Gündem

Orman yangınları kendi hava olaylarını yaratıyor: Mücadelede yeni riskler

Orman yangınları kendi hava olaylarını yaratıyor: Hortumdan yıldırıma, etkisi kilometrelerce uzağa uzanıyor.

Abone Ol

Bilim insanlarına göre şiddetli orman yangınları yalnızca sıcaklık, rüzgar ve kuraklıktan etkilenmiyor; aynı zamanda kendi hava koşullarını da oluşturabiliyor. Ateş hortumları, fırtına bulutları ve yangın kaynaklı yıldırımlar meydana gelirken, dumanın yüzlerce hatta binlerce kilometre taşınması yağış ve yıldırım düzenlerini de değiştirebiliyor.

Orman yangınları denildiğinde genellikle akla sıcak, kuru ve rüzgarlı hava koşulları geliyor. Ancak yangın belirli bir şiddete ulaştığında süreç tersine dönebiliyor. Yangın, yalnızca hava koşullarına tepki veren bir olay olmaktan çıkarak çevresindeki atmosferi değiştiren ve kendi hava sistemlerini oluşturan güçlü bir etkiye dönüşebiliyor.

Texas Arlington Üniversitesi Yer ve Çevre Bilimleri Bölümü'nden Yunyao Li'nin değerlendirmesine göre, büyük orman yangınlarının atmosfer üzerindeki etkisi dört temel başlıkta ortaya çıkıyor: güçlü yükselici hava akımları ve ateş hortumları, ateş bulutları ve gök gürültülü fırtınalar, yangın kaynaklı yıldırımlar ve dumanın rüzgar yönünde hava koşullarını değiştirmesi.

Ateş hortumları oluşabiliyor

Orman yangınları çok büyük miktarda ısı açığa çıkarıyor. Alevlerin üzerindeki hava hızla ısınarak çevresindeki havadan daha hafif hale geliyor ve hızla yükseliyor.

Bu hareket, güçlü yukarı yönlü hava akımları oluşturuyor. Yangının şiddeti arttığında yükselen hava dönmeye başlayabiliyor. Böylece ateş hortumu ya da ateş kasırgası olarak bilinen tehlikeli bir olay ortaya çıkabiliyor.

Görünüş ve oluşum mekanizması açısından kasırgaları andıran bu oluşumlar genellikle daha küçük ölçekte gerçekleşiyor. Ancak ısıdan beslendikleri için doğrudan yangın alanıyla bağlantılı oluyor ve alevlerin yayılmasını son derece tehlikeli hale getirebiliyor.

Yangın, kendi fırtına bulutunu oluşturabiliyor

Yangının atmosfere taşıdığı sıcak gaz ve duman yalnızca yanma ürünlerinden oluşmuyor. Yanan bitki örtüsünden ve çevredeki atmosferden açığa çıkan su buharı da yükselen hava akımıyla birlikte yukarı taşınıyor.

Yükseğe çıkan su buharı soğuyarak yoğunlaşıyor ve yangının üzerinde bir bulut oluşturuyor. Bilim insanları bu oluşumlara pirokümülüs, yani ateş bulutları adını veriyor.

Yoğunlaşma sırasında açığa çıkan ek ısı, yükselen havanın daha da güçlenmesine neden oluyor. Yangın yeterince büyük ve atmosfer yeterince kararsız olduğunda bulut üst troposfere kadar yükselebiliyor.

Bu aşamada ortaya çıkan pirokümülonimbus, başka bir ifadeyle yangının kendisinin tetiklediği bir gök gürültülü fırtına bulutu olarak tanımlanıyor.

Yıldırım yeni yangınlar başlatabiliyor

Yangının oluşturduğu bulut daha da yükseldiğinde, sıcaklıkların donma noktasının altına düştüğü bölgelerde su damlacıkları donmaya başlıyor. Buz kristalleri, aşırı soğumuş su damlacıkları ve dolu parçacıkları bulut içinde hareket ediyor.

Bu parçacıkların birbirleriyle çarpışması elektrik yüklerinin ayrışmasına yol açıyor. Yeterli elektrik yükü biriktiğinde ise yıldırım oluşabiliyor.

Ortaya çıkan yıldırımların bazıları, ilk yangın alanının kilometrelerce ötesinde yeni yangınların başlamasına neden olabiliyor. Böylece yangın yalnızca mevcut alevlerin ilerlemesiyle değil, oluşturduğu hava olayları üzerinden de yeni bölgelere yayılabiliyor.

Temmuz 2026'nın sonlarında Fransa'nın güneybatısında Saumos yakınlarında meydana gelen büyük yangın sırasında da benzer bir süreç yaşandı. Yangının oluşturduğu pirokümülonimbus bulutundan kaynaklanan yıldırımlar, ilk yangın alanının dışında yeni yangınların başlamasına neden oldu.

Duman, uzak bölgelerdeki yağış ve yıldırımı etkileyebiliyor

Orman yangınlarının etkisi yangının bulunduğu bölgeyle sınırlı kalmıyor. Duman, atmosferik koşullara bağlı olarak yüzlerce hatta binlerce kilometre taşınabiliyor.

Dumanın içerdiği çok sayıdaki küçük parçacık, atmosferde su buharının yoğunlaşarak bulut damlacıkları oluşturması için çekirdek görevi görüyor. Böylece dumanın ulaştığı bölgelerde bulutların oluşum biçimi değişebiliyor.

Aynı miktardaki suyun daha fazla sayıda ve daha küçük damlacıklara bölünmesi, bu damlacıkların yağmur damlalarına dönüşmesini geciktirebiliyor. Bunun sonucunda yağışın zamanı veya yeri değişebiliyor.

Bu durum, büyük orman yangınlarının yaşandığı dönemlerde yağış tahminlerinin neden daha karmaşık hale gelebildiğini de açıklıyor.

Duman, yıldırımın niteliğini de değiştirebiliyor

Araştırmalar, orman yangını dumanının etkilediği gök gürültülü fırtınalarda yıldırım düzenlerinin de değişebildiğini gösteriyor.

Normal koşullarda buluttan yere düşen yıldırımların büyük çoğunluğu negatif yüklüyken, dumanın etkilediği bazı fırtınalarda pozitif yüklü yıldırımların oranının olağanüstü seviyelere çıkabildiği belirtiliyor.

Bazı çalışmalarda bu yıldırımların buluttan yere düşen yıldırımların yüzde 40'ından fazlasını oluşturduğu, en uç durumlarda ise yüzde 90'ın üzerine çıkabildiği bildiriliyor.

Pozitif yıldırımlar daha yüksek enerji taşıyabildiği için yeni yangınların başlaması açısından da önemli bir risk oluşturuyor. Aynı zamanda insanlar, binalar ve enerji altyapısı açısından daha ciddi tehlikeler yaratabiliyor.

Yangınlarla mücadelede hava olaylarını da hesaba katmak gerekiyor

Bilimsel bulgular, büyük orman yangınlarının yalnızca alevlerin kontrol altına alınması gereken bir afet olmadığını gösteriyor. Yangın büyüdükçe atmosferle karşılıklı etkileşimi de güçleniyor.

Ateş hortumları, pirokümülüs ve pirokümülonimbus bulutları, yangın kaynaklı yıldırımlar ve uzak bölgelere taşınan duman; yangının etkilerini ilk alevlerin bulunduğu alanın çok ötesine taşıyabiliyor.

İklim değişikliğiyle birlikte büyük ve şiddetli orman yangınlarının daha sık görülmesi, yangın yönetiminde yalnızca alevlerin hareketinin değil, yangının oluşturabileceği hava olaylarının da dikkate alınmasını gerektiriyor.

Bilim insanlarına göre gelecekte yangınlarla mücadelede hava kalitesi, sağlık ve hava tahminlerinin yanı sıra yangının atmosfer üzerinde yaratabileceği değişiklikleri öngörmek de giderek daha önemli hale gelecek.