulsun diye mücadele yürüttükleri belirtildi.
Eğitim ve sağlık emekçilerinin okullardaki ihmaller ve cezasızlık politikalarına karşı söz kurdukları için hedef hâline getirildiği ifade edildi.
“Eğitim kurumları siyasal yönlendirme aracı olmamalı”
Açıklamada ayrıca, kamu emekçilerinin barışçıl ve sendikal faaliyetleri nedeniyle soruşturulurken, Milli Eğitim teşkilatının öğrencileri, öğretmenleri ve idarecileri iktidar etkinliklerine yönlendirdiğine ilişkin örneklerin kamuoyuna yansıdığı belirtildi.
Bu durumun eğitim kurumlarının tarafsızlığına, çocukların üstün yararı ilkesine ve kamu hizmetinin eşitlik anlayışına aykırı olduğu kaydedildi.
Talepler sıralandı
Basın açıklamasında şu talepler dile getirildi:
- Şırnak’ta kamu emekçileri hakkında yürütülen soruşturma ve görevden uzaklaştırma süreçleri derhâl sonlandırılmalı.
- Çocukların, öğretmenlerin ve kamu emekçilerinin siyasal mobilizasyon aracı hâline getirilmesine son verilmeli.
- Barış talebinin kriminalize edilmesi, taziye hakkının soruşturma konusu yapılması ve sendikal faaliyetlerin cezalandırılması uygulamalarından vazgeçilmeli.
- Çocukların korunması için özgür, eşit, demokratik ve güvenli bir eğitim ortamı sağlanmalı.