Gündem

Öğrenci affı gündeminde “barınma ve maddiyat” gerçeği

Abone Ol

ODTÜ’lü öğrenci: “Affı kazandım ama geri dönemedim”

Türkiye’de yeniden gündeme gelen öğrenci affı tartışmaları sürerken, eğitimine dönme hakkı kazanan bazı öğrenciler ekonomik ve sosyal nedenlerle bu imkândan yararlanamadıklarını söylüyor. Bu durum, af düzenlemelerinin yalnızca “kâğıt üzerindeki bir hak” olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

“Affı kazandım ama Ankara’ya gidemedim”

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi olduğunu belirten B.C., 2022 öğrenci affından yararlanmasına rağmen eğitimine dönemediğini ifade etti.

B.C., yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:

“ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiydim. 2022 affından faydalandım ama barınma sorunu ve maddiyat nedeniyle Ankara’ya gidemedim. Şu an 29 yaşındayım, lise mezunuyum.”

Öğrenci, affın sağladığı yeniden kayıt hakkını kullanamamasının temel nedeninin ekonomik koşullar ve barınma krizi olduğunu vurguluyor.

“Hak var ama imkân yok” tartışması

Son dönemde yeniden gündeme gelen öğrenci affı düzenlemeleri, üniversite ile ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim hakkı tanınmasını hedefliyor. Ancak sahadaki örnekler, bu hakkın her zaman fiilen kullanılabildiğini göstermiyor.

Uzmanlara göre:

  • Barınma maliyetlerindeki artış
  • Büyükşehirlerde yaşam giderlerinin yükselmesi
  • Aile desteğinin yetersizliği
  • Şehir dışına taşınma zorunluluğu

öğrencilerin yeniden üniversiteye dönüşünü ciddi biçimde zorlaştırıyor.

“İkinci şans” için yalnızca af yeterli mi?

Eğitim politikaları üzerine çalışanlara göre öğrenci affı, yalnızca kayıt hakkı olarak değil; sosyal destek mekanizmalarıyla birlikte ele alınması gereken bir süreç.

Öne çıkan başlıklar:

  • Yurt ve barınma desteği
  • Burs imkânlarının artırılması
  • Şehir dışı öğrenciler için yaşam desteği
  • Yaş ve akademik süre esnekliği

Tartışma büyüyor

TBMM’de görüşülmesi beklenen yeni öğrenci affı düzenlemesinin, binlerce öğrenciye yeniden üniversiteye dönüş imkânı sağlaması bekleniyor. Ancak B.C. örneği, düzenlemelerin yalnızca hukuki boyutuyla değil, sosyal ve ekonomik gerçekliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Sonuç

Öğrenci affı, yalnızca bir “geri dönüş hakkı” değil; aynı zamanda ekonomik eşitsizliklerin belirlediği bir erişim meselesi haline gelmiş durumda. Eğitim hakkını kazanmasına rağmen kullanamayan öğrenciler, sistemin en görünmeyen mağdur grupları arasında yer alıyor.