Sakık, raporun sorunun adını dahi doğru koymaktan uzak olduğunu belirterek, kullanılan dilin çözüm dili olmadığını, üslubun yüzleşme cesareti taşımadığını ve yöntemin demokratik bir iradeyi yansıtmadığını ifade etti.
Bir asrı aşan Kürt meselesinin hâlâ “terör” parantezine sıkıştırıldığını vurgulayan Sakık, meseleyi birkaç teknik düzenlemeyle geçiştirme anlayışının topluma umut veremeyeceğini kaydetti.
Milyonların onurlu ve kalıcı bir çözüm beklediğini belirten Sakık, günü kurtarmaya dönük yaklaşımlarla ve zamana oynayan metinlerle bu ağır yükün taşınamayacağını ifade etti. Meselenin bir partinin değil, bütün ülkenin meselesi olduğunun altını çizen Sakık, sorumluluğun da ortak olduğunu vurguladı.
Sakık, iktidarıyla muhalefetiyle Meclis’te temsil edilen tüm partilere cesaret çağrısında bulunarak, sürece açık, şeffaf ve samimi biçimde katılım çağrısı yaptı.
“Bu ülkenin ihtiyacı hakikati teslim eden, eşit yurttaşlığı esas alan ve demokratik çözümü esaslı bir iradeyle savunan ortak bir duruştur. Cesaret gösterilmezse tarih affetmez” ifadelerini kullandı.