ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Müslüman Kardeşler’in farklı ülkelerdeki kollarına yönelik terör tanımlamasının, örgütün şiddet ve istikrarsızlık faaliyetlerine karşı atılan ilk adım olduğunu söyledi.
Amerika Birleşik Devletleri, Mısır, Ürdün ve Lübnan’daki Müslüman Kardeşler yapılanmalarını resmen “terör örgütü” olarak tanımladı. Kararın, Amerikalı muhafazakâr çevrelerin uzun süredir dile getirdiği talepler doğrultusunda alındığı belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Salı günü (13 Ocak 2026) yaptığı açıklamada, söz konusu tanımlamanın Müslüman Kardeşler’in kolları tarafından yürütülen şiddet ve istikrarsızlık faaliyetlerine karşı mücadelede bir başlangıç olduğunu ifade etti.
Rubio, “Bu tanımlama, Müslüman Kardeşler’in kolları tarafından nerede olursa olsun gerçekleştirilen şiddet ve istikrarsızlığa karşı koymaya yönelik devam eden çabaların ilk adımlarını yansıtıyor” dedi.
ABD’nin, Müslüman Kardeşler’in çeşitli yapılanmalarına terör faaliyetleri için kaynak sağlanmasını engellemek amacıyla elindeki tüm araçları kullanacağını vurgulayan Rubio, “Amerika Birleşik Devletleri, bu örgütün terörizm uygulamak ya da desteklemek için gerekli kaynaklara erişimini önlemek konusunda kararlıdır” ifadelerini kullandı.
Trump yönetimi soruşturma başlatmıştı
Geçtiğimiz Kasım ayında ABD Başkanı Donald Trump, 1928 yılında Mısır’da kurulan ve zamanla Arap dünyasının birçok ülkesine yayılan Müslüman Kardeşler hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatmıştı.
Trump yönetimi, Mısır ve Ürdün’deki Müslüman Kardeşler kollarını, ABD’nin uzun süredir terör örgütü olarak tanımladığı Filistinli Hamas hareketine verdikleri destek gerekçesiyle terör örgütleri listesine aldı.
Mısır’daki süreç: Morsi’den Sisi’ye
Müslüman Kardeşler, Muhammed Morsi’nin cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Mısır’da demokratik yollarla iktidara gelmişti. Ancak Morsi, 2013 yılında dönemin Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el-Sisi liderliğinde gerçekleştirilen askeri darbeyle görevden alındı.
Sisi’nin cumhurbaşkanı olmasının ardından Müslüman Kardeşler’e yönelik ülkede geniş çaplı bir baskı ve tasfiye süreci başlatıldı.