Emek

SES, SHUDER ve Meslek Örgütlerinden Tepki: “Bir Psikolog Ölümden Döndü”

Abone Ol

SES Adana Şube, SHUDER ve Meslek Örgütlerinden Sert Tepki: “Bir Psikolog Ölümden Döndü, Sorumlusu Çalışma Hakkını Yok Sayan Anlayıştır”

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Adana Şube Başkanı Beritan Günel ile Şükran Güzel Ses adına yapılan açıklamada, Hakkâri’de görev yapan bir psikoloğa yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırının sosyal hizmet alanındaki çalışma koşullarını ve çalışan güvenliğini yeniden tartışmaya açtığı belirtildi. Açıklamada, “Bir sosyal hizmet emekçisi; bir psikolog ölümden döndü. Bunun sorumlusu antidemokratik yönetim anlayışında ısrar edenler, çalışma ve yaşam hakkımızı yok sayanlardır” denildi.

İki gün önce Hakkâri Gazi Mahallesi’nde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binasında görev yapan bir psikoloğun bıçaklı saldırıya uğradığı hatırlatılan açıklamada, olayın yalnızca münferit bir şiddet vakası olmadığı vurgulandı. Meslek örgütleri, sahada uzun süredir çalışan güvenliği, kurumsal kapasite eksikliği ve sosyal hizmet politikalarındaki yapısal sorunlara dikkat çektiklerini belirtti.

Açıklamada, sosyal hizmet alanında önleyici çalışmaların, risklerin erken tespitinin ve koruyucu hizmetlerin öneminin bilincinde olunduğu ifade edilirken, bu çalışmaların sahadaki gerçek koşullar dikkate alınmadan yürütülmesinin ciddi sorunlar yarattığı kaydedildi. Özellikle son dönemde uygulamaya konulan “Sosyal Risk Haritası” çalışmasının; çalışanların, meslek örgütlerinin, sendikaların, akademisyenlerin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri yeterince alınmadan hayata geçirildiği belirtildi.

Meslek örgütleri, risk haritalaması uygulamalarının sosyal hizmetin temel ilkelerinden uzaklaştırıldığını savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sosyal risk haritalaması çalışmaları yalnızca veri toplama ve risk sınıflandırması ekseninde ele alınamaz. Sosyal hizmetin temelinde insan onuru, müracaatçının yüksek yararı, güven ilişkisi ve ‘çevresi içinde birey’ yaklaşımı vardır.”

Açıklamada, sahada yürütülen uygulamaların sosyal hizmet uzmanlarını “veri toplayıcı” pozisyonuna indirgediği belirtilerek, bunun mesleki özerklik ve profesyonel değerlendirme açısından ciddi sorunlar yarattığı ifade edildi. Özellikle riskli hanelerde gerçekleştirilen ziyaretlerde yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, çalışanların fiziksel ve psikososyal açıdan korunmasız bırakıldığı kaydedildi.

Teknik altyapı eksikliklerine de dikkat çekilen açıklamada, çalışanların veri girişlerini kendi kişisel telefonları üzerinden yapmak zorunda bırakıldığı ifade edildi. Bunun yalnızca çalışan güvenliği açısından değil, kişisel verilerin korunması, müracaatçı mahremiyeti ve kurumsal sorumluluk açısından da büyük risk taşıdığı vurgulandı.

Meslek örgütleri, yıllardır sürdürülen hane temelli saha çalışmalarına rağmen elde edilen verilerin sosyal politikalara ne ölçüde dönüştüğüne ilişkin şeffaf ve bilimsel değerlendirmelerin kamuoyu ile paylaşılmadığını belirtti. Risk tespitinin tek başına yeterli olmadığı ifade edilen açıklamada, koruyucu-önleyici ve güçlendirici sosyal hizmet mekanizmalarının kurulmasının zorunlu olduğu dile getirildi.

Açıklamada ayrıca, çalışanların sahada karşılaştıkları sorunları dile getirmelerinin baskı unsuru haline getirildiği belirtilerek, eleştirilerin sistemin güçlendirilmesi için dikkate alınması gerektiği ifade edildi. Sosyal hizmet müdahalesinin merkezinde yer alan insani temasın, yoğun veri giriş baskısı nedeniyle zayıflatıldığı ve bunun hizmet sunumunun niteliğini olumsuz etkilediği kaydedildi.

Meslek örgütleri, yaşanan saldırının ardından çalışma koşulları ve çalışan güvenliği konusunda kapsamlı adımlar atılması çağrısında bulundu. Açıklamada şu talepler sıralandı:

  • Çalışan güvenliğini önceleyen tedbirlerin alınması,
  • İşçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarının güçlendirilmesi,
  • Yeterli personel ve teknik altyapının sağlanması,
  • Etik, hukuki ve mesleki ilkelerin titizlikle gözetilmesi,
  • Çalışanların görüş ve önerilerinin karar süreçlerine dahil edilmesi,
  • Sosyal hizmet alanındaki yapısal eksikliklerin giderilmesi,
  • Sosyal Risk Haritası çalışmalarının meslek örgütleri ve akademinin katılımıyla yeniden değerlendirilmesi,
  • Risk tespiti kadar koruyucu ve güçlendirici müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi,
  • Sahada görev yapan personelin fiziksel, psikososyal ve mesleki güvenliğini esas alan standartların oluşturulması.

Açıklamanın sonunda talepler karşılanıncaya kadar “hayati risk yaratan Sosyal Risk Haritası Oluşturma Projesi”nin durdurulması çağrısı yapıldı.

Ortak açıklamaya imza atan kurumlar arasında Türk Psikologlar Derneği (TPD), Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER), Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği (TODAP) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yer aldı.